Ana içeriğe geç
Sözlük

ket ile cümle

ket kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Aslında kadın onları dama çıkarmış, oraya sermiş olduğu keten saplarının altına gizlemişti.( 先 是 女人 領 二 人 上了 房頂 、 將 他 們藏在 那 裡所擺 的 麻秸 中 。
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle forgårdens omheng helt rundt var av fint, tvunnet lingarn.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle gordijnen die de muren van de voorhof vormden, waren geweven van getweernd fijn linnen.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle Omhæng rundt om Forgården var af tvundet Byssus,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Alle Umhänge des Vorhofs waren von gezwirnter weißer Leinwand
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.A pitvarnak minden szõnyege köröskörül sodrott lenbõl vala.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Hết thảy bố vi của hành lang ở chung quanh đều bằng vải gai đậu mịn;
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Hết_thảy bố vi của hành_lang ở chung_quanh đều bằng vải gai đậu mịn ;
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Kaikki esipihan ympärysverhot yltympäri olivat kerratuista valkoisista pellavalangoista,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.뜰 사면의 포장은 세마포요
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Semua layar di sekeliling pelataran itu dibuat dari kain linen halus
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Toate pînzele de jur împrejurul curţii erau de in subţire răsucit.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Todas as cortinas do átrio ao redor eram de linho fino torcido.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Todas las mamparas alrededor del atrio eran de lino torcido
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Toutes les toiles formant l`enceinte du parvis étaient de fin lin retors.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Tutti i tendaggi che delimitavano il recinto erano di bisso ritorto
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Všecky koltry síně vůkol očkovaté z bílého hedbáví přesukovaného.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Všetky koberce dvora dookola boly zo súkaného kmentu,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Vsi zastori ob dvorišču kroginkrog so bili iz sukane tenčice;
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Wszystkie opony sieni w około były z jedwabiu białego kręconego.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Παντα τα παραπετασματα της αυλης κυκλω ησαν εκ βυσσου κεκλωσμενης.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Все завесы во все стороны двора из крученого виссона,
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.Всичките завеси около двора бяха от препреден висон.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.כל קלעי החצר סביב שש משזר׃
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.جميع استار الدار حواليها من بوص مبروم.
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.院 子 四 面 的 帷 子 、 都 是 用 撚 的 細 麻 作 的
Avlunun çevresindeki bütün perdeler özenle dokunmuş ince ketendi.院子 四 面 的 帷子 、 都 是 用撚 的 細麻 作 的
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.그 기름 부음을 받고 위임되어 그 아비를 대신하여 제사장의 직분을 행하는 제사장은 속죄하되 세마포 옷 곧 성의를 입고
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.וכפר הכהן אשר ימשח אתו ואשר ימלא את ידו לכהן תחת אביו ולבש את בגדי הבד בגדי הקדש׃
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.ويكفّر الكاهن الذي يمسحه والذي يملأ يده للكهانة عوضا عن ابيه. يلبس ثياب الكتان الثياب المقدسة
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.那 受 膏 接 續 他 父 親 承 接 聖 職 的 祭 司 、 要 穿 上 細 麻 布 的 聖 衣 、 行 贖 罪 之 禮
Babasının meshedip kendi yerine atadığı kâhin günahları bağışlatacak. Kutsal keten giysileri giyecek.那 受膏 接續 他 父親 承接 聖職 的 祭司 、 要 穿上 細 麻布 的 聖衣 、 行贖 罪 之 禮
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.가는 베 관을 머리에 쓰며 가는 베 바지를 입고 땀 나게 하는 것으로 허리를 동이지 말 것이며
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.Len-süveg legyen fejökön, és len alsó-nadrág derekukon; ne övezkedjenek izzadásig.
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.Zdobné ovoje ľanové budú na ich hlave a ľanové nohavice budú na ich bedrách; nebudú sa opasovať znojiť sa.
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.Zij moeten linnen tulbanden en broeken dragen, geen kleding waarin zij kunnen zweten.
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.פארי פשתים יהיו על ראשם ומכנסי פשתים יהיו על מתניהם לא יחגרו ביזע׃
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.ولتكن عصائب من كتان على رؤوسهم ولتكن سراويل من كتان على احقائهم. لا يتنطقون بما يعرّق.
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.他 們 頭 上 要 戴 細 麻 布 裹 頭 巾 、 腰 穿 細 麻 布 褲 子 . 不 可 穿 使 身 體 出 汗 的 衣 服
Başlarına keten sarık saracak, keten don giyecekler. Kendilerini terletecek bir şey giymeyecekler.他 們頭 上 要 戴細麻布 裹 頭巾 、 腰 穿 細 麻布 褲子 . 不 可穿 使 身體 出汗 的 衣服
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Angkatan perang surga mengikuti Dia dengan menunggang kuda-kuda putih, dan berpakaian lenan yang putih bersih
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A rytířstvo nebeské jelo za ním na bílých koních, jsouce odíni v kment bílý a čistý.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A vojská, ktoré sú na nebi, išly za ním na bielych koňoch, odiati kmentom, bielym a čistým.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.A wojska, które są na niebie, szły za nim na koniach białych, obleczone lnem cienkim, białym i czystym.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Các đạo binh trên trời đều mặc vải gai mịn , trắng và sạch , cỡi ngựa_bạch theo Ngài .
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Các đạo binh trên trời đều mặc vải gai mịn, trắng và sạch, cỡi ngựa bạch theo Ngài.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.De hemelse legers volgen Hem op witte paarden; zij hebben kleren van zuiver wit linnen aan.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.És mennyei seregek követik vala õt fehér lovakon, fehér és tiszta gyolcsba öltözve.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Gli eserciti del cielo lo seguono su cavalli bianchi, vestiti di lino bianco e puro
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.In vojske, ki so v nebesih, so šle za njim na belih konjih, oblečene v tenčico belo in čisto.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.하늘에 있는 군대들이 희고 깨끗한 세마포를 입고 백마를 타고 그를 따르더라
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Les armées qui sont dans le ciel le suivaient sur des chevaux blancs, revêtues d`un fin lin, blanc, pur.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Los ejércitos en el cielo le seguían en caballos blancos, vestidos de lino fino, blanco y limpio
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Och honom följde, på vita hästar, de himmelska härskarorna, klädda i fint linne, vitt och rent.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Og Hærene i Himmelen fulgte ham på hvide Heste, iførte hvidt, rent Linklæde.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Og hærene i himmelen fulgte ham på hvite hester, klædd i hvitt og rent fint lin.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Oştile din cer Îl urmau călări pe cai albi, îmbrăcate cu in supţire, alb şi curat.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Seguiam-no os exércitos que estão no céu, em cavalos brancos, e vestidos de linho fino, branco e puro.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Und ihm folgte nach das Heer im Himmel auf weißen Pferden, angetan mit weißer und reiner Leinwand.
Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş Onu izliyorlardı.Και τα στρατευματα τα εν τω ουρανω ηκολουθουν αυτον εφ' ιππων λευκων, ενδεδυμενοι βυσσινον λευκον και καθαρον.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod