Ana içeriğe geç
Sözlük

kesin ile cümle

kesin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lucy kesinlikle gelecek.Lucy will certainly come.
Başbakan Koizumi kesinlikle soğukkanlı bir insan değildir.Prime Minister Koizumi is certainly not a cold-blooded man.
Öğretmen kesinlikle kızacak.The teacher will get angry for sure.
O odada kesinlikle hiç mobilya yoktu.There was absolutely no furniture in that room.
Onun hakkında kesinlikle bir şey bilmiyorum.I know absolutely nothing about that.
O kesinlikle gelmiyor.He's definitely not coming.
O kesinlikle gelmeyecek.He's definitely not coming.
Kesinlikle onu tekrar yapmayacağım.I definitely won't do that again.
Onun masumiyetinden kesinlikle eminimI am sure of her innocence, without a shadow of a doubt.
O, kesinlikle kırk yaşın üzerindedir.She is certainly over forty.
Kesinlikle bunu sana söyledim!I definitely told you that!
Kesinlikle bunu size söyledim!I definitely told you that!
Kesin bir dille reddettim.I categorically refused.
Kesin bir şekilde reddettim.I categorically refused.
Sen kesinlikle bir holigansın!You sure are a hooligan!
Sen kesin bir holigansın!You sure are a hooligan!
Tekrar geleceğinizi kesinlikle umuyorum.I sure hope you'll come again.
Kesinlikle korkacak hiçbir şeyin yok.You have absolutely nothing to fear.
Aşağı baktım ve kesinlikle söyleyecek hiçbir şeyim yoktu.I looked down and had absolutely nothing to say.
Kesintisiz uçuşlar neredeyse her zaman daha pahalıdır.Nonstop flights are almost always more expensive.
Kesintiden sonra tekrar okumaya döndüm ama nerede bıraktığımı unuttum.After the interruption I went back to my reading but forgot where I'd left off.
İhtiyacınız olan tek şey cehalet ve güven ve başarı kesindir.All you need is ignorance and confidence and the success is sure.
Kesinlikle bunu yapacağım.I'll certainly do this.
Bankerin maaş kesintisi geçiciydi, kalıcı değil.The banker's pay cut was temporary, not permanent.
Kesinlikle bunun bir hayal olduğunu umuyorum.I sure hope this is a dream.
Hatta bilim kesin bir bilim değildir.Even science is not an exact science.
Ölüm kesin, sadece zaman kesin değil.Death is certain, only the time is not certain.
Onun kız kardeşi ve ben kesinlikle iyi arkadaş olacağız.His sister and I will certainly become good friends.
Beşimizin arasında, en fazla dil konuşabilen kişi kesinlikle odur.Among the five of us, he's surely the one who can speak the most languages.
"Tamam, tamam," dedi doktor. "Ben kesinlikle ona bir göz atacağım."Okay, okay," said the doctor. "I'll definitely take a look at her."
Bu kesinlikle en iyi yol.This is definitely the best way.
Kesinlikle zemini yalamamalısın.You must absolutely not lick the floor.
Ona kesin kazanacağını söylediler.They told him he was sure to win.
Jefferson eğitimin değerine kesin olarak inanıyordu.Jefferson believed firmly in the value of education.
Onlar kesinlikle aynı yüze sahipler.They have exactly the same face.
Eğer daha çok çalışmazsan kesinlikle başarısız olursun.If you don't study harder, you'll definitely fail.
Vali meselesinin kesintisiz görüntüleri internette ortaya çıktı.Uncut footage of the governor's affair has surfaced on the Internet.
Sadece üç saat uyuduysan, kesinlikle sınavda iyi yapmayacaksın.If you’ve only slept for three hours, you certainly won’t do well in the exam.
Gölde kesinlikle yüzebilirsin fakat öyle yapmanın anlamı yok.You can certainly swim in the lake, but there is no sense in doing so.
Kesinlikle,kart oynamayı severim.Certainly, I like playing cards.
Patlıcanları yıkayın ve onların uçlarını kesin.Wash eggplants and cut their endings.
Kesin olarak bilmiyorum.I don't know for sure.
Hoşlanmadığım tüm erkeklerden, kocam kesinlikle tercih ettiğimdir.Of all the men that I dislike, my husband is certainly the one that I prefer.
CK kesinlikle Sony'ye gitmeli!CK should definitely go Sony!
Beni bir daha aldatırsan seni kesinlikle affetmeyeceğim.If you cheat on me again, I definitely won't forgive you.
Kesinlikle ondan nefret etmiyordu.She certainly did not hate him.
Ben senin cenazene kesinlikle gideceğim.I will definitely go to your funeral.
Kesinlikle cenazene katılacağım.I will definitely attend your funeral.
Sen kesinlikle artık çok aç olmalısın.You must certainly be very hungry now.
Kız arkadaşıma bunu kesinlikle söylememelisin.You absolutely must not tell my girlfriend about this!
O gün orada kesinlikle bir sürü mutsuz insan vardı.There sure were a lot of unhappy people there on that day.
Kesinlikle güzel bir bahçeniz var!You sure have a beautiful garden!
Kesinlikle hoş ahenkli bir sesin var.You sure have a nice singing voice!
O kesinlikle zeki biridir.He's definitely somebody clever.
Onun ne zaman döneceğini kesin olarak bilmiyorum.I don't know for certain when he'll come back.
"Kesinti" sözü bir hakarettir.The word "outage" is an outrage.
Bir elektrik kesintisi vardı.There's been a power cut.
Tom bu yaz kesinlikle Boston'u ziyaret edecek.Tom will visit Boston this summer for sure.
Tom kesinlikle çok geğirir.Tom sure does burp a lot.
Tom Fransa'da iken kesinlikle bir ya da iki sanat müzesini ziyaret etmeli.Tom should definitely visit an art museum or two while he's in France.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod