Émile Bernard ile de temasını kesmedi.Det var även då han lärde känna Émile Bernard.
Bu büyüde asa bir tür kesme işareti yapar ve mor bir alev huzmesi çıkar.Signalen är en typ av nödsignal och består av en dosa i vilken ett sprängämne finns.
Akşam tırnak kesmek iyi sayılmaz.Nattskärran är välkamouflerad.
İlk yapılan cami ahşaptır, bu yıkılarak yerine kesme taştan inşa edilmiştir.Graven är också den första graven tillverkad av sten och inte lertegel.
Saç kesme - saç kısaltılması.Jag lägger upp håret - hårrulle!
Yaprak kesme işlemi yaz ortasında uygulanabilir.En andra häckning är möjlig ända fram till sommaren.
Tırnak kesmek zorlaşır.Är det jobbigt att dra en slipsten?
Fakat diğer Harezmşahlar bu keşmekeşten faydalanmayı fırsat bildiler.Kamerans övriga beränsningar gjorde dock att få utnyttjade denna möjlighet.
Makas geldiğinde adam tırnaklarını kesmeye başlar.När barnet har fötts klipps navelsträngen av.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.У дитинстві Хепберн була шибеником, любила називати себе Джиммі і коротко стриглася.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Ці зуби не мали коріння і росли все життя.
Obi-Wan'ı yaralayan Kont Dooku'yla Anakin mücadele eder ve Anakin, rakibinin iki elini birden kesmeyi başarır.Графу Дуку вдається завдати поранень Обі-Вану та відрубати руку Енакіну.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.До того часу у Єгипті майже не будувалося кам'яних будівель.
Ama o umudunu kesmez.І він не хотів упускати свій шанс.
Bir delikanlı kendi önünü kesmeyen yaşlıya hürmet eder.Або комусь важко повернути друга дитинства.
Saç kesme - saç kısaltılması.Волосся темне, стрижеться дуже коротко.
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.Незабаром він зрозумів, що не вистачає частини розповіді, позаяк відсутні декілька табличок.
Kesme ve koparma dişleri eksiktir.Це компенсує відсутність у них зубів.
Kurbağa dişleri avı kesmeye uygun olmadığı için, av kurbağanın ağzına sığacak büyüklükte olmalıdır.Зуби жаби не підходять для різання здобичі, тому здобич повинна розміщуватися всередині рота жаби.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.Вогонь швидко поширився через сильний вітер.
Bu yüzden bazı reklam şirketleri tarafından reklam kesmek için kullanılmaktadır.Як промоушен були випущені кілька рекламних роликів.
12:26 Avlu dışında kurban kesme Lev.(Екл. 7:26) Ліпший живий пес, ніж лев мертвий.
Bir İDKK, uzun kesme işleme görevlerini işlemeye benzer şekilde tamamlar.Гаджетами є, наприклад, закінчення існуючих функцій.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Lawrence pochopí, že pily nejsou určeny k přeříznutí řetězů, ale k uříznutí jejich nohou.
Ama o umudunu kesmez.Je třeba se vzdát naděje?
Kesme taş bina bina tek katlıdır.Obdélná kamenná budova je jednopatrová.
Öküz kesmenin ve saban kırmanın cezası ölümdü.Za odcizení a svévolné poškození včelího úlu byl trest vyobcování.
Ya vergileri artırması ya da harcamaları kesmesi gerekti.Musel však udržet stávající výši příjmů nebo ji dokonce zvednout.
Üst çenelerinde altı adet kesme dişi olur (Vombatgiller hariç).Na ocasních perech byly položeny dvě (zkřížené?) větévky.
Ancak bağımsızlık hareketiyle bağlantı kesmemiştir.Jenomže události nezávislosti nepřály.
Sundurma, eski bir tıp okulu kesme odası, kötü havalandırmalı ve hatta su geçirmez durumdaydı.Přístřešek, který byl původně pitevnou lékařské školy, byl nedostatečně odvětráván a dokonce do něj zatékalo.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.Pak tato léčba končí.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.Teprve v tomto období byli Cakóni konečně christianizovaní.
Bazıları kesme taşların üst üste dizilmesi ile imal edilmişlerdir.Čas je zobrazován otáčením nejvyšších kamenných dílů.
İsrail’deki elmas endüstrisi dünyadaki elmas kesme ve parlatma konusundaki birkaç merkezden biridir.Diamantový průmysl v Izraeli je významným světovým producentem surových a opracovaných diamantů.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Cameron a refuzat, spunându-le celor de la Fox, „Vreți să-mi tăiați din film?
Altar, Yunan tanrılarla dolduruldu ve Yahudilerin kurban kesmesi yasaklandı.Au fost construite altare pentru zeii greci și s-au sacrificat acolo animale interzise evreilor.
Ayrıca çiçekleri kesme çiçek olarak da kullanılır.Utilizată ca floare tăiată.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.Din cauza vântului puternic, focul s-a extins rapid.
Köy, yapılarda kullanılan kesme taşları ile ünlüdür.Muntele este renumit și pentru cariera de piatră care este folosită pentru construcții.
Bu yüzden biraz hızımızı kesmemiz gerektiğini tartıştığımızı hatırlıyorum.Ca să nu mai zic vechea poveste că ne puneau să ne tundem scurt.
Bir kesme işareti (ʼ) glottal durak olarak kullanılır.Apostroful (ʼ) este folosit pentru a marca o ocluziune glotală.
Ekip, 3 metre (9,8 ft) kalınlığında bir volkanik ponza ve kül tabakasını kesmek zorunda kalmıştır.Echipa a trebuit să sape printr-un depozit de 3 m grosime de cenușă vulcanică și piatră ponce.
Suudi Arabistan suçluların başını kesmeye devam eden tek ülkedir.Polonia devine singura țară unde întrajutorarea evreilor este pedepsită cu moartea.
İlk yapılan cami ahşaptır, bu yıkılarak yerine kesme taştan inşa edilmiştir.Parcul Planty a fost creat în locul fortificațiilor distruse.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Deoarece incisivii nu au rădăcini, ei cresc mereu.
Ahşap kırma çatılı bu cami kesmetaştan duvarlıdır.Acest perete impozant acoperă aici jumătate din bolta cerului.
Hiç kesmediği bıyığını tıraş etti ve sol gözüne de bant taktı.Glontele i-a sfărâmat maxilarul și l-a lăsat fără obrazul stâng.
Mozzare sözcüğü, İtalyanca'da "kesmek" anlamına gelmektedir."Qui si sana" înseamnă "aici se vindecă" în limba italiană.
Pala kısmının etrafında bulunan zincir kesmeyi sağlar.Rezolvă elegant colțul parcelei situată în intersecție.
Bu bıçak iyi kesmez.Acest cuţit nu taie bine.
Başkası konuşuyorken sözünü kesme.Nu întrerupe când altcineva vorbește.
1950'lerde, orman mühendisi Norman Franz su jeti kesici erken bir formu ile kereste kesmek için denedi.Az 1950-es években Norman Franz erdőmérnök kísérletezett egy korai változattal, favágás céljából.
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.Ilyenkor azt mondjuk, hogy a részecske nincs tömeghéjon.
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.Azonban emiatt nem engedi levágatni a fiúk hosszú haját.
Bu irinin, çiftin adadıkları kurbanı hemen kesmedikleri için sızdığı söylenir.Úgy tartják, ő az, aki a párok szakítását okozza.
Bazı çeşitleri de beton kesmek için tasarlanmıştır.Speciális láncfűrészek léteznek a beton darabolására is.
Bu yazılımla zaman çizelgesi üzerinde basit kesme birleştime işlemleri yapılabilir.Ilyenkor az egyetlen megoldás, ha lassabban írjuk meg a lemezt.
Minaresi iki renk kesme taştan yapılmıştır.A lemezből két kislemez készült.
Bu yaklaşımda oluşan hata bağıl olarak küçüktür ve bu hataya kesme hatası denir.Természetesen ehhez az intervallumot fel kell osztani, ez szoros összefüggésben van a közelítés hibájával.