kervan ile cümle
kervan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bir yanlışlık olarak çoğunlukla bu kervansaraylar daha sonra bedesten olarak adlandırılmışlardır.Muitas pessoas, erroneamente, chamam este objeto de grolla.
Camii'nin yanında bir Kervansaray ve bir Halveti Tekkesi bulunmaktadır.A delegação trás vasos e um camelo.
Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.Eles então acabam em uma estrada deserta perto de um caminhão.
Onu bir kervansarayda kıstırırlar.Ele acaba encerrando-os em um celeiro.
Nur Moray: Bateri ("Kervan Taksim" parçasında.)Chris Mars - bateria (guitarra em "Hootenanny").
Kervana 12.000 köle eşlik ediyordu ve saf altını 500 kişi taşıyordu.Ia a naveta completamente carregada e levava 500.000 ducados em dinheiro.
Ülke, Asya ile Avrupa arasındaki kervan yolunda kurulmuştu.É estabelecida a Rota da seda entre a Europa e a Ásia.
Bunun için kervanlar sıklıkla ticaret yapmaktadırlar.Er wordt dan vaak handel in gedreven.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Zulke bezoekers zijn nu eens vreemde hovelingen, dan weer handelaars.
Bu kervansarayın restorasyonu tamamlanmış olup günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.Dit volledig gerenoveerde kasteel doet nu dienst als hotel.
19. yüzyılda kervansaray olarak da kullanılmıştır.In de loop van de 19e eeuw werd ze ook als korenmolen gebruikt.
Daha sonra buraya bir kervansaray yaptırmış.Later werd hier een speeltuin aangelegd.
1 tanesi kervancılar tarafından kaçırılır.Zdesperowany uprowadza jednego z nich.
Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.Po drodze przez pustynię zabierają ze sobą obcego mężczyznę.
Böylece Anadolu, ticaret kervanlarının merkezi durumuna geldi.Providence było ośrodkiem handlu niewolnikami.
Bir deve kervanı 5 km/saat hızla günde 10 saat yol alabilir.Jest wytrwałym biegaczem, może przebiec do 5 km dziennie.
Basra ise Bağdat ve Halep arasındaki kervan yolunun bir ucudur.Basteja była formą pośrednią pomiędzy basztą a bastionem.
Onu bir kervansarayda kıstırırlar.Reanimuje ją w karetce.
Tarihi yıllar önceye dayanan bir kervansarayı bulunmaktadır.Jest to pozostałość po dawno już nieczynnym kamieniołomie.
Onu bir kervansarayda kıstırırlar.Han gömmer dem i ett köksskåp.
Yıllar önce, hiçbir ticaret kervanı buraya uğramamıştı.Inga tåg hade då gått där på många år.
Kentin güneyindeki Şah Abbas kervansarayı: (1)-(5).Tidskriften Västerbotten (Umeå: Västerbottens läns hembygdförbund) (1): sid. 17.
Tarihsel kaynaklarda taşhan, çakallı kervansarayı gibi isimlerle söz edilmektedir.Som brukligt är det fristående arkivet uppfört i sten med hänsyn till brandfaran.
Küçük kervanlar, Temmuz ve Ağustos aylarının dışında muayyen vakit ve zamanlarda mal götürüp getirirlerdi.Han spelade så dåligt att han bänkades till och från under juli och början av augusti.
Bir deve kervanı 5 km/saat hızla günde 10 saat yol alabilir.Атлет може пробігати по 5 км за день.
Müze binası 1850’de tek katlı bir kervansaray olarak inşa edilmişti.Будівля, в якій розташовується музей, було побудовано в 1850 році, як одноповерховий караван-сарай.
Kervansaraya Güney batı cephesinde bulunan ihtişamlı bir tac kapıdan girilmektedir.Повсюди панує тридільний тип хати із входом з поздовжньої південної сторони.
Devasa kervanlar ve kervan ticareti ekonomik hayatın büyük kısmını oluşturuyordu.Видобуток і торгівля мареною мали велике значення в економічному житті уцмійства.
Onu bir kervansarayda kıstırırlar.Але він бере його на роботу прибиральником.
Normal olarak, bir kervan günde 50 ila 55 kilometre yol alabilirdi.Neměl problém denně urazit 50-60 km.
