Tom kesinlikle otuzun üzerindedir.Tom is certainly over thirty.
Tom kesinlikle zamanında gelecek.Tom is certain to come on time.
Tom kesinlikle yarışı kaybedecek.Tom is bound to lose the race.
Tom çok bira içmez fakat kesinlikle çok şarap içer.Tom doesn't drink much beer, but he sure drinks a lot of wine.
Tom, hangi yola gideceğini kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain which road to take.
Tom nereye gitmesi gerektiğini kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain where he should go.
Tom saat kaçta varması gerektiğini kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain what time he should arrive.
Tom yeni bilgisayarın ne kadara mal olacağını kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain how much the new computer would cost.
Tom kesinlikle klavseni iyi çalar.Tom certainly plays the harpsichord well.
Tom kesinlikle iyi görünümlü.Tom certainly is good-looking.
Benim dün parkta gördüğüm kesinlikle Tom'du.It was definitely Tom that I saw yesterday in the park.
Tom bir sonraki hafta sonu kesinlikle Mary'yi ziyarete gitmeli.Tom should definitely go visit Mary next weekend.
Tom kesinlikle Mary'nin fikrini sormalıdır.Tom should definitely ask for Mary's opinion.
Tom Mary'nin erkek arkadaşının kim olduğunu kesin olarak bilmiyor.Tom doesn't know for certain who Mary's boyfriend is.
Tom Mary'nin ne zaman geleceğini kesin olarak bilmiyor.Tom doesn't know for certain when Mary will come.
Tom Mary'nin ne zaman varacağını kesin olarak bilmiyor.Tom doesn't know for certain when Mary will arrive.
Tom Mary'nin ne yapacağını kesin olarak bilmiyor.Tom doesn't know for certain what Mary is going to do.
Tom Mary'nin ne zaman geleceğini kesin olarak bilmiyordu.Tom didn't know for certain when Mary was going to arrive.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını kesin olarak söyleyemiyor.Tom can't say for sure where Mary lives.
Tom Mary'nin ne zaman varacağını kesin olarak söyleyemiyor.Tom can't say for sure when Mary will arrive.
Tom Mary'nin kaç kez Boston'da bulunduğunu kesin olarak söyleyemez.Tom can't say for sure how many times Mary has been to Boston.
Tom kesinlikle Mary'den nefret ediyor.Tom absolutely detests Mary.
Sanırım Tom gelecek ama kesin söylemek zor.I think Tom will come, but it's hard to say for sure.
Bu kadın kesinlikle ne istediğini bilmediğini biliyor.This woman definitely knows that she doesn't know what she wants.
Kesinlikle benim bir ilgim yok.I have absolutely nothing to do.
Biri kesinlikle yalan söylüyor.Someone is definitely lying.
Ölçümde kesinlik önemlidir.Precision in measurement is important.
Onun kesinlikle düşmanları yoktur.She has absolutely no enemies.
Bunu kesinlikle yapacağım.I'll definitely do that.
Tom Mary'nin kesinlikle işi kabul etmeyeceğini söylüyor.Tom says that Mary definitely won't accept the job.
Tom Mary'nin kesinlikle evlenmek istemediğini söylüyor.Tom says that Mary definitely doesn't want to be married.
Tom kesinlikle gerekli olduğunda yemin ettiğini söylüyor.Tom says that he only swears when it is absolutely necessary.
Tom kesinlikle bir saat için 300 dolardan daha aşağısına çalışmaz.Tom definitely won't work for less than $300 an hour.
Tom kesinlikle bir doktor olmak istiyor.Tom definitely wants to become a doctor.
Tom kesinlikle onun doğru olduğunu düşünüyor.Tom definitely thinks it's true.
Tom kesinlikle sınıftaki bütün kızların onun yakışıklı olduğunu düşündüğünü düşünüyor.Tom definitely thinks all the girls in the class think he's handsome.
Tom kesinlikle ölüm cezası almalıydı.Tom definitely should have gotten the death sentence.
Tom kesinlikle Mary ile ilgileniyor gibi görünüyor.Tom definitely seems to be interested in Mary.
Tom kendi yeteneğini kesinlikle abarttı.Tom definitely overestimates his own ability.
Tom kesinlikle biraz daha sosyal olmalı.Tom definitely needs to be a bit more sociable.
Tom kesinlikle söylediğini demek istedi.Tom definitely meant what he said.
Tom kesinlikle Mary'den daha genç görünüyor.Tom definitely looks younger than Mary.
Tom onu yapmaması gerektiğini kesinlikle biliyor.Tom definitely knows that he shouldn't be doing that.
Tom onu yapmaması gerektiğini kesinlikle bilir.Tom definitely knows that he shouldn't be doing that.
Tom bir ata nasıl bineceğini kesinlikle biliyor.Tom definitely knows how to ride a horse.
Tom kesinlikle görevini biliyor.Tom definitely knows his stuff.
Tom'un liderimiz olmak için kesinlikle güveni var.Tom definitely has the confidence to be our leader.
Tom kesinlikle patron olma kabiliyetine sahip.Tom definitely has the ability to be the boss.
Tom kesinlikle bizim desteğimize sahip.Tom definitely has our support.
Tom kesinlikle bu şirketin kontrolüne sahip.Tom definitely has control of this company.
Tom bizim şirkette kesinlikle bir geleceğe sahip.Tom definitely has a future in our company.
Tom'un en büyük oğluyla kesinlikle sorunları var.Tom definitely had problems with his oldest son.
Tom'un kesinlikle en büyük oğluyla ilgili sorunları vardı.Tom definitely had problems with his oldest son.
Tom'un işi yaptırmak için kesinlikle yeterli zamanı var.Tom definitely had enough time to get the job done.
Tom'a kesinlikle haksız muamele gördü.Tom definitely got a raw deal.
Tom kesinlikle Mary'nin kazandığından daha çok para kazanır.Tom definitely earns more money than Mary does.
Tom kesinlikle sınıf başkanı olmak istemiyor.Tom definitely doesn't want to be class president.
Tom çocuk hırsızlarının onu nereye götürdüğünü kesin olarak söyleyemedi.Tom couldn't say for sure where the kidnappers had taken him.
Tom ne zaman geri döndüğünü kesin olarak söyleyemedi.Tom couldn't say for sure when he'd come back.
Mary John'la buluşmak için çıksa, Tom kesinlikle memnun olmaz.Tom certainly wouldn't be pleased if Mary went out on a date with John.