Tom Mary'nin kendisine verdiği hediyeye minnettar oldu.Tom appreciated the gift that Mary gave him.
Beth, o son derece kirli olduğu için Chris'in kendisini öpmesine izin vermeyecek.Beth won't allow Chris to kiss her because he's awfully dirty.
Bay Smith Jane'e kendisi ile evlenmesini rica etti.Mr. Smith asked Jane to marry him.
Amerika Birleşik Devletleri, kendisini dünyanın en özgür ülkesi olarak hayal ediyor.The United States fancies itself the world's freest nation.
Bu, Mary'nin kendisi tarafından yaptığı elbise.This is a dress that Mary made by herself.
Tom kendisinin evrenin merkezi olduğunu düşünür.Tom thinks that he's the center of the universe.
Hiç kimse kendisinin düşmanı değildir.Nobody is his own enemy.
Ne bok yediğine dair Tom'un kendisinin bile fikri yok.Tom has no idea what the fuck he's doing.
Tom onun ellerini kendisinde tutmalı.Tom should keep his hands to himself.
Kendisinin bir kahraman olduğuna inanır.He believes himself to be a hero.
Mary, Tom'un kendisine sunduğu sevgiye layık olmadığını düşünüyordu.Mary considered herself unworthy of the affection Tom offered her.
Kendisini çok daha iyi hissediyor.She's feeling much better.
Birine bir şey öğretmek mümkün değil-o sadece kendisi öğrenebilir.It is not possible to teach something to man - he can only learn by himself.
O kendisi için karar verme hakkına sahip olmalı.He should have the right to decide for himself.
Onu kendisi söyledi.He said it himself.
Kızlarının kendisini affetmesi için yalvardı.She prayed that her daughters would forgive her.
Kızlarının kendisini affetmesi için dua etti.She prayed that her daughters would forgive her.
Tom Mary'yi kendisi ile nasıl çıkarttı.How did Tom ever get Mary to go out with him?
Tom, Mary'nin John ile dışarı çıkması kendisine sorun olmamış numarası yaptı.Tom pretended that it didn't matter to him that Mary was going out with John.
Mary'ye kendisini sevdiğimi söyle.Tell Mary I love her.
Tom kendisi gibi görünmüyor.Tom doesn't seem like himself.
Tom hiç kimsenin kendisine dokunmasına izin vermez.Tom doesn't let anyone touch him.
Tom kendisi geldi.Tom came by himself.
Tom, Mary'nin kendisine doğru geldiğini gördü.Tom saw Mary coming towards him.
Tom, Mary'nin kendisine dikkatle baktığını farketti.Tom noticed that Mary was staring at him.
Tom muskanın kendisini cadılardan koruyacağını düşünüyordu.Tom thought that the amulet would protect him from witches.
Tom sadece orada ayakta durup Mary'nin aynada kendisine bakmasını izliyordu.Tom just stood there watching Mary staring at herself in the mirror.
Tom'un rekoru kendisini anlatıyor sanırım.I think Tom's record speaks for itself.
Kendisine yöneltilen sorulara cevap vermekten kaçındı.He declined to answer the questions put to him.
Tom kendisine kızgın görünüyordu.Tom seems to be annoyed with himself.
O kendisi için onun daha fazla zamanı olmasını diledi.He wished she had more time for him.
Tom Mary'nin John'un neden kendisinden hoşlanmadığını bildiğine inanamıyor.Tom can't believe Mary knows why John doesn't like her.
Kendisi mekanları tasvir etmede sanatçı yeteneğini kullanıyor.She uses her talent as an artist to describe places.
Tom aslında Mary'yi kendisiyle dans ettirdi.Tom actually got Mary to dance with him.
Tom kendisiyle gitmemi istiyor.Tom wants me to go with him.
Tom hepinizi kendisi için istiyor.Tom wants you all to himself.
Tom benim kendisine dokunmamı istemedi.Tom didn't want me to touch him.
Tom herkesin içinde Mary'nin kendisini öpmesini istemiyor.Tom doesn't want Mary to kiss him in public.
Bir arkadaşı ziyaret etmek için kendisiyle trenle Nilan'a gitmemi istiyor.He wants me to go with him to Milan by train to visit a friend.
Ona kendisinden kısa sürede eve gelmesini isteyen bir mektup yazmıştım.I wrote him a letter asking him to come home soon.
O kendisi için lezzetli yemek yapar.She cooks delicious food for herself.
O bütün giysileri kendisi üretti.He made all of the clothes himself.
Tom'un, kendisiyle konuşulduğunda başka bir tarafa bakma huyu vardı.Tom had a propensity for looking the other way when spoken to.
O sadece kendisini umursar.He just cares about himself.
O yalnızca kendisini önemser.He only cares about himself.
Tom niçin kendisi gelmedi?Why didn't Tom come himself?
O kendisi hakkında konuşmayı sever.She likes to talk about herself.
İyi müzik kendisi için konuşur.Good music speaks for itself.
O kendisine kızgındı.She was angry at herself.
Tom'a almayı teklif ettim fakat o kendisi gelmek istedi.I offered to pick Tom up, but he wanted to come by himself.
Tom Mary'nin gerçekten kendisini öptüğüne inanamadı.Tom couldn't believe that Mary actually kissed him.
Sanırım Tom gerçekten kendisinden hoşlanıyordu.I think Tom really enjoyed himself.
Tom, bağcıklarını kendisi bağlayamaz.Tom can't tie his shoelaces by himself.
Tom, Mary'ye kendisinin güreş takımının kaptanı olmadığını söyledi.Tom told Mary that he wasn't the captain of the wrestling team.
Tom hareket ettikten sonra kendisini güvende hissetmeye başladı.Tom only began to feel safe after he moved.
Mary Tom'un kendisini öpmesine izin verdi.Mary let Tom kiss her.
Tom Mary'nin kendisini öpmesine izin verdi.Tom let Mary kiss him.
Tom kendisini ailesine adadı.Tom devoted himself to his family.
Tom Mary'nin elmasları nereye sakladığını kendisine söylemesini istedi.Tom asked Mary to tell him where she had hidden the diamonds.
Tom John'un kendisine anlattığı hikayeyi Mary'ye anlattı.Tom told Mary the story that John had told him.