kesinlikle ile cümle

kesinlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tekniği eşsiz ve kesinlikle muhteşemdi.His technique was unique and absolutely amazing.
Onun tekniği eşsiz ve kesinlikle şaşırtıcıydı.His technique was unique and absolutely amazing.
Tekniği kesinlikle hayret vericiydi.His technique was absolutely amazing.
Onun karakteri hakkında kesinlikle haklısın.You are absolutely right about his character.
Onun sekreteri, gizli bilgiyi sızdırmayı kesinlikle reddetti.His secretary flatly denied leaking any confidential information.
O, kesinlikle size yardım edecek.He's sure to help you.
O kesinlikle sınavı geçecek.He is bound to pass the test.
O, kesinlikle yarın gelecek.He is sure to come tomorrow.
O, kesinlikle gelmez.He will by no means come.
Çok kibar olsa bile ona kesinlikle güvenmiyorum.Even if he's very nice, I don't really trust him.
Onun kesinlikle diğer insanların duygularına saygısı yok.He has absolutely no respect for other people's feelings.
O, konferans boyunca kesinlikle sessiz kaldı.He stayed absolutely silent throughout the conference.
O kesinlikle güvenilir bir adam değil.He is anything but a reliable man.
O, kesinlikle akıllıdır.He certainly is smart.
O bizi görmek için kesinlikle gelecek.He is sure to come to see us.
Kesinlikle birbirlerinden nefret ediyorlar.They absolutely detest each other.
Oğlu kesinlikle başarılı olacak.Her son is sure to succeed.
Onun içeri girmesine kesinlikle izin vermedi.She flatly refused to let him in.
O kesinlikle turnuvada şampiyonluk kazanacak.For sure, she'll win the championship in the tournament.
O kesinlikle şaşırdı.She is certain to be surprised.
O kesinlikle zamanında gelecek.She is certain to come on time.
O kesinlikle kırkın yukarısındadır.She is certainly above forty.
Lütfen kesinlikle zamanında gel.Please be sure to come on time.
Ben kesinlikle size katılıyorum.I agree with you absolutely.
Çeviri kesinlikle kolay değil.Translation is by no means easy.
Bu kesinlikle bir yanlış anlaşılma. Bana çok fazla kredi veriyorsunuz.That's a misunderstanding, for sure. You're giving me too much credit.
bu arada, ingilizcem kesinlikle ümit vaadetmiyorBy the way, my English is absolutely hopeless.
İnanıyorum ki çok yemediğim müddetçe, kesinlikle kilo vereceğim.I think that as long as I don't overeat, I will certainly lose weight.
"Tekrar kontrol edin." "Kesinlikle.""Please check again." "Certainly."
Evet, o kesinlikle öyledir.Yes, that is most certainly so.
Kesinlikle onu davet etmelisin.You should definitely ask him out.
O, kesinlikle bir olasılıktır.That's certainly one possibility.
Bu kesinlikle şaşırtıcı.This is certainly surprising.
Salı kesinlikle soğuktu.Tuesday was certainly cold.
Çocuk kesinlikle konuşkan değildi.The boy certainly wasn't talkative.
Neredeyse kesinlikle testi geçecek.She'll almost certainly pass the test.
O ona verdiği sözü kesinlikle tutacaktır.She'll certainly keep the promise she made to him.
Kesinlikle o doğrudur.Certainly she is correct.
O kesinlikle kusursuzdur.She's correct for sure.
Hava bu gece kesinlikle iyi olacak.The weather will be good tonight for sure.
O ölürse ben kesinlikle üzüleceğim.I'll certainly be sad if he dies.
O, kesinlikle cesaretsiz değildir.He is certainly not without courage.
Söylediğin bana göre kesinlikle mantıksız.What you said makes absolutely no sense to me.
O, kesinlikle doğru.That's absolutely right.
O harika! Kesinlikle güleceksiniz.It's great! You'll laugh for sure.
Kesinlikle haklısın!You're completely right!
Sen kesinlikle haklısın!You're absolutely right!
Esperanto kesinlikle çok büyük bir zaman kaybı!Esperanto is surely an enormous waste of time!
Söylemek üzere olduğum şey kesinlikle seninle benim aramda.What I'm about to say is strictly between you and me.
Onun söylediği kesinlikle doğrudur.What he says is absolutely correct.
Lucy kesinlikle gelecek.Lucy will certainly come.
Başbakan Koizumi kesinlikle soğukkanlı bir insan değildir.Prime Minister Koizumi is certainly not a cold-blooded man.
Öğretmen kesinlikle kızacak.The teacher will get angry for sure.
O odada kesinlikle hiç mobilya yoktu.There was absolutely no furniture in that room.
Onun hakkında kesinlikle bir şey bilmiyorum.I know absolutely nothing about that.
O kesinlikle gelmiyor.He's definitely not coming.
O kesinlikle gelmeyecek.He's definitely not coming.
Kesinlikle onu tekrar yapmayacağım.I definitely won't do that again.
Onun masumiyetinden kesinlikle eminimI am sure of her innocence, without a shadow of a doubt.
O, kesinlikle kırk yaşın üzerindedir.She is certainly over forty.
İlgili Sayfalar