Batı kesiminde evler bulunur.Im westlichen Gebäude befinden sich Stallungen.
Kampanya özellikle Azerbaycan'da toplumun her kesiminden büyük bir tepki görmüştür.Homosexualität ist in Aserbaidschan in großen Teilen der Gesellschaft tabuisiert.
Bu kesimin yaklaşık dörtte üçü de Titanic faciasında hayatını kaybetmiştir.Etwa ein Drittel seines Areals ist durch Abschwemmung des Derwent verloren gegangen.
Latinler, İtalya'nın orta kesiminde yaşamış eski bir halk.Die Sidiciner waren in der Antike ein kleiner mittelitalienischer Volksstamm.
Ömrünün kalan kesimini eğitime ve deneyimlerini paylaşmaya adadı.Kurze Darstellung seines Lebens und seiner Lehre.
Her kesim bir veya daha fazla şehir ve/veya bir veya daha fazla kırsal yerleşime sahip olabilir.Jeder Kreis enthält eine oder mehrere Städte und eine oder mehrere Gemeinden (Gd).
Bu kesimde ulaşılan en ileri noktadır.NN der tiefste Punkt erreicht.
Coğrafi konum olarak Altay Cumhuriyetinin güney kesimidir.Historisch entspricht die Lage dem Süden der Königstadt.
Sıcak günlerde sıklıkla olmasa da dağların yüksek kesimlerine kar yağmaktadır.Am Berg Pulag fällt in den kalten Jahreszeiten gelegentlich sogar Schnee.
Ağaç kesiminden dolayı orman yok oldu.La forêt a disparu à cause de l'abattage en masse des arbres.
Darband-ı Kilrekht ile Mukhammedkhan arasında Murghab, Band-ı Türkistan'ın batı kesimini geçmektedir.Entre Darband-i Kilrekht et Mukhammedkhan, le Murghab traverse la partie occidentale du Band-i Turkestan.
Asker çocuğu olarak büyüdü, Kanada'nın farklı kesimlerinde bulundu.En tant que fille de militaire, elle grandit dans différentes villes du Canada.
Thomas baharda döndüğünde, Blakernai kesimine odaklanmaya karar verdi.Quand Thomas revient lors du printemps, il décide de concentrer son attaque dans le secteur des Blachernes.
Ancak bazı kesimler bunun tersini iddia etmektedir.Toutefois, certaines fatwas affirment le contraire.
(Daha önce bahsi geçtiği gibi iç kesimlere taşındı).S'ensuit alors une conversation semblable à celle qu'ils avaient autrefois.
Japonya'nın yüksek kesimlerinde görülür.Le destin du Japon est en jeu.
En ünlü kültürleme bitkisi Etiyopya’nın yüksek kesimlerinde yetiştirilen kahvedir.La plus célèbre culture domestiquée sur les plateaux d'Éthiopie est le café.
Ancak şehrin iç kesimleri 2 Eylül 1864 tarihine kadar düşmedi.La ville ne tombe cependant aux mains des nordistes que le 2 septembre 1864.
Vali ile tartışmasının ardından Michonne, Andrea'ya kıyı kesimine gitme planlarından bahseder.Après leur confrontation, Michonne raconte à Andrea son idée de migrer vers la côte.
Tüm kesimleri bölünmüş yoldur.Tous les ordres sont mixtes.
Bazı kesimlerde tasarım hakkında tartışmalar olduysa da, satışlar oldukça arttı.Malgré ces nombreuses tentatives marketing, les ventes connaissent une baisse considérable.
Bu sadece bazı kesimler tarafından düşünülmektedir.Il est évoqué seulement par allusions.
Bu kesimde ulaşılan en ileri noktadır.Ce dernier taux est le maximum atteint.
Kaba kesimin amacı en iyi sahneyi seçmek ve düzenlemektir.Le but de cette étape est de sélectionner et d'ordonner les meilleures prises.
Kuzey ve güney kesimlerinde dağların 2000 metre yüksekliğine kadar ormanlar görülür.Au nord et au sud se trouvent des collines jusqu'à 600 m d'altitude.
Yapılan bir ankette 52%'lik kesim isim değişikliğini olumlu bulurken 48% ise karşı çıkmıştı.La conscription fut rejetée de justesse par un score de 48 % pour et 52 % contre.
Türki dillerin konuşurlarının %40 civarında bir kesimi Türkiye Türkçesi konuşmaktadır.Environ 40 % des locuteurs natifs de langues turques sont des locuteurs natifs turcs.
Toplantı sonrası yaptığı basın açıklaması sosyal medya Twitter'da bazı kesimin tepkisini toplamıştır.Quelques heures plus tard, il s'excuse sur le réseau social Twitter.
Bayır bölgesi ise Türkmen Dağları'nın olduğu iç kesimi kapsamaktadır.Sa zone d'élevage se limite aux montagnes de l'est de la Turquie.
Denize etkisi iç kesimlere kadar sokulabilmektedir.L'effet de la marée se ressent jusqu'aux chutes.
Şehir ve köy kesimi.Donjon et clocher de la ville.
Demir çağı boyunca kıyı kesimlerin dış taraflarında Sami ve Norse halkı yaşamıştır.La Nouvelle-Zélande a eu dès la première heure des relations maritimes internationales et côtières.
Yüksek kesimlerde yer yer sık ormanlara rastlanmaktadır.On y rencontre des forêts claires par endroits.
Ayrıca Asya'nın kuzey kesimlerinde de yaşamaktadırlar.De même pour les Coupes d’Asie suivantes.
İlçede kar dağlık yüksek kesimlere düşmektedir.La neige est pourtant facilement accessible dans les montagnes alentour.
Protestolara birçok kesim katılmıştır.Le blocage provoque de nombreuses protestations.
Interstate 25 (I-25), Amerika Birleşik Devletleri'nin orta batı kesiminde bulunan bir Interstate karayoludur.L'Interstate 25 (I-25) est une autoroute inter-États située dans l'ouest des États-Unis d'Amérique.
Cephenin sol kesiminin 19. Alay’la takviye edilip tutulması olanağı yoktur.Dans le coin supérieur droit, elle porte l'inscription 19.
Kümeler genellikle 8'er kesimden oluşur.Étamines souvent réduites à 8.
Yarımkürenin ılıman kesimlerinde, kış 21 Aralık'tan 21 Mart'a kadar sürer.Ainsi, dans l'hémisphère nord, l'hiver astronomique va, environ, du 21 décembre au 20 mars.
Chiapas'ın kuzey kesimindeki paramiliter gruplar silahsızlandırılmalıdır.Le commandement des korobokuru du nord est détruit.
Cotswolds, İngiltere'nin güney orta kesiminde yükselen tepeler içeren bir coğrafi bölgedir.Les Cotswolds sont une chaîne de collines du sud-ouest de l'Angleterre.
Kesimler bir araya gelerek izleri oluşturur. (bkz. iz-kafa-kesim)Buscando huellas, (Avec.
Bu kesim Müslüman nüfusun %1'i kadardır.Les musulmans représentent moins de 1 % de la population.
Avustralya'nın iç kesimlerinde Çöl iklimi görülebilmektedir.Mais il est notable que le cristal se développe dans le désert australien par exemple.
Kışın genellikle daha alçak kesimlere doğru göç eder.En hiver, il descend généralement à plus basse altitude.
Aksu aşağı kesiminde düzlüklerde akar.Pierrot meurt au baisser de rideau.
Ovalık kesimlerde sığır, yaylalarda ise koyun beslenir.Les vaches nourrissent bien leur veau et vêlent sans difficultés.
Köyün Farklı kesimlerine yapılan Alabalık tesisleri köyün ekonomisine katkı sağlamaktadır.De nombreux artisans, dans différents corps de métiers, participent à la vie économique du village.
Yapının kazılarla ortaya çıkarılan bölümü güney kesimde 100 metrelik bir alanı kaplamaktadır.Un seul bâtiment de dépendance est conservé : la porcherie située à une centaine de mètres au sud.
Nüfusunun yaklaşık %90'lık kesimini Kürtler oluşturmaktadır.Ce procédé économise près de 90 % de la bande passante.
Köyün bağlık kesimleri tamamen bağ özelliğini kaybetmiştir.Le quartier a perdu son homogénéité.
Avrupa'nın ılıman kesimlerinde kuzey Asya'da yerleşik olarak yaşar.Il situe sans raison l'Europe en position centrale du monde.
İlçenin bulunduğu kesimler, geniş yayla özelliği gösterir.Les lianes qui l'entourent lui donnent toute sa spécificité.
Kendi doğum gününde hayvan kesimini yasakladı.La loi interdit l'abandon de son animal domestique.
Halkın %20'si kırsal kesimde, %80'i kentsel kesimde yaşar.Le territoire communal est principalement rural, à 80 %.
Aniston'nın saç kesimi "The Rachel" diye adlandırılıp dünyanın her yerinde taklit edildi.El peinado de Aniston fue apodado "The Rachel" y se copió en todo el mundo.
Andhra Pradeş, Hindistan'ın güneydoğu kesiminde eyalet.Andhra Pradesh, estado del sur de la India.
Şarabın ülkenin birçok kesiminde yaygın olmasına rağmen Almanya'nın millî içkisi bira olarak bilinmektedir.Aunque el vino es cada vez más popular en muchas partes de Alemania, la bebida nacional es la cerveza.
Bu kesim genelde İsrail İşçi Partisini ve laik bir ülke anlayışını destekler .Son en gran parte partidarios del Partido Laborista Israelí y de un estado sionista laico.