Eski Çağlar boyunca deve kervanları Çin'den Orta Asya'ya mal taşırlardı.V dávných dobách tudy procházely karavany velbloudů, jež převážely zboží z Číny do Střední Asie.
Basra ise Bağdat ve Halep arasındaki kervan yolunun bir ucudur.Hawár je sporným územím mezi Bahrajnem a Katarem.
İlk yerleşenler kervancılık ve hayvancılıkla uğraşmaktaydı.První osadníci se zabývali lesnickými pracemi a chovem zvířat.
Mola yerinde kervan dinlenmeye çekilir.Iese pe uscat pentru a se odihni.
Buna "Kervansaray" denirdi.Asa spune cronicarul "basne".
Bu kervansaraydan günümüze pek bir şey kalmamıştır.Sajnos szinte semmi sem maradt ránk az akkori lakberendezéssel kapcsolatban.
Bu kervansarayın restorasyonu tamamlanmış olup günümüzde otel olarak hizmet vermektedir.Az épületet felújították és napjainkban hotelként üzemel.
Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.Ezután egy karavánnal útra kelnek a sivatagba.
It ürür, kervan geçer.Kutya ugat, a karaván halad.
Birlikte bir deve kervanıyla çölü geçmek üzere yola çıkarlar.He pääsevät pakoon kultaisen taljan kanssa.
Kervan yolu şu an şehir içinde kalmıştır.Teväntö on kylä Lopen kunnassa.
Örneğin, çatı, bir kervan şeklinde tasarlanmış bir ahşap ızgaranın üzerine oturuyor.Η οροφή, για παράδειγμα, κάθεται πάνω σε ένα ξύλινο πλέγμα, σχεδιασμένο σε σχήμα κάρακος.
Daha sonra buraya bir kervansaray yaptırmış.Αργότερα, του έφτιαξε κι ένα καταφύγιο.
19. yüzyılda kervansaray olarak da kullanılmıştır.Κατά την διάρκεια του 19ου αιώνα χρησιμοποιήθηκε ως πυριτιδαποθήκη.
Kervan Plakçılık'tan çıkmıştır.Καταγόταν από την Κέρκυρα.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Særligt er forslag om at sælge til udenlandske købere meget upopulært.
"Afyon Sultandağı Sahip Ata Kervansarayı."Her flygter Blekingegade-terrorist.
Kervan yakılıp yıkılır.Nu hugges den om og afbrændes.
Kervan yolu şu an şehir içinde kalmıştır.Landsbykernen ligger langs den eneste vej i byen.
Dönemler halinde Hac yolu, Kervanyolu, İpek yolu, Karayolu, demiryoluna güzergah olmuştur.Herfra er der enkeltspor – Nedre Vollgate, Tollbugata og Strandgata til Jernbanetorget, Fred.
Bu kervansaraydan günümüze pek bir şey kalmamıştır.Det er ikke mye igjen av spikerverket i dag.
Kervan yakılıp yıkılır.Pesawat kebudian pecah dan terbakar.
Ticaret işindeki diğer grup da kervan sahiplerdir.Một số khác là chủ các hiệu buôn.
Kaçabilen Ubeydullah kervanını ikiye böldü.Đến đây, quân Mông Cổ lại được chia làm 2.
Kervanlar burada mola verirlermiş.Sau đó, thi hài ông được an nghỉ tại đây.
Birçok kervansaray, hamam, mescit yıkılmıştır.Nhiều hầm, hào, công sự sụp đổ.
Onu bir kervansarayda kıstırırlar.Huyện lỵ đóng ở trấn Quan Tác.
Halime Sultan kervana gittiğinde her tarafın yakılıp yıkıldığını görür.Tào Nhân thất kinh chạy ra thì thấy cả vùng lửa cháy ngút trời.
Göktürkler uzak yerlerden gelen kervanlara arkış demişlerdir.遺を受け家を承るを武蔵掾玄信と曰う。
Alice Longabaugh ve abisi Gilbert, büyük bir atlı kervan ile Oregon'da seyahat etmektedirler.アリス・ロングボウと兄のギルバートは新天地を求め、オレゴンへ向かってキャラバンと共に旅をする。