Ana içeriğe geç
Sözlük

keyfi ile cümle

keyfi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.Siete tutti molto aperti all' esperienza, e sembra che abbia anche un buon sapore. Siete epicurei.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.Вы все открыты к новому, и, к тому же, вид аппетитный, а вы все любители чувственных наслаждений.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.אתם כולכם נמצאים גבוה ב"פתיחות עבור התנסויות חדשות", ובכלל זה נראה כאילו יש לזה טעם טוב, וכולכם כאן אניני טעם.
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.كلكم ميالون للعقل المتفتح لتجربوا , وبجانب ذلك , يبدو أن الموضوع جيد التذوق , وكلكم ذواقين .
Hepiniz gayet açık görüşlüsünüz, hatta ötesinde, göründüğü kadarıyla bunun keyfini de çıkarıyorsunuz.それに美食家ですね 赤おいしそう ともあれ 赤を飲みましょう
Her günün keyfini çıkarmaya çalışıyorum.Никога не зная какво ще се случи утре и се радвам на момента, всеки ден.
Her günün keyfini çıkarmaya çalışıyorum.こう思ってます。死んだら
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?A vyskytuje sa všade - prečo sa obťažovať?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?En het komt overal voor -- weet je, niet interessant.
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Está en todos lados, saben, ¿por qué molestarse?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?어디에나 있고요. 그러니 왜 연구하겠어요?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?la trovate dappertutto. Perché prendersi la briga di studiarla?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Mindenhol előfordul -- úgyhogy miért foglalkoznánk vele?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Niitä löytyy kaikkialta -- eli miksi vaivautua?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Nó xuất hiện khắp nơi -- vậy tại sao tôi lại quan tâm?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Og den er overalt -- I ved, hvorfor gøre sig den umage?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?On les voit partout -- pourquoi s'en soucier ?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Si o gasesti peste tot - asa ca de ce sa ne deranjam?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Und es gibt sie überall -- wissen Sie, worum sich also damit abgeben?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Βρίσκεται παντού -- γιατί να ασχοληθούμε;
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?Среща се навсякъде - защо да си прави труда човек?
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?והיא מופיעה בכל מקום.
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?ونراه في كل مكان -- فلماذا نوليه أي اهتمام؟
Her yerde bulunan bir tür için keyfini bozmaya ne gerek var?しかしこんな態度ではなにかすごいことを見逃すことになります
İki kat daha uzun süre yaşamın keyfini çıkarabileceğim,Deux fois plus longtemps pour aimer cette femme qui est la mienne
İki kat daha uzun süre yaşamın keyfini çıkarabileceğim,Doppelt so lange, um mein Leben zu leben
İki kat daha uzun süre yaşamın keyfini çıkarabileceğim,Στο διπλάσιο να ζω τη ζωούλα μου αυτή
İki kat daha uzun süre yaşamın keyfini çıkarabileceğim,כפול זמן לחיות
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.두 사람이 앉아서 함께 먹고 마시매 여자의 아비가 그 사람에게 이르되 청하노니 이 밤을 여기서 유숙하여 그대의 마음을 즐겁게하라
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.וישבו ויאכלו שניהם יחדו וישתו ויאמר אבי הנערה אל האיש הואל נא ולין ויטב לבך׃
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.فجلسا وأكلا كلاهما معا وشربا. وقال ابو الفتاة للرجل ارتض وبتّ وليطب قلبك.
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.於 是 二 人 坐 下 一 同 喫 喝 . 女 子 的 父 親 對 那 人 說 、 請 你 再 住 一 夜 暢 快 你 的 心
İkisi oturup birlikte yiyip içtiler. Kayınbaba, ‹‹Lütfen bu gece de kal, keyfine bak›› dedi.於是 二 人 坐 下 一同 喫喝 . 女子 的 父親對 那 人 說 、 請 你 再 住 一 夜 暢 快 你 的 心
İnsanlar arkadaşlarının kendileriyle paylaştığı haberlerin keyfini çıkarmakla meşgul olacak.Saranno troppo occupate a godersi le notizie che i loro amici hanno condiviso con loro.
