keyfi ile cümle

keyfi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Evet, şey, buraya sadece bir nevi iki saatlik bir sıranın keyfini çıkarmak için geldim.Pois. Bem, eu só cá tinha vindo para desfrutar da fila de espera de 2 horas.
Evet, şey, buraya sadece bir nevi iki saatlik bir sıranın keyfini çıkarmak için geldim.Si. Bueno, yo solo vengo aquí para disfrutar la línea de dos horas
Evet, şey, buraya sadece bir nevi iki saatlik bir sıranın keyfini çıkarmak için geldim.Vâng. A.
Gerçekten saatli bir bomba. Yarın ne olacak hiç bilmiyorum. Her günün keyfini çıkarmaya çalışıyorum.Sai una vera bomba tempo, e ho mai saputo cosa è il domani e ora mi godo ogni giorno.
Gerçekten saatli bir bomba. Yarın ne olacak hiç bilmiyorum. Her günün keyfini çıkarmaya çalışıyorum.- Ya sabes una verdadera bomba de reloj y no se qué es el mañana, y disfruto el ahora cada día.
Halen Terörizmin adı olarak El Kaide her haberde keyfi olarak kullanılıyorMen eftersom "terrorisme" og "Al-Qaeda" vilkårligt præger -
Halen Terörizmin adı olarak El Kaide her haberde keyfi olarak kullanılıyorومع ذلك ، كلمة الإرهاب وتنظيم القاعدة
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.À không, không sao đâu. Cậu cứ ăn đi nhé.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar. Bu yemek kutusunu. Bunu kız arkadaşın mı hazırladı?Тогава, аз ли съм единствената който знае за това?
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar. Bu yemek kutusunu..לא. זה בסדר. תהנה
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.Nee. Het is oké . Eet smakelijk.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.Nein.Es ist schon ok.Genieße es.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.Nej. Det är okej. Njut.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.Non, c'est bon . Bon appétit .
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.No. Non fa niente. Buon Appetito.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.Nu. E in regula.Savurati.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.Tidak. Tidak apa-apa. Nikmatilah.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.Όχι. Δεν πειράζει. Απόλαυσε το.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.Нет. Все в порядке. Приятного аппетита.
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.لا انا بخير . استمتع
Hayır,sorun değil.Keyfini çıkar.お弁当ですね?
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.Anda semua terbuka terhadap pengalaman baru dan lagi, Anda punya selera yang bagus.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.I er alle meget åbne for nye erfaringer, og derudover ser det ud som den også smagte jer godt.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.여러분은 개방성 지표가 높은 분들이며 무엇보다도 빨간 약이 더 맛있어 보이니까요. 모두 미식가들이시군요.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.Mind nagyon nyitottak vagytok, és különben is, egész finomnak tűnik, és mind ínyencek vagytok.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.Olette kaikki avoimia kokemuksille, ja näyttää siltä, että nautitte siitä, ja olette kaikki epikurolaisia.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.Siete tutti molto aperti all' esperienza, e sembra che abbia anche un buon sapore. Siete epicurei.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.Вы все открыты к новому, и, к тому же, вид аппетитный, а вы все любители чувственных наслаждений.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.אתם כולכם נמצאים גבוה ב"פתיחות עבור התנסויות חדשות", ובכלל זה נראה כאילו יש לזה טעם טוב, וכולכם כאן אניני טעם.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.كلكم ميالون للعقل المتفتح لتجربوا , وبجانب ذلك , يبدو أن الموضوع جيد التذوق , وكلكم ذواقين .
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.それに美食家ですね 赤おいしそう ともあれ 赤を飲みましょう
Her günün keyfini çıkarmaya çalışıyorum.Никога не зная какво ще се случи утре и се радвам на момента, всеки ден.
Her günün keyfini çıkarmaya çalışıyorum.こう思ってます。死んだら
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?A vyskytuje sa všade - prečo sa obťažovať?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?En het komt overal voor -- weet je, niet interessant.
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Está en todos lados, saben, ¿por qué molestarse?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?어디에나 있고요. 그러니 왜 연구하겠어요?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?la trovate dappertutto. Perché prendersi la briga di studiarla?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Mindenhol előfordul -- úgyhogy miért foglalkoznánk vele?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Niitä löytyy kaikkialta -- eli miksi vaivautua?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Nó xuất hiện khắp nơi -- vậy tại sao tôi lại quan tâm?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Og den er overalt -- I ved, hvorfor gøre sig den umage?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?On les voit partout -- pourquoi s'en soucier ?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Si o gasesti peste tot - asa ca de ce sa ne deranjam?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Und es gibt sie überall -- wissen Sie, worum sich also damit abgeben?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Βρίσκεται παντού -- γιατί να ασχοληθούμε;
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Среща се навсякъде - защо да си прави труда човек?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?והיא מופיעה בכל מקום.
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?ونراه في كل مكان -- فلماذا نوليه أي اهتمام؟
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?しかしこんな態度ではなにかすごいことを見逃すことになります
İki kat daha uzun süre yaşamın keyfini çıkarabileceğim,Deux fois plus longtemps pour aimer cette femme qui est la mienne
İki kat daha uzun süre yaşamın keyfini çıkarabileceğim,Doppelt so lange, um mein Leben zu leben
İki kat daha uzun süre yaşamın keyfini çıkarabileceğim,Στο διπλάσιο να ζω τη ζωούλα μου αυτή
İki kat daha uzun süre yaşamın keyfini çıkarabileceğim,כפול זמן לחיות
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.두 사람이 앉아서 함께 먹고 마시매 여자의 아비가 그 사람에게 이르되 청하노니 이 밤을 여기서 유숙하여 그대의 마음을 즐겁게하라
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.וישבו ויאכלו שניהם יחדו וישתו ויאמר אבי הנערה אל האיש הואל נא ולין ויטב לבך׃
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.فجلسا وأكلا كلاهما معا وشربا. وقال ابو الفتاة للرجل ارتض وبتّ وليطب قلبك.
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.於 是 二 人 坐 下 一 同 喫 喝 . 女 子 的 父 親 對 那 人 說 、 請 你 再 住 一 夜 暢 快 你 的 心
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.於是 二 人 坐 下 一同 喫喝 . 女子 的 父親對 那 人 說 、 請 你 再 住 一 夜 暢 快 你 的 心
İnsanlar arkadaşlarının kendileriyle paylaştığı haberlerin keyfini çıkarmakla meşgul olacak.Saranno troppo occupate a godersi le notizie che i loro amici hanno condiviso con loro.

İlgili Sayfalar