18 Haziran'da Prusyalı süvariler mağlup Fransızları takip ederek zaferi kesinleştirdiler.On 19 January the Prussians attacked and decisively defeated the French forces.
Sarıgöl İlçesinin ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir.Consequently, it is not known with certainty when the Fossatum was constructed.
Elektrik kesintisi yüzünden oylama sırasında Hollanda derecesini etkiliyor gibi görünüyordu.The power failure seemed to affect the Netherlands score during the voting.
Aşağıseyit’in tarihiyle ilgili kesin bir bilgi yoktur.No one knows the secrets of the Shivalingam.
‘Korkma!’ dedik, ‘üstün gelecek olan, kesinlikle sensin.’They said: "Fear not!
Maranzano'nun kendisini öldüreceğine kesin şekilde emin olan Luciano, önce davranmaya karar verdi.Convinced that Maranzano planned to murder them, Luciano decided to act first.
Doğruluk ve kesinlik arasındaki farkı anlatmak için bir hedef benzetmesi yapılabilir.May discusses the difference between affirmation and acceptance.
Kesin sayı, bestecinin kendisince dahi bilinmiyor.The exact number is unknown even to the Congolese government.
Grip salgınlarının mevsimsel yapısının ardındaki kesin mekanizma bilinmemektedir.The exact mechanism behind the seasonal nature of influenza outbreaks is unknown.
Hesap döneminin uzatılmasına ilişkin anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.The starting point for counting is arbitrary.
Papaz Efendinin bu kiliselerden hangisinde ikamet ettiği kesin bilinmemektedir.Није познато у којем је од ова два града стари краљ био заробљен.
Mahallenin tarihi kesin olarak bilinmemektedir ama 600 yıllık olduğu tahmin edilmektedir.The exact date of its foundation is unknown, but it is believed to have been around 1640.
1667'den sonra İstanbul'da ölmüştür, kesin ölüm tarihi bilinmiyor.He died in London in 1642; the exact date is unknown.
Mogadişu’nun kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemektedir.Mozart's authorship therefore remains uncertain.
Bunlardan birisi olacağı kesin.This could be one of them.
Kesintili de olsa toplam 16 yıl cezaevinde yattı.The total sentence amounted to 16 years in jail.
İslam dini bu tür yaklaşımları kesin olarak yasaklamıştır.The Swiss Constitution prohibits any behaviour of this nature.
Öyleyse İncil kesinlikle doğrudur.The Bible is clear.
Ama bu bilgi hiçbir zaman kesinliğe ulaşmadı.This information, however, was never proved to be true.
Dünya, iyiler ve kötüler olarak kesinlikle ikiye ayrılmıştır.The 4 people were divided by good and evil.
Yapılan savaşların zaferlerinin sahiplerinin kesinliği hakkında bir bilgi yoktur.The identity of the wrestlers is not known.
Kesin sonuçlu Alman karşı taarruzları 20 Eylül'de başlatıldı.The final offensive on the German capital began on April 20.
Hakkında herhangi bir yazı ve kesin bilgi yoktur.There is no sense or intelligence about it.
Bunlar kesinlikle ölmüyor ama yaşarken çürüyor.”He is not here, but is risen".
Kelhasan köyünün kesin olmamakla birlikte 400 yılı aşkın bir geçmişi bulunmaktadır.When he returns to his home village, his absence turns out to have been 400 years.
Kesinlikle mezhep veya tarikat değildir.Tight deadlines or no deadlines.
Tedavisi için Almanya'ya geri döndü ve fakat doktorlar ona kesin öleceğini söyler.Eventually she returned to Italy, even though the doctor told her not to.
1942-1943 kışında, Kızıl Ordu Stalingrad Savaşı'nı kesin bir biçimde kazanmıştı.At the Battle of Stalingrad in 1942–43, the Red Army inflicted a crushing defeat on the German army.
Ancak her nasılsa kesin bir kanıt elde edememişlerdi.There was no conclusive proof either way.
Coğrafi bölgelerin kesin sınırları olmadığından bunlar geçiş bölgeleriyle çevrilidir.And such districts do not necessarily share boundaries.
Önceleri ise bu konuda kesin bir yargısı olmadığını söylüyordu.If this really happened, it means that I am not a good judge of character.
Yayını kesin" diyerek durdurttu."Live TV to Stop Broadcasting".
Özel sürüm 'Splash' başlatılabilmişti, ama bu kesinlikle sınırlı bir sürümdü.A special edition "Splash" was available at launch, though this was a strictly limited edition.
Ancak burada yaşayan Gürcüler tamamen göç ettirildi ve bugünkü nüfusu kesin olarak bilinmemektedir.Hares are present but the exact size of the population is unknown.
"Suruç'taki bombacının kimliği kesinleşti"."Suruç'u Kana Bulayan Bombacının da Emniyette Kaydı Varmış!".
1509 yılında öldüğü düşünülse de bu tarih kesin değildir.When he died in Rome in 1509 this investment was uncovered.
Gerekli panzehir uygulanmadığı zaman ölüm kesindir.If left untreated death will follow.
Bunun yanında daha az ciddi seviyedeki hastalar için kesin bir bulgu yoktur.There is no clear evidence for those with less severe cases.
Kesinlikle hiçbir ilişkisinin olmadığını söylediler .They proved to be not related.
3 Haziran 2008'de Demokratik Parti'nin ön seçimlerini kazandığı kesinleşti.He narrowly won the June 3, 2008 Republican primary.
Ancak geçmişi hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Other than this his past is unknown.
"Bulgaristan: 2015 Eurovision tarihinde henüz kesin bir karara ulaşamadı". esctoday.com."Bulgaria: No final decision on Eurovision 2015 yet". esctoday.com.
Bir tapınak olarak işlev gördüğü kesindir.The monument was designed to resemble a temple.
Bir ölçüm sistemi hem doğru hem de kesinse, ona geçerli denir.A measurement system is considered valid if it is both accurate and precise.
Kesin olmamakla birlikte en yakın tarih 1875 li yıllardır.The date of construction is unclear, but 1870 is the likeliest date.
Halen bu düşüncede Yahudi olup olmadığı kesin değildir.Can they, somehow remain Jewish?
O bana dedi ki bu şeytan müziği kesinlikle benim çöküşümü getirecekmiş."I said, "Let the devil do his worst."
Descartes düşündüğü için varoluşunun kesin olduğu kanısına varır.Descartes concludes that he can be certain that he exists because he thinks.
Alkolmetre sarhol birinde kesinlikle yanılmıyor.There is no alkalinity downstream of Huling Branch.
Fakat NASA'nın bütçe kesintileri nedeniyle bu ortaklıktan dönüldü.This was removed from service with the formation of NPAS, due to budget cuts.
Ezan sesi duyduğunda ise, davul çalma işine kesinlikle ara verirdi.When another reciter was performing, he would listen intently with his bowed.
Çok kesin ve çizgileri belirlenmiş bir üsluba sahip değildir.They are a pale straw color and have no clearly defined melting point.
Ama kesinlikle ikisini bir arada değil!Yeah, we're definitely both.
Bazı metinler, tanrıların boyu ve göz rengi de dahil olmak üzere kesin betimlemeler verir.Some texts give precise descriptions of particular deities, including their height and eye color.
Fakat bu kesinlikle tavsiye edilmez.This is not generally recommended.
Bundan dolayı kesinlikle ağaç kesmek ve yakmak yasaktır.Killing animals and felling trees were banned.
Yaptıkları analizler sonucunda ise kesinlikle Türk sınırını ihlâl etmediklerini iddia etti.In the Chicago speech, he went as far as denying the existence of race.
Bu oyunun çıkış tarihi henüz kesinleşmemiştir.The release date of the game is yet to be announced.
Ama Emin'e kesin cevap verebilmek için bir müddet beklemesi bildirdi.Khan asked for a time to give an answer.
Fakat bu görüşlerin hiçbiri kesinlik derecesine sahip değildir.But none of these definitional elements is one-dimensional.