Verla'daki ilk kereste fabrikası 1872'de Hugo Nauman tarafından kuruldu, ancak 1876'da bir yangında yok oldu.טחנת חיטוב העץ הראשונה בכפר הוקמה בשנת 1872 על ידי הוגו נאומן, אך נהרסה בשריפה שהתרחשה במקום ב-1876.
İmam evine kereste oldu.נראה שמדובר בביקור בביתו של רע"א.
Bu yolla Versay Antlaşmasında belirtilen kömür ve kereste teslimatlarını garanti altına aldı.בוועידה הוחלט: לצמצם את מכסות אספקת הפחם שהוטלו על גרמניה כפיצויים על פי הסכם ורסאי.
Bölge kereste ve cevher yönünden oldukça zengindir ve Liège ile Namur endüstri merkezidirler.Районът е богат на дървен материал, а Лиеж и Намюр са важни промишлени центрове.
Tarihi tahta kesim fabrikası, kereste fabrikası teknolojisi müzesine dönüştürüldü.Danas je ovaj povijesni industrijski kompleks pretvoren u muzej vodeničke tehnologije obrade drveta.
Hayvancılık ve kerestecilik de önemlidir.Pomerne významný je tiež chov a spracovanie dobytka.
Keresteden yapılmış villası Ainola ünlü Fin mimar Lars Sonck tarafından tasarlanmıştı.Typickým predstaviteľom fínskeho národného romantizmu bol priebojný Lars Sonck.
Sık ormanlarından kereste, kâğıt ve kontrplak gibi ürünler elde edilir.V mestih jo pogosto zalotimo pri odpiranju vreč za smeti in podobno.
Kerestesi yapı işlerinde kullanılabilir.Morda so jih uporabljali pri obredih.
Finlandiya'da önemli miktarda kereste ve çeşitli maden ve tatlı su kaynakları bulunmaktadır.Suomija turi medienos ir keletą mineralų bei gėlo vandens išteklių.
Kerestesi çok değerlidir.Žuviena labai vertinga.
Daha sonraları Roma'ya gemiyle taş, kereste ve gıda maddesi taşındı.Hiljem toodi randa jäänud laevalt paatidega saarele juurde toitu ja vajalikku varustust.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Azért tűnnek el, mert néhány fakitermelő cég tarvágásokat végez.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.De forsvinder på grund af nogle skovdrift virksomheder der kommer ind og rydder det hele.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.De försvinner på grund av att vissa företag inom skogssektorn går in och skövlar allt.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Dispar pentru că unele companii de cherestea practică defrișarea intensivă.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Están desapareciendo porque algunas compañías madereras avanzan abriendo claros.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Estão a desaparecer porque empresas madeireiras avançam com abertura de clareiras.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Ils disparaissent à cause d'entreprises forestières qui coupent de manière disproportionnée.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.그들은 목재 회사들이 완전히 잘라내 버리는 것때문에 사라져 가고 있습니다.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Ne katoavat, koska jotkut puualan yhtiöt tekevät avohakkuita.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Scompaiono perché le industrie del legno vanno lì e fanno piazza pulita.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Sie verschwinden, weil einige Holzfirmen Kahlschlag in den Wäldern betreiben.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Vymírají, protože některé dřevařské společnosti vykácejí úplně všechny stromy.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Wymierają, ponieważ firmy zajmujące się obróbką drewna wycinają połacie lasów.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Ze verdwijnen omdat sommige houtkapbedrijven alles weghalen in een gebied.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Εξαφανίζονται επειδή κάποιες εταιρείες ξυλείας επιδίδονται σε αποψιλωτική υλοτομία.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Вони зникають, бо деякі лісозаготівельні компанії займаються суцільною вирубкою.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Изчезват защото някои компании за добив на дървесина унищожават следите от сечта им.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.Они исчезают потому, что некоторые деревообрабатывающие компании начисто вырубают леса.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.הם נעלמים בגלל שכמה חברות העצים נכנסות פנימה ומוחקות את הכל.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.إنها تختفي لأن بعض شركات الأخشاب استمرت في عمليات قطع الأشجار بصورة واضحة.
Bazı kereste şirketleri tıraşlama kesime meraklı oldukarı için yok oluyorlar.消えつつあります 大手多国籍企業が石油や材木目当てに
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.De mannen van koning Huram en koning Salomo haalden naast goud ook algummimhout en edelstenen uit Ofir.
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.Desuden bragte Hurams og Salomos Folk, som hentede Guld i Ofir, Algummimtræ og Ædelsten;
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.(후람의 신복들과 솔로몬의 신복들도 오빌에서 금을 실어 올 때에 백단목과 보석을 가져온지라
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.Men også Hirams folk og Salomos folk som hentet gull fra Ofir, hadde ført sandeltre og dyre stener med derfra.
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.När Hirams folk och Salomos folk hämtade guld från Ofir, hemförde också de algumträ och ädla stenar.
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.וגם עבדי חירם ועבדי שלמה אשר הביאו זהב מאופיר הביאו עצי אלגומים ואבן יקרה׃
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.وكذا عبيد حورام وعبيد سليمان الذين جلبوا ذهبا من اوفير أتوا بخشب الصندل وحجارة كريمة.
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.希 蘭 的 僕 人 、 和 所 羅 門 的 僕 人 、 從 俄 斐 運 了 金 子 來 、 也 運 了 檀 香 木 〔 或 作 烏 木 下 同 〕 和 寶 石 來
Bu arada Hiramın adamlarıyla Süleymanın adamları Ofirden altın, algum kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.希蘭 的 僕人 、 和 所羅門 的 僕人 、 從俄 斐運 了 金子來 、 也運 了 檀香木 〔 或 作 烏木 下同 〕 和 寶石來
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.Dazu die Schiffe Hirams, die Gold aus Ophir führten, brachten sehr viel Sandelholz und Edelgestein.
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.Desuden bragte Hirams Skibe, som hentede Guld i Ofir, Almug gumtræ i store Mængder og Ædel sten fra Ofir,
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.Ðoàn tàu Hi-ram chở vàng Ô - phia , cũng chở cây bạch_đàn rất nhiều , và ngọc quí .
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.Ðoàn tàu Hi-ram chở vàng Ô-phia, cũng chở cây bạch đàn rất nhiều, và ngọc quí.
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.És a Hírám hajója is, mely aranyat hozott Ofirból, ébenfát is hozott Ofirból nagy bõséggel és drágaköveket.
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.(오빌에서부터 금을 실어 온 히람의 배들이 오빌에서 많은 백단목과 보석을 운반하여 오매
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.Men også Hirams skiber som hentet gull fra Ofir, hadde ført sandeltre i stor mengde og dyre stener med derfra.
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.וגם אני חירם אשר נשא זהב מאופיר הביא מאפיר עצי אלמגים הרבה מאד ואבן יקרה׃
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.وكذا سفن حيرام التي حملت ذهبا من اوفير اتت من اوفير بخشب الصندل كثيرا جدا وبحجارة كريمة.
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.希 蘭 的 船 隻 從 俄 斐 運 了 金 子 來 、 又 從 俄 斐 運 了 許 多 檀 香 木 〔 或 作 烏 木 下 同 〕 和 寶 石 來
Bu arada Hiramın gemileri Ofirden altın ve büyük miktarda almug kerestesiyle değerli taşlar getirdiler.希蘭 的 船隻從 俄 斐運 了 金子來 、 又 從 俄 斐運 了 許多 檀香木 〔 或 作 烏木 下同 〕 和 寶石來
Bu keresteleri kađýt hamuru için kullanýyorlar ve hepsini ABD ve Japonya'ya ihraç ediyorlar.모두 수출할 뿐입니다. 별 다른 부가가치를 창출해내지 못하죠.
Bu keresteleri kađýt hamuru için kullanýyorlar ve hepsini ABD ve Japonya'ya ihraç ediyorlar.Len to jednoducho exportujú na celulózu a papier, a dosky a preglejky, a čokoľvek iné.
Buna, gıda, yakıt, kereste ve lif tüketimi dâhildir.Ces besoins incluent la consommation de nourriture, de carburant, de bois et de fibres.
Buna, gıda, yakıt, kereste ve lif tüketimi dâhildir.Detta inkluderar konsumtion av livsmedel, bränsle, trä och fibrer.
Buna, gıda, yakıt, kereste ve lif tüketimi dâhildir.Dies beinhaltet den Verbrauch von Lebensmitteln, Brennstoffen, Holz und Fasern.
Buna, gıda, yakıt, kereste ve lif tüketimi dâhildir.Esto incluye el consumo de alimentos, combustibles, madera y fibras.
Buna, gıda, yakıt, kereste ve lif tüketimi dâhildir.Het gaat daarbij onder meer over de consumptie van voedsel, brandstof, hout en vezels.