kesinlikle ile cümle

kesinlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kesinlikle bunu sana söyledim!I definitely told you that!
Kesinlikle bunu size söyledim!I definitely told you that!
Sen kesinlikle bir holigansın!You sure are a hooligan!
Tekrar geleceğinizi kesinlikle umuyorum.I sure hope you'll come again.
Kesinlikle korkacak hiçbir şeyin yok.You have absolutely nothing to fear.
Aşağı baktım ve kesinlikle söyleyecek hiçbir şeyim yoktu.I looked down and had absolutely nothing to say.
Kesinlikle bunu yapacağım.I'll certainly do this.
Kesinlikle bunun bir hayal olduğunu umuyorum.I sure hope this is a dream.
Onun kız kardeşi ve ben kesinlikle iyi arkadaş olacağız.His sister and I will certainly become good friends.
Beşimizin arasında, en fazla dil konuşabilen kişi kesinlikle odur.Among the five of us, he's surely the one who can speak the most languages.
"Tamam, tamam," dedi doktor. "Ben kesinlikle ona bir göz atacağım."Okay, okay," said the doctor. "I'll definitely take a look at her."
Bu kesinlikle en iyi yol.This is definitely the best way.
Kesinlikle zemini yalamamalısın.You must absolutely not lick the floor.
Onlar kesinlikle aynı yüze sahipler.They have exactly the same face.
Eğer daha çok çalışmazsan kesinlikle başarısız olursun.If you don't study harder, you'll definitely fail.
Sadece üç saat uyuduysan, kesinlikle sınavda iyi yapmayacaksın.If you’ve only slept for three hours, you certainly won’t do well in the exam.
Gölde kesinlikle yüzebilirsin fakat öyle yapmanın anlamı yok.You can certainly swim in the lake, but there is no sense in doing so.
Kesinlikle,kart oynamayı severim.Certainly, I like playing cards.
Hoşlanmadığım tüm erkeklerden, kocam kesinlikle tercih ettiğimdir.Of all the men that I dislike, my husband is certainly the one that I prefer.
CK kesinlikle Sony'ye gitmeli!CK should definitely go Sony!
Beni bir daha aldatırsan seni kesinlikle affetmeyeceğim.If you cheat on me again, I definitely won't forgive you.
Kesinlikle ondan nefret etmiyordu.She certainly did not hate him.
Ben senin cenazene kesinlikle gideceğim.I will definitely go to your funeral.
Kesinlikle cenazene katılacağım.I will definitely attend your funeral.
Sen kesinlikle artık çok aç olmalısın.You must certainly be very hungry now.
Kız arkadaşıma bunu kesinlikle söylememelisin.You absolutely must not tell my girlfriend about this!
O gün orada kesinlikle bir sürü mutsuz insan vardı.There sure were a lot of unhappy people there on that day.
Kesinlikle güzel bir bahçeniz var!You sure have a beautiful garden!
Kesinlikle hoş ahenkli bir sesin var.You sure have a nice singing voice!
O kesinlikle zeki biridir.He's definitely somebody clever.
Tom bu yaz kesinlikle Boston'u ziyaret edecek.Tom will visit Boston this summer for sure.
Tom kesinlikle çok geğirir.Tom sure does burp a lot.
Tom Fransa'da iken kesinlikle bir ya da iki sanat müzesini ziyaret etmeli.Tom should definitely visit an art museum or two while he's in France.
Tom kesinlikle otuzun üzerindedir.Tom is certainly over thirty.
Tom kesinlikle zamanında gelecek.Tom is certain to come on time.
Tom kesinlikle yarışı kaybedecek.Tom is bound to lose the race.
Tom çok bira içmez fakat kesinlikle çok şarap içer.Tom doesn't drink much beer, but he sure drinks a lot of wine.
Tom kesinlikle klavseni iyi çalar.Tom certainly plays the harpsichord well.
Tom kesinlikle iyi görünümlü.Tom certainly is good-looking.
Benim dün parkta gördüğüm kesinlikle Tom'du.It was definitely Tom that I saw yesterday in the park.
Tom bir sonraki hafta sonu kesinlikle Mary'yi ziyarete gitmeli.Tom should definitely go visit Mary next weekend.
Tom kesinlikle Mary'nin fikrini sormalıdır.Tom should definitely ask for Mary's opinion.
Tom kesinlikle Mary'den nefret ediyor.Tom absolutely detests Mary.
Bu kadın kesinlikle ne istediğini bilmediğini biliyor.This woman definitely knows that she doesn't know what she wants.
Kesinlikle benim bir ilgim yok.I have absolutely nothing to do.
Biri kesinlikle yalan söylüyor.Someone is definitely lying.
Onun kesinlikle düşmanları yoktur.She has absolutely no enemies.
Bunu kesinlikle yapacağım.I'll definitely do that.
Tom Mary'nin kesinlikle işi kabul etmeyeceğini söylüyor.Tom says that Mary definitely won't accept the job.
Tom Mary'nin kesinlikle evlenmek istemediğini söylüyor.Tom says that Mary definitely doesn't want to be married.
Tom kesinlikle gerekli olduğunda yemin ettiğini söylüyor.Tom says that he only swears when it is absolutely necessary.
Tom kesinlikle bir saat için 300 dolardan daha aşağısına çalışmaz.Tom definitely won't work for less than $300 an hour.
Tom kesinlikle bir doktor olmak istiyor.Tom definitely wants to become a doctor.
Tom kesinlikle onun doğru olduğunu düşünüyor.Tom definitely thinks it's true.
Tom kesinlikle sınıftaki bütün kızların onun yakışıklı olduğunu düşündüğünü düşünüyor.Tom definitely thinks all the girls in the class think he's handsome.
Tom kesinlikle ölüm cezası almalıydı.Tom definitely should have gotten the death sentence.
Tom kesinlikle Mary ile ilgileniyor gibi görünüyor.Tom definitely seems to be interested in Mary.
Tom kendi yeteneğini kesinlikle abarttı.Tom definitely overestimates his own ability.
Tom kesinlikle biraz daha sosyal olmalı.Tom definitely needs to be a bit more sociable.
Tom kesinlikle söylediğini demek istedi.Tom definitely meant what he said.
İlgili Sayfalar