Ana içeriğe geç
Sözlük

keyif ile cümle

keyif kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.물론 저는 상상이 가능합니다. 아마 엄청 좋아할 겁니다. 경찰관은 어디에든 있잖아요.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Natürlich kann ich. Und sie genießen es ungemein. Ich sehe sie überall herumstehen - gerade, überall.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Natuurlijk kan ik dat. En ze zouden er enorm van genieten. Ik zie ze overal staan​.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Samozrejme, ja si to predstaviť viem. A náramne by si to užívali, vidím ich, ako všade postávajú.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Yo claro que sí. Y lo disfrutarían muchísimo. Los veo caminado por ahí ahora, en todos lados.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Φυσικά και μπορώ. Και το απόλαυσαν πάρα πολύ; Τους βλέπω να στέκονται γύρω αυτή τη στιγμή, παντού.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.И те ще се забавляват с това извънредно много. Сега ги виждам да стоят наоколо, навсякъде.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.Я могу. И это безумно им понравится. Я могу увидеть их где угодно сейчас, везде.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.אני בטוח יכול. והם יהנו מזה. אני רואה אותם עומדים בחוץ ממש עכשיו, בכל מקום.
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.نعم انا استطيع .. وسوف يستمتعون بذلك جداً انا اتخيلهم الان .. في كل مكان
Ben düşünebiliyorum, ve eminim ki çok keyif alırlardı bundan. her tarafta onları görebiliyorum.今ではあちこちで見かけるようになりました コンドームを持っていて
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.다른 이들의 기분을 상하게 하고 싶진 않았지만 동시에 주제를 현실로 돌려 놓아야 겠다고 느꼈죠
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.Не исках да развалям купона, но в същото време усещах, че някак трябва да върна беседата към реалността.
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.Я не хотела выделяться, но в то же время я чувствовала, что мне нужно вернуть беседу к реальности.
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.ולא רציתי לקלקל את המסיבה אבל באותו הזמן הרגשתי שהייתי חייבת להחזיר את הקהל למציאות.
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.ولم أريد أن أكون في ختام المؤتمر ، ولكن في نفس الوقت شعرت أني اضطررت الى إعادة نوع من الخطاب للواقع.
Ben keyiflerini kaçırmak istemiyordum ama konuyu gerçeklere geri getirme ihtiyacı duydum.現実に引き戻す必要性を感じました 本当は さまざまな種類の高級品があり
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Am fost unul dintre puţinii norocoşi care l-au cunoscut cu adevărat şi care s-a bucurat de prezenţa lui.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.A néhány szerencsés ember egyike vagyok, akik igazán ismerhették őt, s élvezhették jelenlétét.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Fui um dos poucos afortunados que o puderam conhecer verdadeiramente e apreciar a sua presença.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Ich war einer der wenigen Glücklichen, die ihn wirklich kennen gelernt haben und seine Anwesenheit genossen.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Ik was een van de gelukkigen die hem goed hebben gekend en van zijn aanwezigheid konden genieten.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Jag var en av ett lyckligt fåtal som verkligen fick lära känna honom och njuta av hans närvaro.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Jestem jednym ze szczęściarzy, którym udało się go poznać i cieszyć się jego towarzystwem.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.J'étais l'un des quelques privilégiés qui ont vraiment appris à le connaître et à apprécier sa présence.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.저는 몇 안되는 행운아 중의 한 사람이었습니다. 그와 알고 지냈고, 그가 있어서 즐거웠기 때문입니다.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Saya adalah sedikit orang yang beruntung yang benar-benar dapat mengenalnya dan menikmati kehadirannya.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Sono stato uno dei pochi fortunati che sono davvero riusciti a conoscerlo e approfittare della sua presenza.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Ήμουν ένας εκ των λίγων τυχερών που τον γνώρισαν πραγματικά και απόλαυσαν την παρουσία του.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Я був одним з тих небагатьох щасливчиків, які досить близько знали його і захоплювались ним
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.Я был одним из немногих счастливчиков, которые действительно узнали его и наслаждались его компанией.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.אני הייתי מהמעטים ברי המזל שבאמת זכו להכיר אותו ונהנו מנוכחותו.
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.لقد كنت من القلة المحظوظة التي تعرفت عليه واستمتعت بحضوره
Ben onu yakından tanıma şansına sahip olan ve varlığından keyif almış az sayıda insandan biriyim.彼という存在を満喫できた 数少ない人間の一人です 私の知るリチャード・ファインマンについてお話しします
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Aku tahu kau akan menikmati tinggal di rumah kami.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Eu sei que você vão gostar de ficar em nossa casa.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Ich weiß, Sie wirst Genießen Sie Ihren Aufenthalt in unserem Hause.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Ik weet dat je gaan genieten van een verblijf in ons huis.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Io ti conosco stanno per godere di soggiornare nella nostra casa.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Jeg kender dig kommer til at nyde opholdet i vores hjem.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Je te connais allez profiter de rester dans notre maison.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Poznam te bodo uživali bivanje v našem domu.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Te cunosc vor să se bucure de şedere în casa noastră.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Tiedän aiomme nauttia oleskelustaan ​​kotimme.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Tôi biết bạn sẽ để thưởng thức ở trong nhà của chúng tôi.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Tudom, hogy fognak élvezni tartózkodó otthonunkban.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Viem, že ste budú užívať pobyt v našom domove.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Wiem, że będą korzystać z pobytu w naszym domu.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Yo te conozco vamos a disfrutar de su estancia en nuestra casa.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Σας ξέρω Πρόκειται να απολαύσετε τη διαμονή στο σπίτι μας.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Аз ви познавам Насладете се на престоя в дома ни.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Я знаю, ви будемо насолоджуватися перебуванням у нашому домі.
Ben seni tanıyorum bizim evde kalan keyif alacaksınız.Я знаю, вы будем наслаждаться пребыванием в нашем доме.
Biraz neşe, biraz keyif vardı. 26 yaşındaydım.Er was wel wat vreugde; ik was 26.
Biraz neşe, biraz keyif vardı. 26 yaşındaydım.Volt benne egy kis vidámság, egy kis öröm, 26 éves voltam.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Ada sedikit kegembiraan, kesenangan.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Bilo je malce zabave, malce veselja.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Było przy tym troszeczkę zabawy i radości.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.Bylo to trochu z legrace, trochu pro radost.
Biraz neşe, biraz keyif vardı.C'era un po' di divertimento, un po' di gioia.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod