Ana içeriğe geç
Sözlük

kendisi ile cümle

kendisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sanırım Tom bunu kendisi yapabilmeli.I think Tom should be able to do that by himself.
Tom Mary'nin kendisini sevmediğini biliyordu.Tom knew Mary didn't like him.
Tom kendisi için Mary'nin postaneye gitmesini istedi.Tom wanted Mary to go to the post office for him.
Tom Mary'nin kendisini öpmesini istedi.Tom wanted Mary to kiss him.
Tom pazartesi günü bizden iki kişinin kendisiyle Boston'a gitmemizi istiyor.Tom wants two of us to go to Boston with him on Monday.
Tom bundan bana kendisi bahsetti.Tom told me about it himself.
Tom kendisi için bir şey almadı.Tom didn't take anything for himself.
Tom Mary'nin kendisini daha çok sevmesini diledi.Tom wished Mary liked him better.
İmparator John kendisini yaşayan bir tanrı ilan etti.Emperor John declared himself a living god.
İmparator, kölelerinden birine kendisini öldürmesini emretti.The Emperor ordered one of his servants to kill himself.
Tom yine kendisi gibi davranıyor.Tom is himself again.
Tom kendisini acil serviste buldu.Tom found himself at the emergency room.
Tom'un doktoru ona kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.Tom's doctor advised him to take better care of himself.
Tom kendisi hakkında bize bir şey söylemeyecek.Tom won't tell us anything about himself.
Tom bu portakal suyunu kendisi sıktı.Tom squeezed this orange juice himself.
Tom kendisi kısık sesle bağırdı.Tom shouted himself hoarse.
Tom kendisi hakkında konuşmayı seviyor gibi görünüyor.Tom seems to like talking about himself.
Tom son kurşunu kendisi için sakladı.Tom saved the last bullet for himself.
Tom o aynı soruyu kendisine sorduğunu söyledi.Tom said he asked himself that same question.
Tom muhtemelen işi kendisi yapmadı.Tom probably didn't do the work himself.
Tom kendisi için bir bardak şarap doldurdu.Tom poured a glass of wine for himself.
Tom bütün yeri kendisi için aldı.Tom had the whole place to himself.
Tom çalınan parayı kendisi için saklamaya niyet etti.Tom intended to keep the stolen money for himself.
Tom çalıntı mücevherleri kendisi için tuttu.Tom kept the stolen jewels for himself.
Tom kendisinden hoşlanmadığımı biliyor.Tom knows that I don't like him.
Tom artık Mary'nin kendisini sevmediğini biliyor.Tom knows that Mary doesn't love him anymore.
Tom Mary'nin kendisini sevdiğini düşünüyordu.Tom thought that Mary loved him.
Dan kendisi için düşünmeyi öğrenmek zorundadır.Dan has to learn to think for himself.
Linda, Dan'ı kendisine tecavüz eden adam olarak teşhis etti.Linda identified Dan as the man who had raped her.
Tom kendisi ve karısıyla akşam yemeği yememiz için bizi davet etti.Tom invited us to have dinner with him and his wife.
Tom Mary'nin kendisiyle hayvanat bahçesine gitmesini istedi.Tom asked Mary to go to the zoo with him.
Tom Mary'nin kendisiyle gitmek istemediğini biliyordu.Tom knew that Mary wouldn't want to go with him.
Tom kendisiyle dansa gitmesi için Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary to go to the dance with him.
Tom Mary'nin kendisiyle operaya gitmesini istedi.Tom asked Mary to go to the opera with him.
Tom Mary'nin kendisi için yaptığı salatayı yedi.Tom ate the salad that Mary made for him.
Tom, Mary'ye kendisine daha iyi bakmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to take better care of herself.
Tom Meryem'den, olanlarla ilgili kendisini suçlamamasını istedi.Tom told Mary not to blame herself for what had happened.
Tom, Meryem'in kendisinden ne yapmasını istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know what Mary wanted him to do.
Tom Mary'nin kendisiyle birlikte olmasını diledi.Tom wished Mary was with him.
Tom, Meryem'i kendisiyle Fransızca çalışması için ikna etti.Tom persuaded Mary to study French with him.
Tom, Meryem'i kendisiyle Boston'a geri dönmeye ikna etti.Tom persuaded Mary to go back to Boston with him.
Tom, Meryem'i kendisiyle dans etmeye ikna edemedi.Tom couldn't convince Mary to go to the dance with him.
Tom Mary'nin kendisi ile dansa gitmek istemediğine inanamadı.Tom couldn't believe that Mary didn't want to go to the dance with him.
Tom'un kendisiyle yüzmeye gitmemizi istediğini biliyorum.I know Tom wants us to go swimming with him.
Tom, Meryem kendisini terk edince bunalıma girdi.Tom became depressed after Mary left him.
Tom, beni kendisine yardım ettirdi.Tom made me help him.
Tom, Meryem'in kendisine yardım etmesini umuyordu.Tom expected Mary to help him.
Biliyorum, Tom kendisine yardım etmemizi istiyor.I know Tom wants us to help him.
Tom'un kendisine yardım etmemizi istediğini biliyorum.I know Tom wants us to help him.
Tom küvetten çıkıp, Meryem'in kendisine vermiş olduğu yeni havluyla kurulandı.Tom got out of the bathtub and dried himself with the new towel that Mary had given him.
Tom'un Mary'nin kendisiyle birlikte Boston'a gitmesini isteyeceğini düşündüm.I thought Tom would ask Mary to go with him to Boston.
Thomas kendisini dünyanın merkezi zannediyor. O, çok ben merkezci.Thomas thinks he's the center of the world. He's very egocentric.
Tom Mary'ye kendisi hakkında bir şey söylemek istemedi.Tom didn't want to tell Mary anything about himself.
Tom kendisine karşı çok serttir.Tom is very hard on himself.
Tom kendisi için ne almanı istedi?What did Tom want you to buy for him?
Tom Mary'yi kendisiyle partiye gitmesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to go to the party with him.
Karısı vefat edince kendisine düzinelerce taziye kartı geldi.When his wife died, he received dozens of condolence cards.
Tom her şeyi kendisi yapmak istedi.Tom wanted to do everything himself.
Tom her şeyi kendisi yapmak istiyor.Tom wants to do everything himself.
Kendisini son görüşümden beri Tom dünya turunda.Tom's been on an around the world trip since I last saw him.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod