Ana içeriğe geç
Sözlük

keyfi ile cümle

keyfi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Disse betingede motivationselementer -- hvis man gør dette, får man det -- virker i nogle situationer.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Estes fatores de motivação condicionais: "se fizerem isto, obtêm aquilo", funcionam em algumas circunstâncias.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.이런 동기부여자들은, 이 것을 하면 저것을 받을 수 있다는 식으로 환경을 조성합니다.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Motivator bersyarat ini, kalau anda lakukan ini, anda akan dapat itu, efektif pada kondisi tertentu.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Nämä riippuvaiset motivaation lähteet, jos teet näin, niin saat tuon, toimivat joissain olosuhteissa.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Questi incentivi condizionati, - se tu fai questo ottieni quest'altro - funzionano in alcune circostanze.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Te standardowe bodźce, "jak zrobisz to, otrzymasz tamto", działają w pewnych warunkach.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Tieto podmienené motivačné stimuly, ak spravíte toto, tak dostanete tamto, v určitých podmienkach fungujú.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Tyto podmíněné motivační stimuly, pokud uděláte toto, dostanete tamto, v určitých podmínkách fungují.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Αυτά τα εξαρτημένα κίνητρα -- αν κάνεις αυτό, τότε θα πάρεις αυτό -- λειτουργούν σε κάποιες περιπτώσεις.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Такі умовні мотиватори, якщо зробити А, отримаєш Б, працюють в певних умовах.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Тези вероятни мотиватори - ако направиш това, получаваш онова, действат при известни обстоятелства.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.Условные стимулы, "если сделаешь вот так, то получишь вот это", работают при определённых условиях.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.התמריצים האפשריים האלה - אם תעשה ככה, תקבל את זה -- עובדים בחלק מהמקרים.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.تلك المحفزت الطارئة، إن فعلت كذا فستحصل على كذا، تعمل في بعض الظروف.
Bu keyfi motive ediciler, eğer bunu yapar isen şunu alırsın tarzı şeyler, bazı durumlarda işe yarıyor.「これをしたら これが貰える」というやり方は 状況によっては機能します しかし多くの作業ではうまくいかず
Bu membran, protein içinde birleşir. Ben keyfi olarak değişik renklerde.Men vad gör vi om vi vill ha proteiner som hamnar i membran eller utanför cellen?
Bu membran, protein içinde birleşir. Ben keyfi olarak değişik renklerde.Překreslím to, protože si myslím, že to bude užitečné.
Bunun görevim olduğunu düşündüm. Ama yine de keyfim kaçtı.C'était mon devoir, mais le plaisir n'y est plus.
Bunun görevim olduğunu düşündüm. Ama yine de keyfim kaçtı.Lo consideraba mi deber, ya que como placer ya no podía ser.
Bunun için sızlanmak istiyorsan, keyfin bilir.Sírj csak, ha akarsz.
Bunun için sızlanmak istiyorsan, keyfin bilir.Αν θες να κλάψεις γι αυτό, κάντο.
Bunun için sızlanmak istiyorsan, keyfin bilir.اذا اردت البكاء على هذا ففعلي
Burada, bu karanlık anfide oturacağına çıkıp dışarıda yürüyerek güneşin keyfini çıkardığınızı varsayalım?במקום לשבת כאן, באולם האפלולי הזה, מה אם הייתם קמים, יוצאים החוצה ורוחצים באור השמש?
Burada, bu karanlık anfide oturacağına çıkıp dışarıda yürüyerek güneşin keyfini çıkardığınızı varsayalım?بدلا من الجلوس هنا في هذا المدرج المعتم ماذا لو فكرتم بالوقوف، و الذهاب خارجا و استمتعتم بضوء الشمس؟
Bu yüzden bilgisayarların vardığı kararlar keyfi değil gerçek fiziksel nedenlere dayanan kararlar olacaktır.De aceea deciziile, în loc să fie arbitrare, se vor baza pe nevoile reale fizice.
Bu yüzden bilgisayarların vardığı kararlar keyfi değil gerçek fiziksel nedenlere dayanan kararlar olacaktır.Por lo tanto sus decisiones, en vez de ser arbitrarias, se basarán en necesidades físicas reales.
Cinsiyet ve yaşa göre ayrıldıktan sonra, kardeşlerinden keyfi bir şekilde ayrı bırakılıyordu.나이와 성에 따라 격리하며 제멋대로 형제나 자매를 떼어 놓습니다.
Cinsiyet ve yaşa göre ayrıldıktan sonra, kardeşlerinden keyfi bir şekilde ayrı bırakılıyordu.Mereka dipisahkan menurut usia dan jenis kelaminnya dan diambil secara paksa dari saudara kandung mereka.
Cinsiyet ve yaşa göre ayrıldıktan sonra, kardeşlerinden keyfi bir şekilde ayrı bırakılıyordu.שוב לאחר. כשהם ממוינים לפי גיל ומין. הם מופרדים מאחיהם בצורה שרירותית,
Cinsiyet ve yaşa göre ayrıldıktan sonra, kardeşlerinden keyfi bir şekilde ayrı bırakılıyordu.إلى أخرى. و يفصلون تبعًا للسن و الجنس، و يفصلون تعسفيًّا عن إخوتهم،
Cinsiyet ve yaşa göre ayrıldıktan sonra, kardeşlerinden keyfi bir şekilde ayrı bırakılıyordu.兄弟姉妹ですら 離ればなれになります 別れを言う間さえ 与えられないことも
Daha az keyfini alsaydım, burada olmayabilirdim.Als ik er niet zo van genoten had, zat ik hier nu misschien niet.
Daha az keyfini alsaydım, burada olmayabilirdim.Dacă nu-mi plăcea aşa mult, probabil n-aş fi azi aici.
Daha az keyfini alsaydım, burada olmayabilirdim. Her nasılsa.Ha nem tetszett volna annyira, most nem tartanék itt.
Daha az keyfini alsaydım, burada olmayabilirdim. Her nasılsa.Wenn es mir nicht so gut gefallen hätte, wäre ich jetzt nicht hier.
Daha az keyfini alsaydım, burada olmayabilirdim. Her nasılsa.Ако не ми се харесваше толкова, нямаше да стигна дотук.
Daha az keyfini alsaydım, burada olmayabilirdim.Kdybych byla míň spokojená, nebyla bych teď tady.
Daha az keyfini alsaydım, burada olmayabilirdim.Αν το ευχαριστιόμουν λιγότερο, ίσως να μην ήμουν εδώ τώρα.
Daha az keyfini alsaydım, burada olmayabilirdim.Потому что, если бы это было не так, я, может быть, не была бы здесь сегодня.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Ich will Sie nicht zu sehr deprimieren.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Ik wil jullie niet al te veel deprimeren.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Je ne veux pas trop vous déprimer.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.나는 여러분은 너무 우울하게 만들고 싶지 않다.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Ma non voglio deprimervi troppo.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Nechcem vás príliš deprimovať.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Nechci vás příliš deprimovat.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Nem akarok nagyon lehangoló lenni.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Nie chcę was za bardzo przygnębiać.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.No quiero deprimiros demasiado.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Nu vreau să vă întristez prea tare.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Saya tidak ingin terlalu menekan Anda.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Tôi không muốn làm các bạn chán nản thêm nữa.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Не искам да ви потискам твърде много.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.Я не хочу вгонять вас в депрессию.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.אני לא רוצה לדכא אתכם יותר מדי.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.و أنا لا أريد أن أحبطكم جدا
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.問題は確実に解決できます しかもかなり低コストな方法で
Dedemin keyfini yerine getirmişe benziyordun.Có vẻ là cậu khiến ông vui đấy.
Dedemin keyfini yerine getirmişe benziyordun.Det ser ut som om du har fått min farfar på bra humör.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod