Ana içeriğe geç
Sözlük

kesme ile cümle

kesme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sundurma, eski bir tıp okulu kesme odası, kötü havalandırmalı ve hatta su geçirmez durumdaydı.كانت تلك الغرفة غرفة تشريح سابقة ملحقة بمدرسة الطب، وكانت سيئة التهوية وتنفذ إليها مياه الأمطار.
Ama o umudunu kesmez.لن أفقد الأمل ..
6:5 Saçını kesmemeli Num.التاسع فيما انتهى إليّ من شِعره.
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.إذ المرأة إن كانت لا تتغطى فليقص شعرها.
1945 - Türkiye, Japonya ile ilişkilerini kesmeye karar verdi.في عام 1905، خسرت روسيا حربها مع اليابان.
Yaprak kesme işlemi yaz ortasında uygulanabilir.وهذا من شأنه القضاء على منفعة ضوء النهار في فصل الصيف.
ABD Başkanı Donald Trump, karar tasarısına destek verecek ülkelere maddi yardımları kesmekle tehdit etti.في 20 ديسمبر، هدد الرئيس الأمريكي دونالد ترامب بقطع المساعدات الأمريكية للدول التي تصوت ضد الجانب الأمريكي.
Yapımcılar onu artık ekonomik desteklerini kesmekle tehdit etmektedir.هددت الجهات المانحة الرئيسية للمساعدات هايتي بقطع المساعدات.
Simge, geçici "kesme" durumunu bir yere yapışana kadar kaybolur.ويتعطل "هال" شيئا فشيئا حتى انطفأ.
Cameron bunu reddetti ve Fox'a şunları söyledi: "Filmimi kesmek mi istiyorsunuz?Cameron se recusou, dizendo: "Vocês querem cortar o meu filme?
Bu iki basamak yanlış iş kesmelerin sistemi etkilemesini azaltmak için yardımcı olur.Esta abordagem de dois passos ajuda a eliminar interrupções falsas a partir do sistema afetado.
Kişi hiçbir zaman Tanrı'dan umudunu kesmemelidir.Contudo, o homem não pode interferir na vontade de Deus.
Altar, Yunan tanrılarla dolduruldu ve Yahudilerin kurban kesmesi yasaklandı.Altares a deuses gregos foram criados e animais proibidos a judeus foram sacrificados neles.
İş kesme fark edildikten sonra CPU servis gereklilikleri için bütün aygıtları kontrol etmelidir.Depois de detectar uma interrupção a CPU pode verificar todos os dispositivos por necessidade de serviço.
Mesaj ile belirtilen iş kesmeler fiziksel iş kesme hattını kullanmaz.Uma mensagem sinalizada de interrupção, não usa uma linha de interrupção física.
Genç Hepburn, erkeklerinki gibi saçlarını kısacık kesmekten hoşlanan ve kendine Jimmy diyen erkeksi bir kızdı.Hepburn, quando jovem, gostava de ser chamada de Jimmy e gostava de cortar o cabelo curto como o de um rapaz.
Güç kesme kesilmeleri güç kaybı olduğunu ya da olacağını belirtir.Uma interrupção power-off prevê ou requer uma perda de poder.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Seus incisivos não têm raiz e crescem continuamente.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.Eventualmente os remédios podem ser retirados.
Radula, yiyecekleri kazımak veya kesmek için kullanılan kitinden yapılmış bir şerittir.A rádula é utilizada para raspagem e corte de alimentos.
Evde, etleri kesmek ve pişirmek gibi bazı görevler verilmiştir.Deverão ser mantidas na propriedade e fazer tarefas caseiras, como cozinhar e tecer.
Bir nesneyi dilimlere kesmek birçok paralel kesiti oluşturur.Cortar um objeto em fatias cria várias seções transversais paralelas.
Kaya kristallerini kesme yöntemini geliştirdi.Desenvolveu uma teoria reticular dos cristais.
Kâğıt kesme -katlama tekniğine dayalı olarak yapılan Akdeniz, 4,5 ton ağırlığındadır.O desenho da escultura, que se baseia numa técnica de corte e dobragem de metal, pesa 4,5 toneladas.
O zamana kadar sadece Mısırlılar kristal kesmeyi biliyordu.Mais tarde, os egípcios acabaram o matando.
Eğer kesme işlemci örnekleme yaparken kesme işlemi aktif durumda değil ise CPU iş kesmeyi görmez.Se a interrupção não está ativa quando a amostra do processador está, a CPU não a vê.
Horasan bir keşmekeş içine büründü.Ele me levou para baixo de um sinuoso caminho de descoberta.
Selahaddin, Renaud'un kafasını bizzat kendisi kesmeye yemin etmiştir.Por sua vez, Saladino fez um juramento de cortar a cabeça de Reinaldo se alguma vez o aprisionasse.
Kadınların saçlarını kesmesine müsaade yoktur.«3 razões para mulheres perderem os cabelos».
Tırnak kesmek zorlaşır.Dificuldade para mastigar.
İş kesme sürekli bir durumun aksine anlık bir sinyaldir.Diferente do sinal contínuo, um sinal discreto não é uma função de um argumento contínuo.
Saldırının amacı Deyrizor Havaalanı ile şehir arasındaki yolu kesmekti.O objetivo era retirar o transporte clandestino da cidade.
Edebiyatla ilgisini ömür boyu kesmedi.Durante toda sua vida dedicou-se à literatura.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Por vezes havia, também, o corte do tronco ao meio.
İpi kesmen için bir bıçağa ihtiyacın var.Preciso de uma faca para cortar a corda.
Son olarak bu çizgile asla birbirlerini kesmezler veya kendi üzerlerine kapanmazlar.Deze staan niet los van elkaar, en sluiten elkaar ook niet uit.
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.Dan weten ze daar dat Rommeldam niet stilzit.
Minaresi iki renk kesme taştan yapılmıştır.Het doopvont is samengesteld uit twee granieten stenen.
İş kesme geldikten sonra uygun fonksiyona sahip iş kesme kotarıcı seçilir ve kotarıcı görevini yerine getirir.Na deze opdracht wordt het bediende Joost allemaal te veel en hij neemt ontslag.
Bundan dolayı kesinlikle ağaç kesmek ve yakmak yasaktır.Het is verboden nederzettingen of boomgaarden neer te branden.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.Hiervoor is het nodig het weefsel door te snijden.
Yangın, hızını kesmeyen rüzgâr nedeniyle hâlâ yayılıyordu.De brand breidt zich snel en ongecontroleerd uit door de harde wind.
Tanrıların adına bu putlara kurban kesmek yapılan adetlerden birisiydi.Waarschijnlijk waren ze daar neergelegd als offer aan de goden.
Kesme küfeki taştan yapılmıştır.De voordeurstoep is vervaardigd uit hardsteen.
Parmağınızı kesmeyin.Snij niet in uw vinger.
Komşu ağacını kesme ricamı reddetti.Mijn buur verwierp mijn vraag om zijn boom te snoeien.
Bu durumda ilacı kesmek gerekir.W takim przypadku należy bezzwłocznie przerwać podawanie leku.
Saç kesme - saç kısaltılması.Ma kędzierzawe, krótko przycięte włosy.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Ich trzonowce nie mają korzeni i rosną ciągle jak kły.
Kesme küfeki taştan yapılmıştır.Kropielnica została wykonana z kamienia.
Bu yaklaşımda oluşan hata bağıl olarak küçüktür ve bu hataya kesme hatası denir.Przybliżenie w tym wypadku rozumiane jest jako minimalizacja pewnej funkcji błędu.
Köy halkının ormanlardan ağaç kesmesi yasaktır.Kiedy właściciel lasu może wyciąć drzew?.
Mevcut bina, kesme taştan inşa edilmiştir.Obecnie istniejąca budowla została wzniesiona z kamienia.
Ama o umudunu kesmez.Ale nie należy tracić nadziei.
Émile Bernard ile de temasını kesmedi.Elementy puentylizmu przejął również Émile Bernard.
Bazen kesme taş da göze çarpmaktadır.Czasami skrzeplina może także ulegać zropieniu.
Ayrıca bir mağazadan cesedi yakmadan önce kesmek için bıçaklar satın alır.Można też przed rozpoczęciem leczenia odciąć martwe części płetw nożyczkami.
Mozzare sözcüğü, İtalyanca'da "kesmek" anlamına gelmektedir.Słowo ADempiere oznacza po włosku "spełniać" albo "realizować".
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.I handloven finns åtta små ben som kan uppdelas i en övre (proximal) och en nedre (distal) rad.
Kesme dişlerinin kökü yoktur ve ömürleri boyunca büyümeye devam eder.Tänderna saknar tandemalj och de växer hela livet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod