Ana içeriğe geç
Sözlük

kereste ile cümle

kereste kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Göller, doğal kanallarla birbirlerine bağlanır ve kereste raftingi için kullanılır.Los lagos Kuito están conectados por canales naturales, y se utilizan para el transporte de madera.
Bölge kereste ve cevher yönünden oldukça zengindir ve Liège ile Namur endüstri merkezidirler.La región es rica en madera y minerales, con Lieja y Namur como principales centros industriales.
Eski çağlarda ticâret gemileri buraya uğrar, baharat, reçine ve değerli kereste alırlardı.Los barcos que regresaban traían oro y mirra.
Ayrıca kerestelik ağaç yetiştiriciliği ekonomiye önemli katkı sağlamaktadır.A pesar del tamaño del bosque, se concede importancia a la seguridad.
Bu yüzden kerestecilik önemli bir uğraştır.La extracción es una ardua tarea.
Bolu ve Düzce çevresinde çok sayıda kereste fabrikası bulunmaktadır.В его окрестностях было много бумагопрядильных и ткацких фабрик.
Kereste işlerini takip için Adapazarı'nda Kereste Eminliği kurulmuştu.Сама тайная советница осталась приглядывать за погрузкой вещей.
Bu keresteler dayanıklı ve ağırdır.Древесина твёрдая и тяжёлая.
Finlandiya'da önemli miktarda kereste ve çeşitli maden ve tatlı su kaynakları bulunmaktadır.يوجد في فنلندا الأخشاب والعديد من مناجم المعادن وموارد المياه العذبة.
Sapık Angutyo ise Kerester’e gözünü dikmiştir fakat Asminyez’e de sarkacaktır.ومن سوء طالعه فقد رآه الشیخ محمد وهو یزحف هارباً رغم الأمان، فتیقن أن ما حدث کان علی یده.
Keresteciliğin yanında yakacak odun ve talaş da önemli oranda katkı sağlamaktadır.ان قصة الجبال والغابات الجزائرية مع النيران لا تكاد تنتهي.
İşlenmemiş kereste ülkenin başlıca ihraç ürünleri arasında yer alır.اما المقاطعة تتم عبر رفض استيراد منتَج بعينه مصدره البلد المستهدَف.
Rusya'nın ihracatının %80'nden fazlasını petrol, doğal gaz, metaller ve keresteler oluşturmaktadır.Das exportações russas, mais de 80% são de petróleo, gás natural, metais e madeira.
Finlandiya'da önemli miktarda kereste ve çeşitli maden ve tatlı su kaynakları bulunmaktadır.A Finlândia tem recursos madeireiros e minerais diversos e de água doce.
Ayrıca kereste ticareti de yüksek oradan gerçekleştirilmektedir.A ajuda também era observada entre o alto empresariado.
Ayrıca küçük çaplı odunculuk (ağaç yetiştirip kereste olarak satma) da yapılmaktadır.Plantava-se algodão arbóreo herbáceo (em menor quantidade).
Kerestesi çok değerlidir.De hars is waardevol.
Ormanlar önemli bir kereste kaynağıdır.Bossen zijn ook een belangrijke bron van energie.
Kara Elfler kereste ve demir üretmeyi çok iyi öğrenmişler.Так, мабуть, людина повільно і наполегливо вчилася одержувати і застосовувати залізо.
Sanayi devriminden önce, Norveç ekonomisi büyük ölçüde tarım, kerestecilik ve balıkçılığa dayanıyordu.Před průmyslovou revolucí bylo norské hospodářství založeno převážně na zemědělství a rybolovu.
Hayvancılık ve kerestecilik de önemlidir.Poměrně významný je také chov a zpracování dobytka.
Bundan önce kereste pazarlamacılığı da yapmıştır.Presupozice: Už jsi podváděl i dříve.
Sulu tarım alanlarının büyük kısmında kerestelik kavak üretimi yapılmaktadır.Na většině území svého rozšíření je kočka černonohá chráněná.
On dört yaşında demiryolu işçisi olarak çalışmaya başladı.Daha sonra kereste ticareti yaptı.Ve svých šestnácti letech začala pracovat pro dálkovou železniční společnost, což jí umožňovalo jezdit zdarma.
Kereste sanayi, şehrin yeni başlayan ekonomisinde önemli güç olmuştur.Zavedení železnice mělo velký význam pro startující průmysl.
Ayrıca kavak yetiştiriciliği ve kereste atölyelerinde imalat yapılmaktadır.El mai oferă și consultanță în cazinouri și dezvoltatorilor de jocuri.
Finlandiya'da önemli miktarda kereste ve çeşitli maden ve tatlı su kaynakları bulunmaktadır.Finlanda dispune, ca resurse, de cantități mari de lemn și câteva resurse minerale și de apă.
Bu keresteler dayanıklı ve ağırdır.O astfel de pîine era tare și grea.
1950'lerde, orman mühendisi Norman Franz su jeti kesici erken bir formu ile kereste kesmek için denedi.Az 1950-es években Norman Franz erdőmérnök kísérletezett egy korai változattal, favágás céljából.
Şehir o zamandan beri Cadore'den Piave nehri boyunca kereste taşımacılığının en önemli merkezi yeriydi.A város ettől kezdve fontos központja lett a fűrészáru szállításnak a Piave folyón.
Sulu tarım alanlarının büyük kısmında kerestelik kavak üretimi yapılmaktadır.A suffolki mezőgazdasági területek többsége öntözött.
Gövde, ağacın kereste üretimi için en önemli bölümüdür.A nagyolvasztó a nyersvasgyártás legelterjedtebb kemencetípusa.
Kerester de Guşto’yu parası için elde etmeye çalışmaktadır.Rogožinin tarkoituksena on tehdä Nastasjaan vaikutus rahoillaan.
Sanayi devriminden önce, Norveç ekonomisi büyük ölçüde tarım, kerestecilik ve balıkçılığa dayanıyordu.Ennen teollista vallankumousta maan talous perustui lähinnä maatalouteen ja kalastukseen.
Bölge kereste ve cevher yönünden oldukça zengindir ve Liège ile Namur endüstri merkezidirler.Alueen metsä- ja mineraalivarat ovat huomattavat, ja sekä Liège että Namur ovat teollisuuskeskuksia.
Kereste Türkiye'den, Hindistan'dan, Doğu Afrika'dan getirtiliyordu.Norsunluuta ostettiin ehkä Intiasta tai Itä-Afrikasta.
Kaajani'nin ekonomisi kereste ve kağıt endüstrilerine dayanmaktadır.Kajaanin johtaja haluaa kasvua ja aktiivisuutta Kainuun Sanomat.
Keresteden yapılmış villası Ainola ünlü Fin mimar Lars Sonck tarafından tasarlanmıştı.Σχεδιάστηκε από τον διάσημο αρχιτέκτονα Λαρς Σονγκ (Lars Sonck).
Babası kereste ticareti ile uğraşıyordu.Ο πατέρας του εργαζόταν ως μεσάζοντας σε δημοπρασίες.
Kereste işlerini takip için Adapazarı'nda Kereste Eminliği kurulmuştu.Indret dit bur efter beskæftigelse for rotten.
İlk büyük ölçekli sanayi kuruluşu, Ayancık Kereste Fabrikasıdır.Den største industrivirksomhed er spånpladefabrikken Arbor.
Ayrıca ormancılık, kerestecilik, ağaç işleme, gıda ve yapı malzemeleri sanayi vardır.Der ud over er industrigrene skov-, bjergværks-, maskin-, træforædlings- og næringsmiddelindustri vigtige.
Gana'nın kereste sektörünün %50'sini Kumasi'dedir ve bu iş kolunda 4.000'den fazla kişi çalışır.50 % av Ghanas tømmerindustri er lokalisert i Kumasi, med mer enn 4000 ansatte.
Keresteden yapılmış villası Ainola ünlü Fin mimar Lars Sonck tarafından tasarlanmıştı.Hjemmet ble designet av den berømte finske arkitekten Lars Sonck.
Rusya'nın ihracatının %80'nden fazlasını petrol, doğal gaz, metaller ve keresteler oluşturmaktadır.Russland, hvor 80% av eksportinntektene skyldes petroleums- og gassutvinning, metaller og trevirke.
Bölge kereste ve cevher yönünden oldukça zengindir ve Liège ile Namur endüstri merkezidirler.Området er rikt på tømmer og mineraler, og Liège og Namur er begge store industrisentre.
Argoda sopa yerine “kereste” terimi de kullanılmaktadır.Det er også mulig og få tak i såkalte Ouija-brett istedenfor ark.
(Bu gemilerin kerestesi Alanya'dan İskenderiye'ye gönderilmişti.)(De som var ansvarlige for Keikos tilbakevending fra Island).
Yatar-Ami, Mari ile süregelen kereste ticaretini daha da geliştirmiştir. ^ W. J. Hamblin (12 Nisan 2006).Ia diketahui terus melakukan perdagangan kayu yang menguntungkan dengan Mari. ^ W. J. Hamblin (12 April 2006).
Gövde, ağacın kereste üretimi için en önemli bölümüdür.Batang pohon merupakan bagian terpenting untuk produksi kayu.
Finlandiya'da önemli miktarda kereste ve çeşitli maden ve tatlı su kaynakları bulunmaktadır.Finlandia memiliki sumber daya kayu dan berbagai mineral serta air tawar.
Kerester de Guşto’yu parası için elde etmeye çalışmaktadır.Dia meminta Ki Sura Gotho untuk mengurungkan niatnya.
1950'lerde, orman mühendisi Norman Franz su jeti kesici erken bir formu ile kereste kesmek için denedi.Năm 1950, tiến sĩ Norman Franz đã thử dùng máy cắt tia nước để cắt gỗ.
Kıyı bölgeler kerestecilik, balıkçılık ve zeytin ticaretine elverişliydi.Vùng bờ biển rất giàu về gõ,cá và buôn bán ôliu.
Babası kereste ticareti ile uğraşıyordu.父は問屋業に従事していた。
İşlenmemiş kereste ülkenin başlıca ihraç ürünleri arasında yer alır.一方、輸出国は主要生産国とは異なっている。
Sapık Angutyo ise Kerester’e gözünü dikmiştir fakat Asminyez’e de sarkacaktır.客有見髡於梁惠王,惠王屏左右,獨坐而再見之,終無言也。
Keresteci mahallesi önceden çok geniş bir alana sahipti.모리가(家)는 일찍이 큰 정원을 가지고 있었다.
Bundan önce kereste pazarlamacılığı da yapmıştır.이때부터 유한양행의 수출입 업무도 담당하게 되었다.
Sapık Angutyo ise Kerester’e gözünü dikmiştir fakat Asminyez’e de sarkacaktır.사제가 다시 “Sursum corda.”(마음을 드높이) 하면 교중은 “Habémus ad Dóminum.”(주님께 올리나이다) 하고 대답하며 시선을 위로 향한다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod