Mesela, Dan Rounds'ı ele alalım. Kendisi East Lansing, Michigan'da bir müzik ve matematik uzmanı.For example, take Dan Rounds, who is a music and math major from East Lansing, Michigan.
Öfkenin kendisine bakın; kabaran bir muson bulutu ya da fırtına gibi tehdit edici görünür.It looks very menacing, like a billowing monsoon cloud or thunderstorm.
Ama Wikipedia'yı açarsanız, kendisinin tarihreki en önemli dördüncü psikolog olduğunu görürsünüz.But if you go to Wikipedia, it says that he's the fourth most important psychologist in history --
Kendisi tıbbi görüntüleme ekipmanları tasarlıyor, büyük tıbbi görüntüleme ekipmanları.He designs medical imaging equipment, large medical imaging equipment.
Bu vektörün uzunluğunun karesi aynı vektörün kendisi ile olan nokta çarpımına eşittir. -The length of this vector squared is equal to the dot product of that vector with itself.
Yani a kendisiyle çarpılan bu vektördü.So a was this vector dotted with itself.
Böylece 2 çarpı kendisiyle olan nokta çarpımı da sıfırdan farklı bir sayı olacaktır. -Then 2 times the dot product with itself is also going to be nonzero.
Duruşundan, kendisiyle gurur duyduğu belli oluyor.He's rather full of himself actually.
Kendisi bir İngiliz.(Laughter) And he is English.
Bunun için derin düşünce kendisini ödünç değil.It doesn't lend itself to deep thought.
Kendisi contrarianism veya dışarı orada ve riskli olan bir görünüm alıyor ödünç değil.Doesn't lend itself to contrarianism, or taking a view which is out there and risky.
Bir arkadaşım, eski bir arkadaşım --gerçekten çok eski, kendisi öldü.An old friend of mine -- actually very old, he's dead.
Ama bu makina kendisinin neye benzediğini bilmiyor.But this machine doesn't know what it looks like.
Daha sonra bunları yaparak kendisini açıklamaya çalışıyor ve çıkardığı modelleri sadeleştiriyor.Then it does that and tries to explain that, and prune out its self-models.
Ama sürecin kendisi amaçsız, öngörüsüz, tasarlanmamış.But the process itself is without purpose, without foresight, without design.
Allah'tan imparator da yemekteydi de kendisini sakinleştirdi.Luckily, the emperor was at the dinner and tamed his temper.
ApproTEC Dr. Martin Fisher tarafından kurulan bir şirket, kendisi benim yakın bir arkadaşım.ApproTEC is a company started by Dr. Martin Fisher, who's a good friend of mine.
Tabi ki, kendisinden sonra, bir çok farklı düşünür Plato'ya katıldı.And of course, after him, a number of different philosophers agreed with him.
Ve bu da, güvenlik teknolojisinin kendisinin bir tehlike kaynağı olabileceğiydi.And that was that safety technology itself could be a source of danger.
Kendisi zatürre ve yoğun bakıma ihtiyacı varmış gibi görünüyor.He's got pneumonia, and he looks like he needs intensive care.
Sizlere Dame Cicely Saunders'tan bir alıntı yapacağım, kendisiyle bir tıp öğrencisiyken tanışmıştım.This is a quote from Dame Cicely Saunders, whom I met when I was a medical student.
Kendisi ile ilgilenen kişi hakkında şüpheye düşme lüksüne sahip değildirIt can't afford to doubt the person who tends the child.
Belki ben bütünün kendisiyim."Maybe I am the whole.
Ve eğer ilişkide olduğunuz obje o duyguyu size çağrıştırıyorsa kişi şefkatin kendisi olur.And itself becomes compassion if the object that you relate to evokes that emotion.
Kendisine aşık oluyor.He is falling in love with himself, literally.
Belki de kafamızdakı fikirler, uzaylı yaşamının ta kendisidir.Maybe the very ideas in our heads are a form of alien life.
Buradaki en seksi adam kendisi.He's the hottest guy here.
Bu, Uzun Hikayeler'in arkasındaki fikrin ta kendisi.That's the idea behind The Long News.
Teknolojinin hızlanmasının hızının kendisi hızlanıyor.The rate at which the technology is getting faster is itself getting faster.
...çünkü bazý günahlar, o sessizliđin kendisidir."Sinners hide in silence
Fakat başladığında kendisinin ne icat edeceği veya ne başaracağı hakkında tam bir öngörüsü yoktu.But when he started, he didn't have a full vision for this new medium he was going to invent.
Bunu öyle ustalıkla yapıyor ki, hiçbir şekilde kendisi ısırılmıyor.And it does it in such a way that it doesn't get bitten itself.
Burada sanatçının kendisini nasıl resmetmiş olduğuna bakalım.Before we get past Courbet, let's spend a moment looking at the way that he is representing himself.
Sanat dediğimiz neticede insanın kendisini ifade etmesi.And so it was a willingness to allow or to give up, in a sense, the control of meaning.
Ve kendisini ifade ederken bazen kurallara uyması, bazen bunları yok sayması.In fact, Courbet even said, "Let them make of this what they can."
İkisi de kendisini belli eder.They both express.
Eđer çok önemliyse kendisi gelir, konuţur adam gibi.If its so important ,he can come and talk with me.
Ve bu da ilk atlamada olan olayın ta kendisi.And that's exactly what happened on the first jump.
Kendisi bu firmaları, tekrar açılma şansları olmadan iflasa götürmek istedi.He wanted to take them into bankruptcy without providing them any way to stay open.
Vali Romney'nin beş aşamalı bir planı yok, kendisinin bir aşamalı bir planı var.Governor Romney doesn\'92t have a five-point plan.
Şimdi Vali Romney'nin kendisini "kömür adamı" olarak tanımlaması beni şaşırtıyor çünküAnd when I hear Governor Romney say he\'92s a big coal guy, I mean, keep in mind, when
Kendisi, şu anda işsizlik seviyesini % 5.4'e çekeceğini söylemişti.He said that by now we\'92d have unemployment at 5.4 percent.
Kendisi sürekli "Bakın, 5 milyon iş fırsatı yarattım" diyor.He keeps saying, \'93Look,
Kendisi ofise geldiğinde, 32 milyon kişi gıda kuponu yardımı alıyordu.When he took office, 32 million people were on food stamps.
Aynı soru, Univision'da da soruldu kendisine:He was asked this on Univision the other day.
Evet, kendisi olayları terör eylemi olarak adlandırdı.He -- he did call it an act of terror.
Kendisine sınıfların büyüklüğünün (ÜSTÜSTE KONUŞMALAR)When -- when he was asked would class size...\ (CROSSTALK)\
Ancak kendisiyle aramızdaki fark, bu oranı nasıl düşüreceğimizle ilgili.But there\'92s a difference in terms of how we would do it.
Vektörü kendisinden çıkardım şimdi.I just subtracted the vector by itself.
ABD kendisini ayakta olabilir.Can the US sustain itself.
Kendisi yatılı okulundan alınmıştı ve 96'dan 2004'e kadar isyancıların elinde tutsak kaldı.She was taken from her boarding school and had to stay in rebel captivity from '96 to 2004
Kendisine ekonomiye büyük katkısı olduğunu söyleyen yüksek mevkiilerde arkadaşları vardı.He had friends in high places who assured him that he was of great value to the economy.
İsmi Madhav Chavan, ve kendisi Pratham adında bir organizasyon kurdu.His name is Madhav Chavan, and he created something called Pratham.
Kongre kendisi düzeltebilir. Bu değişiklikler kitaplarda detaylı bir şekilde anlatılmıştır.These changes are detailed in many books.
Geleceğin kendisine inanmak zorunda olduğunuz tek meslek.It's the only profession where you have to believe in the future.
Fakat, pürüzsüz yüzeylerde bunların ikisini tırmanmak ve kendisini yukarı çekmek için kullandı.But she actually used these on smooth surfaces -- two of them -- to climb up, and pull herself up.
Bana, kendisini liseye göndereceðinizi söyledi.He said you'd send him to high school.
Kendisi arkadaşım.We're friends.
Bu serseri geldi diye, Şef kendisi bizzat özel bir şeyler hazırladı.Since this rascal came, our chef made something special.
Kendisine harcayanlarsa, hiçbir şey olmadı.People who spent money on themselves, nothing happened.