Biraz neşe, biraz keyif vardı.Có một chút thú vị, một chút hân hoan.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Der var lidt sjovt, lidt glæde.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Es machte ein bisschen Spaß und Freude.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Exista un pic de amuzament, un pic de bucurie.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Havia um pouco de diversão e um pouco de alegria.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Hubo un poco de diversión, un poco de alegría.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.J'étais aussi un peu amusé et un peu heureux.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.조금의 재미, 조금의 짜릿함은 있었어요.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Trocha pre zábavu, trocha pre radosť.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Υπήρχε και κάτι το διασκεδαστικό και ευχάριστο.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Було трохи весело, трохи радісно.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Имаше нещо забавно, малко радост.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Тут уж было не до радости, и не до веселья.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.היה קצת כיף, היתה טיפת שמחה.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.كان هناك بعض المتعة والبهجة.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.旅を満喫する余裕はありません
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Ada begitu banyak hal dan kebahagiaan yang saya dapat dari bermain alat musik.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Annyi boldogságot és dolgot kaphatok játszva egy hangszeren és előadva.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.C'è così tanta gioia, tante cose, che ricevo dal suonare uno strumento e da un'esibizione.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Có rất nhiều niềm vui và nhiều thứ tôi có được nhờ chơi nhạc và biểu diễn.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.E atâta bucurie şi lucruri pe care le obţin din cântatul la un instrument şi interpretare.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Es entsteht soviel Freude und andere Dinge, aus dem Spielen eines Instruments und dem Vorspielen.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Hay mucha alegría y cosas que puedo obtener al tocar un instrumento.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Ik zou zoveel vreugde en dingen kunnen halen als ik een instrument zou spelen en zou optreden.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Jest tyle radości i rzeczy, które mógłbym czerpać z grania na instrumencie i występowania.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.악기를 연주하고 공연을 하면서 얻을 수 있는 것들과 즐거움이 굉장히 많거든요
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.V hraní a vystupování se skrývá tolik radosti a věcí.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.В цьому так багато радості, і речей що я можу одержати граючи та виступаючи.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Има толкова много радост и неща, които мога да получа от свиренето на инструмент и изпълнението.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.Я получаю очень много наслаждения и других приятных вещей от игры на инструменте и выступления.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.יש כה הרבה אושר ודברים שאני יכול לקבל מנגינה בכלי ומהופעה.
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.يوجد الكثير من المتعة والاشياء التي يمكن ان احصل عليها من العزف على الة موسيقية والاداء
Bir enstrüman çalmak ve müzik icra etmekten alabileceğim çok fazla şey ve keyif var.パフォーマンスすることで得られる喜びはとても大きく 麻痺の一部を取り除きさえしてくれた
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum. Ama daha da ilginci Başkalarından öğrenmeye başlamıştım.En primer lugar disfruté escribir, pero lo más interesante fue que empecé a aprender de la gente.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum. Ama daha da ilginci Başkalarından öğrenmeye başlamıştım.Първо, харесваше ми да пиша, но по-забавното беше, че започнах да се уча от другите хора.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.D'abord, j'ai apprécié de l'écrire.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.De duas maneiras: Antes de mais, agradou-me escrevê-lo.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Először is, szerettem írni.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Först och främst; jag gillade att skriva.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Innanzi tutto mi sono divertito a scriverlo.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.În primul rând mi-a plăcut să scriu.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.첫째로 쓰는 일 자체가 즐거웠습니다.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Kot prvo sem užival v pisanju.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Nautin kirjoittamisesta.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Pertama-tama, saya suka menulis.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Po pierwsze, czerpałem przyjemność z pisania.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Po prvé, bavilo ma písať.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Ten eerste genoot ik van het schrijven.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Trước hết là tôi thích viết lách
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Vor allem genoß ich das Schreiben.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Za prvé mě bavilo psaní.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Πρώτον, ευχαριστήθηκα τη συγγραφή.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.Прежде всего, мне понравилось писать.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.ראשית נהניתי לכתוב.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.أولاً استمتعت بالكتابة.
Birincisi yazmaktan çok keyif alıyordum.でも、もっと面白かったのは
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Avremmo potuto divertirci lì.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Chúng ta sẽ cùng trải nghiệm cuộc sống của sinh viên.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Kita bisa menikmati kehidupan kampus bersama.
Birlikte Üniversite hayatı keyifli olurdu.Konden we samen van het universiteitsleven genieten.