Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Chystá se ukrojit konec šunky a vyhodit ho, přitom se dívá na ten kousek šunky a říká si,
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Empieza a quitar la cola del jamón para tirarla, y mira ese trozo de jamón, y se pregunta,
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Hun skal til at skære enden af skinken og smide den væk, da hun ser på den og tænker
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,햄 끄트머리를 뚝 잘라서 버리는 겁니다. 그리고 버린 끄트머리를 바라보며 생각하죠.
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Levágja a sonka végét, hogy eldobja, lenéz erre a sonkadarabra, és arra gondol:
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Odcina piętkę i zamierza ją wyrzucić, ale patrzy na kawałek i myśli sobie,
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Odreže zadnji konec šunke in ko ga že hoče vreči v smeti, nenadoma dobi preblisk:
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Taglia il gambuccio del prosciutto e lo butta via. poi guarda quel pezzo di prosciutto e dice,
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Ze snijdt het eind van de ham af en wil het weggooien. Ze kijkt naar het stuk ham en bedenkt:
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Είναι έτοιμη να κόψει τα πισινά και να τα πετάξει, όμως κοιτάζει το χοιρομέρι και λέει μέσα της:
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Вона збирається відрізати задню частинку шинки і викинути її, дивиться на той шматочок і думає,
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Она собирается отрезать попку от окорока и выкинуть её и она смотрит на этот кусок ветчины и, типа:
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,Отива да отреже бута от шунката и да го изхвърли, поглежда бута шунка и си казва:
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,והיא ניגשת לחתוך את קצה הצלי ולזרוק אותו והיא מסתכלת על חתיכת הבשר וחושבת
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,فإنها تقطع مؤخرة قطعة اللحم وترميها بعيدا , وتنظر إلي هذه القطعة من اللحم مفكرة ,
Domuzun budunu keser ve çöpe atar, ve o buda bakar ve şöyle der,捨てようとしたその端を見て 「すごく美味しそうなのになぜ捨てるんだろう?」
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Az igazmondó ajak megáll mind örökké; a hazugságnak pedig nyelve egy szempillantásig.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Cine vorbeşte în chip uşuratic, răneşte ca străpungerea unei săbii, dar limba înţelepţilor aduce vindecare. -
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Há palrador cujas palavras ferem como espada; porém a língua dos sábios traz saúde.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Hay quienes hablan como dando estocadas de espada, pero la lengua de los sabios es medicina
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.혹은 칼로 찌름같이 함부로 말하거니와 지혜로운 자의 혀는 양약 같으니라
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Lời vô độ đâm xoi khác nào gươm; Nhưng lưỡi người khôn ngoan vốn là thuốc hay.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Lời vô_độ đâm xoi khác_nào gươm ; Nhưng lưỡi người khôn_ngoan vốn là thuốc hay .
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Mangens Snak er som Sværdhug, de vises Tunge læger.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Mången talar i obetänksamhet ord som stinga likasom svärd, men de visas tunga är en läkedom.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Mange taler tankeløse ord, som stikker likesom sverd; men de vises tunge er lægedom.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Moni viskoo sanoja kuin miekanpistoja, mutta viisasten kieli on lääke.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Nekateri blebeta kakor meč, ki prebada, modrih jezik pa je kakor zdravilo.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Někdo vynáší řeči podobné meči probodujícímu, ale jazyk moudrých jest lékařství.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Niekto hovorí nerozvážlive, jako keby bodal mečom; ale jazyk múdrych je hotovým liekom.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Tel, qui parle légèrement, blesse comme un glaive; Mais la langue des sages apporte la guérison.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.V'è chi parla senza riflettere: trafigge come una spada; ma la lingua dei saggi risana
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Wer unvorsichtig herausfährt, sticht wie ein Schwert; aber die Zunge der Weisen ist heilsam.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Znajdzie takowego, co mówi słowa jako miecz przerażające; ale język mądrych jest lekarstwem.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Ο φλυαρος ειναι ως τραυματα μαχαιρας η δε γλωσσα των σοφων, ιασις.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Иной пустослов уязвляет как мечом, а язык мудрых – врачует.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.Намират се такива, чието несмислено говорене пронизва като нож, А езикът на мъдрите докарва здраве,
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.יש בוטה כמדקרות חרב ולשון חכמים מרפא׃
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.يوجد من يهذر مثل طعن السيف. اما لسان الحكماء فشفاء.
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.說 話 浮 躁 的 、 如 刀 刺 人 . 智 慧 人 的 舌 頭 、 卻 為 醫 人 的 良 藥
Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, Bilgelerin diliyse şifa verir.說話 浮躁 的 、 如刀 刺人 . 智慧 人 的 舌頭 、 卻為醫 人 的 良藥
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.만약 그 무능한 군의관들 중 하나가 저에게 치료를 중단하라고 말했다면 아마 바로 그 자리에서 그 사람의 목을 찔렀을 것입니다.
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.אם אחד מקציני הרפואה האפסים האלה היה אומר לי להפסיק לטפל, הייתי חותך לו במקום את הגרון.
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.لو أن أحد هؤلاء من الفريق الطبي المبتدئ أخبرني ان أوقف هذه المعاملة , لكنت قد ذبحته في مكانه .
Eğer o beceriksiz sağlıkçılardan biri bana işlemi durdurmamı söyleseydi, oracıkta boğazını keserdim.そいつの喉元をかき切っただろう
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?Apa yang mereka katakan ketika menebang pohon palem terakhir?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?Ce ziceau în timp ce tăiau ultimul palmier?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?Co mówili ścinając ostatnią palmę?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?Cosa pensavano quando hanno tagliato l'ultima palma?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?Họ đã nói gì khi chặt cây cọ cuối cùng?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?그들이 마지막 남은 야자 나무를 자를 때 무슨 말을 했을까?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?¿Qué dijeron mientras cortaban la última palmera?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?Was haben sie gesagt, als sie die letzte Palme gefällt haben?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?Τι είπαν καθώς έκοβαν τον τελευταίο φοίνικα;
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?З якої причини вони рубали останню пальму?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?Какво са казали, когато са отсичали последната палма?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?О чём они думали, когда рубили последнюю пальму?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?מה הם אמרו כשכרתו את עץ הדקל האחרון?
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?ما الذي كانوا يفكرون فيه وهم يقتلعون اخر شجرة نخيل؟
En son palmiye ağacını keserken ne düşündüler?彼らは自分達のしていることが見えなかったのか?