İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.A Abrahám sa znova oženil a vzal si ženu, ktorej bolo meno Ketura,
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Abraham menikah lagi dengan seorang wanita yang bernama Ketura
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Abraham nahm wieder ein Weib, die hieß Ketura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Abraham pak opět pojal ženu jménem Ceturu.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Abraham pa vzame drugo ženo, čije ime Ketura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Ábrahám pedig ismét võn magának feleséget, kinek neve Ketúráh vala.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Abraham prit encore une femme, nommée Ketura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Abraham tog sig en Hustru, som hed Ketura;
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Abraham tomó otra mujer cuyo nombre era Quetura
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Abramo prese un'altra moglie: essa aveva nome Chetura
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Áp - ra-ham cưới một người vợ khác , tên là Kê-tu-ra .
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Áp-ra-ham cưới một người vợ khác, tên là Kê-tu-ra.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Avraam a mai luat o nevastă, numită Chetura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Ja Aabraham otti vielä vaimon, ja hänen nimensä oli Ketura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.아브라함이 후처를 취하였으니 그 이름은 그두라라
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Och Abraham tog sig ännu en hustru, och hon hette Ketura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Og Abraham tok sig atter en hustru; hun hette Ketura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Ora, Abraão tomou outra mulher, que se chamava Quetura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Potem Abraham pojął drugą żonę, której imię było Ketura.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.Ελαβε δε ο Αβρααμ και αλλην γυναικα, ονομαζομενην Χεττουραν.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.А Авраам взе и друга жена, на име Хетура.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.И взял Авраам еще жену, именем Хеттуру.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.ויסף אברהם ויקח אשה ושמה קטורה׃
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.وعاد ابراهيم فأخذ زوجة اسمها قطورة.
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.亞 伯 拉 罕 又 娶 了 一 妻 、 名 叫 基 土 拉
İbrahim bir kadınla daha evlendi. Kadının adı Keturaydı.亞伯拉罕 又 娶 了 一 妻 、 名叫 基土拉
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.A tak vzali telo Ježišovo a povili ho povojmi s voňavými vecmi, jako majú Židia obyčaj pochovávať.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.이에 예수의 시체를 가져다가 유대인의 장례법대로 그 향품과 함께 세마포로 쌌더라
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Tedy vzali tělo Ježíšovo, a obvinuli je prostěradly s vonnými věcmi, jakž obyčej jest Židům se pochovávati.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Vzameta torej truplo Jezusovo in ga zavijeta v prte z dišavami vred, kakor imajo Judje navado pokopavati.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Взяли тодї тїло Ісусове, і обгорнули полотном з пахощами, як се звичай у Жидів ховати.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Итак они взяли тело Иисуса и обвили его пеленами с благовониями, как обыкновенно погребают Иудеи.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.Който е от Бога, той слуша Божиите думи; вие затова не слушате, защото не сте от Бога.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.ויקחו את גופת ישוע ויחתלוה בתכריכין עם הבשמים כאשר נהגים היהודים לקבר את מתיהם׃
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.فأخذا جسد يسوع ولفاه باكفان مع الاطياب كما لليهود عادة ان يكفنوا.
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.他 們 就 照 猶 太 人 殯 葬 的 規 矩 、 把 耶 穌 的 身 體 用 、 細 麻 布 加 上 香 料 裹 好 了
İkisi, İsanın cesedini alıp Yahudilerin gömme geleneğine uygun olarak onu baharatla keten bezlere sardılar.他 們就 照猶 太 人 殯葬 的 規矩 、 把 耶穌 的 身體用 、 細 麻布 加上 香料 裹 好了
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.A lenköntöst pedig koczkásan készítsd, és a süveget lenbõl csináld, az övet meg hímzõ munkával készítsd.
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.A utkáš sukňu na spôsob pletiva z kmentu a spravíš aj čapicu z kmentu a opasok spravíš práce výšivkára.
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.너는 가는 베실로 반포 속옷을 짜고 가는 베실로 관을 만드고 띠를 수 놓아 만들지니라
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.Ngươi hãy chế một cái áo lá mặc trong bằng vải gai mịn, một cái mũ bằng vải gai mịn và một cái đai thêu.
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.Ngươi hãy chế một cái áo_lá mặc trong bằng vải gai mịn , một cái mũ bằng vải gai mịn và một cái đai thêu .
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.Så skal du veve en ternet underkjortel av fint lin og gjøre en hue av fint lin, og et belte med utsydd arbeid.
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap."Tejerás a cuadros un vestido de lino y harás un turbante de lino. Harás también un cinturón, obra de bordador
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.Tesserai la tunica di bisso. Farai un turbante di bisso e una cintura, lavoro di ricamo
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.Tu feras la tunique de fin lin; tu feras une tiare de fin lin, et tu feras une ceinture brodée.
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.Tunica s'o faci de in subţire; să faci o mitră de in subţire, şi să faci un brîu lucrat la gherghef.
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.И да направиш пъстротъкания хитон от висон, да направиш митра от висон и да направиш - везана работа.
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.И сделай хитон из виссона и кидар из виссона и сделай пояс узорчатой работы;
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.ושבצת הכתנת שש ועשית מצנפת שש ואבנט תעשה מעשה רקם׃
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.وتخرم القميص من بوص. وتصنع العمامة من بوص. والمنطقة تصنعها صنعة الطراز
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.要 用 雜 色 細 麻 線 織 內 袍 . 用 細 麻 布 作 冠 冕 . 又 用 繡 花 的 手 工 作 腰 帶
‹‹İnce ketenden işlemeli bir mintan doku, ince ketenden bir sarık, bir de nakışlı kuşak yap.要 用 雜色 細麻線織內 袍 . 用 細麻布 作 冠冕 . 又 用 繡花 的 手工 作 腰帶
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.A jeden jakiś młodzieniec szedł za nim, przyodziany prześcieradłem na nagie ciało; i uchwycili go młodzieńcy.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.A nejaký mládenec išiel za ním, odiaty ľanovým rúchom po holom tele, a chytili ho mládenci.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Có một người trẻ tuổi kia theo Ngài , chỉ có cái khăn bằng gai trùm mình ; chúng bắt người .
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Có một người trẻ tuổi kia theo Ngài, chỉ có cái khăn bằng gai trùm mình; chúng bắt người.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.După El mergea un tînăr, care n'avea pe trup decît o învelitoare de pînză de in. Au pus mîna pe el;
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Een jongeman volgde Jezus. Hij had niets anders aan dan een linnen kleed.
İsanın ardından sadece keten beze sarınmış bir genç gidiyordu. Bu genç de yakalandı.Egy ifjú pedig követé õt, a kinek testét csak egy gyolcs ing takarta; és megfogák õt az ifjak.