İnsanlar arkadaşlarının kendileriyle paylaştığı haberlerin keyfini çıkarmakla meşgul olacak.Van a estar demasiado ocupados disfrutando de las historias que sus amigos han compartido con ellos.
İspanya'nın güneyine gelen herhangi bir gezgin... çok çeşitli ve şaşırtıcı fırsatlarının keyfini çıkartabilir.Cualquier viajero que llegue al sur de España puede disfrutar de una oferta múltiple y sorprendente.
June'a bakmadığın zamanların keyfini çıkar.Baw się dobrze z Czerwcem,
June'a bakmadığın zamanların keyfini çıkar.Du kannst dich entspannen, du musst dich ja nicht um June kümmern.
June'a bakmadığın zamanların keyfini çıkar.Měj se hezky, co budeš mít June z ruky.
June'a bakmadığın zamanların keyfini çıkar.Se non ti occupi di June, ti rilasserai.
June'a bakmadığın zamanların keyfini çıkar.Si no cuidas de June, te relajarás.
June'a bakmadığın zamanların keyfini çıkar.Ta det lugnt de här dagarna, nu när du slipper June.
June'a bakmadığın zamanların keyfini çıkar.Θα ηρεμήσεις τώρα που δε θα φροντίζεις τη Γιούνε.
Kafayı verip düşündüğünüzde, bugün keyfini sürdüğümüz modern yaşama standardındaki tüm zenginlik생각해 보시면, 지금의 생활 수준을 위해 우리가 향유하고 있는 모든 부는
Kafayı verip düşündüğünüzde, bugün keyfini sürdüğümüz modern yaşama standardındaki tüm zenginlikכאשר אתם באמת חושבים על זה, כל העושר שממנו אנחנו נהנים היום עבור רמת חיים מודרנית
Kafayı verip düşündüğünüzde, bugün keyfini sürdüğümüz modern yaşama standardındaki tüm zenginlikعندما نفكر بجد بهذا الأمر، كل تلك الثروات التي نتمتع بها اليوم بمستوى عال من الرفاهية
Kafayı verip düşündüğünüzde, bugün keyfini sürdüğümüz modern yaşama standardındaki tüm zenginlik金石、土壌、太陽光線、植物、そして水の上に成り立っています。
Kareler, keyfi olarak hizalanmamışI jest powód, żeby tak zrobić. Kiedy pierwszy raz patrzymy na to płótno, nie mogłoby być bardziej płaskie.
Kareler, keyfi olarak hizalanmamışNo es algo arbitrario, pensó mucho tiempo sobre ello. Hay una razón para ello.
Kareler, keyfi olarak hizalanmamışPřesně. Čili vnitřní čtverec trošku naklonil. To není náhoda, důkladně to promyslel.
Kareler, keyfi olarak hizalanmamışتماما،حتى أنه أمال ذاك المربع الداخلي قليلا.ذاك ليس عملا عشوائيا فقد امضى الكثير من الوقت في التفكير حول ذلك.
Kesinlikle. Partinin keyfini çıkarıyor musunuz, efendim? Bilirsin beta, ben seni kıskanırım.- Totalmente. - ?Está disfrutando la fiesta, senor? ?Sabes, hijo?
Keyfini çıkarın.Enjoy.
Keyfini çıkarın.Genießen.
Keyfini çıkarın.Geniet van.
Keyfini çıkarın.Godere.
Keyfi bir aralık seçelim.이 함수에 대해서 구간을 어떻게 잡냐면요
Keyfi bir aralık seçelim.כפי שאתה בוחר x כי יש - נניח שהוא פועל עבור פונקציה זו
Keyfi bir aralık seçelim.انك اخترت x --لنفترض انها صالحة لهذا الاقتران
Keyfi kaçan İsrail Kralı öfkeyle Samiriye'deki sarayına döndü.Aber der König Israels zog hin voll Unmuts und zornig in sein Haus und kam gen Samaria.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod