Ana içeriğe geç
Sözlük

kendisi ile cümle

kendisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Başka birisi yardım etmeyeceği için, ona onun kendisi yardım etti.She herself helped him because no one else would.
O, kendisi ona yardım etti.She herself helped him.
O, kendisiyle evlenmesi için onu ikna etti.She persuaded him to marry her.
Onun kendisine bir şarkı söylemesini istedi.She wanted him to sing her a song.
Andrina'nın işleri ciddiye almadığını bilirim ama kendisi harika bir arkadaş.I know Andrina doesn't take things seriously, but she is a wonderful friend.
Sansür dört harfli kelimenin kendisinden daha çok kirli zihinleri besler.Censorship feeds the dirty mind more than the four-letter word itself.
Tom ateşle kendisini ısıttı.Tom warmed himself by the fire.
Tom akşam yemeğini kendisi hazırladı.Tom prepared dinner by himself.
Tom'un kendisine yardım edecek birine ihtiyacı var.Tom needs somebody to help him.
Tom'un kendisine yardım edecek birine ihtiyacı vardı.Tom needed someone to help him.
Tom neredeyse her şeyi kendisi yapmayı seviyor.Tom likes to do almost everything by himself.
Tom, kendisinin en kötü düşmanı.Tom is his own worst enemy.
Tom kendisi gitmek zorunda kaldı.Tom had to go himself.
Başarısızlık için Tom sadece kendisini suçladı.Tom had only himself to blame for the failure.
Tom onu kendisi yaptı.Tom did it himself.
Tom her şeyi kendisi yaptı.Tom did it all by himself.
Tom kendisine yardım edecek birini bulamadı.Tom couldn't find anyone to help him.
Tom bu kamerayı eşi için değil, kendisi için satın aldı.Tom bought this camera for himself, not for his wife.
Tom'un eski eşlerinin neredeyse hepsi kendisiyle hâlâ konuşuyor.Almost all of Tom's ex-wives still talk to him.
Tom Mary'nin kendisinin favori şarkısını söylemesini istedi.Tom wanted Mary to sing his favorite song.
Tom Mary'nin sorunu çözmesi için kendisine yardım etmesini istedi.Tom wanted Mary to help him solve the problem.
Tom Mary'ye akşam yemeğinden sonra kendisini aramasını söyledi.Tom told Mary to give him a call after dinner.
Kendisine yardım ettiği için Tom Mary'ye teşekkür etti.Tom thanked Mary for helping him.
Tom Mary'nin kendisini eve götürme teklifini reddetti.Tom refused Mary's offer to drive him home.
Tom Mary'yi yeni arabasını kendisine ödünç vermesi için ikna etti.Tom persuaded Mary to lend him her new car.
Tom kendisiyle çıkması için Mary'yi ikna etti.Tom persuaded Mary to go on a date with him.
Tom kendisi için bira, Mary için kırmızı şarap ısmarladı.Tom ordered beer for himself and red wine for Mary.
Tom, Mary için cin tonik, kendisi içinse bira sipariş etti.Tom ordered a beer for himself and a gin tonic for Mary.
Tom Mary'nin kendisini izlediğini fark etti.Tom noticed that Mary was following him.
Tom Mary'ye kendisi için bir sandviç yaptırdı.Tom had Mary make him a sandwich.
Tom kendisinin masum olduğu konusunda Mary'yi kolayca ikna etti.Tom easily convinced Mary that he was innocent.
Tom Mary'nin kendisine yaklaşmasına izin vermiyor.Tom doesn't let Mary get near him.
Tom Mary'nin kendisinden niçin hoşlanmadığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary doesn't like him.
Tom kendisinden bekleneni yapmadığı için Mary'ye özür diledi.Tom apologized to Mary for not doing what he was supposed to do.
O sadece kendisi hakkında düşünür.He thinks only about himself.
Tom sorunlarla kendisi ilgilenmeye karar verdi.Tom decided to take matters into his own hands.
Kendisine karşı bölünmüş bir ev ayakta kalamaz.A house divided against itself cannot stand.
Kimse sana kendisinden daha fazla inanamaz.Nobody can believe in you more than yourself.
Tom üvey ebeveynlerinin kendisine verdiği sevgiyi kabul etmeyi öğrendi.Tom learned to accept the love his stepparents gave him.
Tom Mary'den kendisi geri dönünceye kadar olduğu yerde kalmasını istedi.Tom wanted Mary to stay where she was until he got back.
Tom kendisiyle gurur duymalı.Tom must be proud of himself.
Tom kendisini odasına kilitledi.Tom locked himself in his room.
Tom kendisini odasına kilitledi ve dışarı çıkmadı.Tom locked himself in his room and won't come out.
Tom her şeyi kendisi yapmak zorundaydı.Tom had to do everything himself.
Tom niçin kendisinin de gidemediğinin nedenini anlamıyor.Tom doesn't see any reason why he can't go, too.
Tom'un kendisi tekrarlamaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to repeat himself.
Tom Mary'nin her zaman kendisini aramasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to call him all the time.
Tom kendisi için bir bira ısmarladı.Tom bought a beer for himself.
Polisler Tom'un kendisini öldürmüş olma olasılığını düşünmediler.The police didn't think it was likely that Tom had killed himself.
Tom kendisini aynada gördü.Tom saw himself in the mirror.
Tom kendisine biraz süt döktü.Tom poured himself some milk.
Tom sadece kendisine yap denilen şeyi yapar.Tom just does what he's told to do.
Tom her şey için kendisi ödemek zorunda kaldı.Tom had to pay for everything himself.
Kendisi hakkında hiçbir şey söylemedi.He didn't say anything about himself.
Onun gri saçı, kendisinin olduğundan daha yaşlı görünmesine neden oluyor.Her grey hair makes her look older than she is.
Bir zombi beyin, kendisini yiyecektir.A zombie brain will eat itself.
Ölümden sonra hiçbir şey yok ve ölüm hiçliğinin kendisidir.After death, there is nothing, and death itself is nothing.
Kendisi Fransız'dı. Aksanından anlayabiliyordum.He was a Frenchman. I could tell by his accent.
O kendisini bir Fransız olarak göstermeye çalıştı ama aksanı onu ele verdi.He tried to pass himself off as a Frenchman, but his accent gave him away.
Tom Mary'nin kendisini burada beklemesini rica etti.Tom asked Mary to wait for him here.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod