Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.Và sự thích thú khi xem chính là bạn biết nó khó khăn đến thế nào.
Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.Και μέρος αυτής της απόλαυσης, είναι η γνώση του πόσο δύσκολο είναι.
Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.А часть удовольствия заключается в сложности танца.
Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.И част от удоволствието е, че знаете колко е трудно.
Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.Й частина цієї радості, ви знаєте - складність.
Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.וחלק מההנאה היא העובדה שאתם יודעים כמה זה קשה.
Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.وجزء من هذه المتعة هو معرفتنا لمدى صعوبة الامر
Bu keyifin bir kısmı bu işin zorluğunu bilmektir.これが信じられないほど痛いことも考慮しているかもしれません
Bunlar iyidir. Senin eserindir. Keyif al.אם הם טובים - אתם יצרתם אותם, תהנו מהם.
Bunlar iyidir. Senin eserindir. Keyif al.إن كانت حسنة. انها من صنعك. فاستمتع بها.
Bunlar iyidir. Senin eserindir. Keyif al.좋은 것이라도 여러분이 만든 것입니다. 그것을 즐기세요.
Bunlar iyidir. Senin eserindir. Keyif al.Если они хороши - наслаждайся делом своих рук.
Bunlar iyidir. Senin eserindir. Keyif al.悪い事も自分の創造物、そこから学びなさい
Bunların hepsi çok keyifliydi, derin bir haz veriyordu.Casi todos los han tenido. Son muy placenteros y dan casi una sensación de euforia.
Bunların hepsi çok keyifliydi, derin bir haz veriyordu.Quasi tutti coloro che ci sono stati, sono molto piacevoli e quasi tutti ti danno un senso di euforia.
Bunların hepsi çok keyifliydi, derin bir haz veriyordu.Почти всички са били толкова приятни, че почти ти дават чувството за еуфория.
Bunların hepsi çok keyifliydi, derin bir haz veriyordu.ハッハッハッ...
Bunların hepsi şehirdeki yeni yaşam tarzına ilişkin, bu keyif kültürüne ilişkin.И всичко това всъщност е за този нов градски свят, тази култура на удоволствията.
Bunların hepsi şehirdeki yeni yaşam tarzına ilişkin, bu keyif kültürüne ilişkin.בסופו של דבר הציור מספר לנו על עולם עירוני חדש, על תרבות של הנאה.
Bunun sebeplerinden biri böyle bir şirkette işe gitmenin daha keyifli olması.Sebagian besar hal ini terjadi karena ini membuat datang ke kantor menjadi lebih menyenangkan
Bunun sebeplerinden biri böyle bir şirkette işe gitmenin daha keyifli olması.Отчасти това се дължи на факта, че прави ходенето на работа по-приятно.
Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.السعادة التي أحس بها في رحلتي كل مرة إلى هنا.
Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.神話が無くなってもまだ不思議なことはあるのです
Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.매순간 갖게되는 즐거움이라는 것입니다.
Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.la alegría que tengo al hacerlo cada vez.
Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.la gioia di venire qui ogni volta.
Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.la joie que j'ai à venir ici à chaque fois.
Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.-- radost, kterou mám pokaždé, když kráčím sem nahoru.
Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.ההנאה שלי מהמסע הנה בכל פעם שאני מגיע.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Até na minha viagem até cá acima, a alegria que sinto sempre que viajo até cá acima.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Bahkan dalam perjalanan kemari -- kenikmatan yang saya dapatkan dalam perjalanan ini setiap kali.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Chiar și în timpul călătoriei mea aici... bucuria pe care o am în timpul călătoriei mele aici de fiecare dată.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Miközben ide utaztam -- az öröm, amit minden egyes ideutazás közben érzek.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Nawet podróż tutaj - radość z podróży towarzyszy mi za każdym razem.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Ngay cả chuyến đi của tôi tới đấy -- niềm vui mà tôi có mỗi khi đi đến đây.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Selbst auf meiner Reise hierher -- eine Freude, dich ich jedes Mal habe, wenn ich hierher reise.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Zelfs op mijn reis naar hier ervaar ik telkens weer opnieuw dezelfde vreugde.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Ακόμα και στο ταξίδι μου εδώ -- η χαρά που έχω για το ταξίδι μου εδώ κάθε φορά.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Даже во время моей поездки сюда — радость наполняет меня каждый раз, когда я еду сюда.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Дори и при пътуването до тук -- радостта, която изпитвам на път до тук всеки един път.
Buradaki maceram bile-- Buradaki her maceramda yaşadığım o keyif.Навіть підчас моєї подорожі сюди -- я радію кожній подорожі сюди.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Come può sembrare da questi numeri ero stato introdotto in un mondo d'elite, affascinante e stimolante.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Comme ces chiffres le suggèrent, je faisais mon entrée dans un monde d'élite fascinant et exhaltant.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Como esses números sugerem, fui aceite numa elite e num mundo fascinante e estimulante.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Con số đó chỉ ra, Tôi được kết nạp vào hàng ngũ ưu tú, môi trường làm việc ở đây quả là tuyệt vời và vui vẻ.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Jak čísla naznačují, byl jsem uveden mezi elitu do fascinujícího a vzrušujícího světa.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Jak same liczby sugerują, zostałem wprowadzony do elitarnego, fascynującego i ekscytującego świata.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.숫자를 보고 짐작하시겠지만, 저도 엘리트들의 매혹적이고 짜릿한 세계에 합류하게 된 거이죠.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Și, după cum sugerează aceste numere, am fost introdus într-o lume elitistă și fascinantă.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Wie diese Zahlen nahelegen, wurde ich in eine elitäre, faszinierende und anregende Welt eingeführt.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Y como los números sugieren, me instalaron en un fascinante y estimulante mundo de élite.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.Zoals die cijfers suggereren, werd ik ingewijd in een elite, en fascinerende en opwindende wereld.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.И, как свидетельствуют эти цифры, я был принят в элитарный и завораживающий и кружащий голову мир.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.И както тези числа подсказват, аз бях въведен в елита, в един завладяващ и вълнуващ свят.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.І як усі ці люди впевнені, мене прийняли до елітарного, чарівного та запаморочливого світу.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.וכפי שהמספרים הללו מייצגים, התקבלתי לקבוצת עילית ולעולם מרתק ומלהיב.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.وكما أشارت الأرقام السابقة، فقد ولجتُ عالم النخبة عالمٌ بهيجٌ ومدهش.
Bu sayılar gösteriyor ki, elit, büyüleyici ve keyifli bir dünyaya girmiştim.エリートの集まりです 刺激的で魅惑的な集団に仲間入りしたのです 当時も今も 外交官という職業は
Büyük ihtimalle, eğer ölümün ne olduğunu bilseydin hayattan daha çok keyif alırdın.Ed è molto probabile che, se ti rendi conto di cosa significa in realtà la morte, ti godrai di più la vita.
Büyük ihtimalle, eğer ölümün ne olduğunu bilseydin hayattan daha çok keyif alırdın.Y es bastante probable que, si te das cuenta de lo que significa la muerte, disfrutarás más de la vida.