Ana içeriğe geç
Sözlük

kesmek ile cümle

kesmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.هددت الجهات المانحة الرئيسية للمساعدات هايتي بقطع المساعدات.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Cameron se recusou, dizendo: "Vocês querem cortar o meu filme?
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.Hepburn, quando jovem, gostava de ser chamada de Jimmy e gostava de cortar o cabelo curto como o de um rapaz.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.Eventualmente os remédios podem ser retirados.
Radula, yiyecekleri kazımak veya kesmek için kullanılan kitinden yapılmış bir şerittir.A rádula é utilizada para raspagem e corte de alimentos.
Evde, etleri kesmek ve pişirmek gibi bazı görevler verilmiştir.Deverão ser mantidas na propriedade e fazer tarefas caseiras, como cozinhar e tecer.
Bir nesneyi dilimlere kesmek birçok paralel kesiti oluşturur.Cortar um objeto em fatias cria várias seções transversais paralelas.
Horasan bir keşmekeş içine büründü.Ele me levou para baixo de um sinuoso caminho de descoberta.
Tırnak kesmek zorlaşır.Dificuldade para mastigar.
Saldırının amacı Deyrizor Havaalanı ile şehir arasındaki yolu kesmekti.O objetivo era retirar o transporte clandestino da cidade.
Bundan dolayı kesinlikle ağaç kesmek ve yakmak yasaktır.Het is verboden nederzettingen of boomgaarden neer te branden.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.Hiervoor is het nodig het weefsel door te snijden.
Tanrıların adına bu putlara kurban kesmek yapılan adetlerden birisiydi.Waarschijnlijk waren ze daar neergelegd als offer aan de goden.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.W takim przypadku należy bezzwłocznie przerwać podawanie leku.
Ayrıca bir mağazadan cesedi yakmadan önce kesmek için bıçaklar satın alır.Można też przed rozpoczęciem leczenia odciąć martwe części płetw nożyczkami.
Mozzare sözcüğü, İtalyanca'da "kesmek" anlamına gelmektedir.Słowo ADempiere oznacza po włosku "spełniać" albo "realizować".
Akşam tırnak kesmek iyi sayılmaz.Nattskärran är välkamouflerad.
Tırnak kesmek zorlaşır.Är det jobbigt att dra en slipsten?
Fakat diğer Harezmşahlar bu keşmekeşten faydalanmayı fırsat bildiler.Kamerans övriga beränsningar gjorde dock att få utnyttjade denna möjlighet.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.У дитинстві Хепберн була шибеником, любила називати себе Джиммі і коротко стриглася.
Bu yüzden bazı reklam şirketleri tarafından reklam kesmek için kullanılmaktadır.Як промоушен були випущені кілька рекламних роликів.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Lawrence pochopí, že pily nejsou určeny k přeříznutí řetězů, ale k uříznutí jejich nohou.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.Pak tato léčba končí.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Cameron a refuzat, spunându-le celor de la Fox, „Vreți să-mi tăiați din film?
Ekip, 3 metre (9,8 ft) kalınlığında bir volkanik ponza ve kül tabakasını kesmek zorunda kalmıştır.Echipa a trebuit să sape printr-un depozit de 3 m grosime de cenușă vulcanică și piatră ponce.
Mozzare sözcüğü, İtalyanca'da "kesmek" anlamına gelmektedir."Qui si sana" înseamnă "aici se vindecă" în limba italiană.
1950'lerde, orman mühendisi Norman Franz su jeti kesici erken bir formu ile kereste kesmek için denedi.Az 1950-es években Norman Franz erdőmérnök kísérletezett egy korai változattal, favágás céljából.
Bazı çeşitleri de beton kesmek için tasarlanmıştır.Speciális láncfűrészek léteznek a beton darabolására is.
Martha bir gangreni önlemek için McB'nin bacağını kesmek zorunda kalır.Macbeth levágott fejét lándzsán viszik körbe.
Oyunun amacı gelen meyveleri parmakla kesmektir.Peliin on kätketty kultaisia hedelmiä.
Dünya yörüngesiyle kesişen asteroit, Dünya'ya yakın bir asteroit olup yörüngesi Dünya'nınkini kesmektedir.Maan lähelle tuleva asteroidi on mikä tahansa asteroidi, jonka rata leikkaa tai tulee lähelle Maan rataa.
Sultan Muavyed Şeyh Kahire'ye döndüğü zaman şehrin bir keşmekeş içinde bulunduğunu gördü.Palattuaan Jamestowniin Smith saa huomata siirtokunnan olevan kaaoksen vallassa.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Ο Λόρενς αντιλαμβάνεται ότι τα πριόνια δεν προορίζονται για τις αλυσίδες, αλλά για τα πόδια τους.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Ο Κάμερον αρνήθηκε, λέγοντας στη Fox «Θέλετε να μικρύνετε την ταινία μου; Θα πρέπει να με απολύσετε!
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.De skulle også betale erstatninger og indstille støtten til udenlandske oppositionsgrupper.
Harran'da da Selçuklu idaresi bir keşmekeş içinde idi.Tidvis hadde guden også en palmegrein i håret.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.De har også truet med å trekke tilbake økonomisk støtte.
Polonya 1939'da Almanlar tarafından işgal edilince Polonya Radyosu yayınını kesmek zorunda kaldı.Senderen ble ødelagt i 1939, da den tyske hæren invaderte Polen.
Bundan dolayı kesinlikle ağaç kesmek ve yakmak yasaktır.Det er strengt forbudt å hugge trær og brenne bål på øya.
Diğer bir ismi de "Nahr (kurban kesmek) Suresi"dir.Den ene heter da også Nasatya (= hjelpsom).
Şehirde bir keşmekeş ortaya çıktı.En rask avfolking av byen fant sted.
Ekip, 3 metre (9,8 ft) kalınlığında bir volkanik ponza ve kül tabakasını kesmek zorunda kalmıştır.Tim tersebut harus melewati endapan batu apung vulkanik dan abu dengan tebal 3 m.
Tanto esas olarak delici maksatla kullanılan bir silahtır ancak keskin yanı kesmek için de kullanılabilir.Tantō ini dirancang sebagai senjata, tetapi bagian tepi dapat digunakan untuk memotong juga.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Cameron phản đối, nói với Fox rằng, "Các ông muốn cắt phim của tôi ư?
1950'lerde, orman mühendisi Norman Franz su jeti kesici erken bir formu ile kereste kesmek için denedi.Năm 1950, tiến sĩ Norman Franz đã thử dùng máy cắt tia nước để cắt gỗ.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.Kulturkampf và những ảnh hưởng của nó còn khiến dư luận quay sang chống lại đảng ủng hộ chiến dịch đó.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.その場合、投薬中止が求められる。
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.キャサリンは活発な少女で、髪の毛を短く切って自身の名前をジミーと称していた。
Hoy, koyun ; özeer, kesmek demektir.螺は貝、鈿はちりばめることを意味する。
Ekmek bölmek ve akşam yemeğindeki arkadaşlarına et kesmek ev sahibi erkeğin göreviydi.奴隷も宴会に加わり、宴会の給仕を主人が務めた。
Meyveler yerine bombaları kesmek ise oyunun sona ermesine yol açar.その際は、果実を寝かせて切るのがよい。
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.このような状況により、アメリカは反体制派への支援を早々に打ち切ってしまう。
Kesmek için kullanılıyorsa kesici alet denir.楽器分類学では弦鳴楽器と呼ぶ。
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.この漫画での臏刑は脚を切断する刑ではなく膝蓋骨の切除となっており、装具を使って立ち上がることができる。
Giyotin, idam mahkûmunun başını kesmek amacıyla geliştirilmiş bir çeşit idam aracı.斷頭台,執行死刑之器具,用以將犯人的頭斬去。
Harran'da da Selçuklu idaresi bir keşmekeş içinde idi.首爾大公園(動植物園)座落在果川市,但由首爾代管。
Polonya 1939'da Almanlar tarafından işgal edilince Polonya Radyosu yayınını kesmek zorunda kaldı.德军于1939年九月占领波兰后,他和报社的联系被切断了。
Genellikle malzemeleri kesmek, işleme yapmak veya birleştirmek için kullanılırlar.用戶常常有需要去進行剪下和貼上。
Harran'da da Selçuklu idaresi bir keşmekeş içinde idi.당시 군수는 강석진 군수로 한나라당(현 자유한국당) 소속이었다.
16 Ekim 1793 sabahı, bir gardiyan saçlarını kesmek ve ellerini arkadan bağlamak için geldi.1627년 3월 3일 정묘호란 때 후금군과 함께 내려와 의주를 공략하면서 같이 내려왔다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod