Fadıl kendisinin buradaki en iyi Arapça öğretmeni olduğunu düşünür.Fadil thinks he's the best Arabic teacher here.
Tom Mary'den kendisine bir sandviç hazırlamasını istedi.Tom asked Mary to make him a sandwich.
Tom kendisinin benden daha güçlü olduğunu düşünür.Tom thinks he's stronger than me.
Sami'nin sorunu kendisi idi.Sami's problem was himself.
Sami, ölümcül zehirin kendisi için olduğunu anlamadı.Sami didn't realize the deadly poison was meant for him.
O her zaman kendisi ile çelişir.She contradicts herself all the time.
Kendisinden başka hiç kimseyi umursamaz.He doesn't care about anyone but himself.
Tom'un kendisi ve ailesi için yiyecek satın alacak parası bile yoktu.Tom didn't even have money to buy food for himself and his family.
Tom kendisinin Mary'yi öldüren kişi olduğunu inkar etmedi.Tom didn't deny that he was the one who killed Mary.
Tom kendisi hariç kimseyi umursamaz.Tom doesn't care about anyone but himself.
Tom sürekli kendisiyle çelişir.Tom contradicts himself all the time.
Tom sürekli kendisiyle ters düşer.Tom contradicts himself all the time.
Tom kendisine kimin yardım edeceğini söyledi mi?Did Tom say who was going to help him?
Tom daima kendisi ile çelişiyor.Tom is always contradicting himself.
Tom Mary'nin kendisine hakaret ettiğini söyledi.Tom said that Mary insulted him.
Tom Mary'nin kendisini öptüğünü söyledi.Tom said that Mary kissed him.
Eğer Tom kendisi öldürmediyse başka biri öldürdü.If Tom didn't kill himself, someone else did.
Tom kendisi öldürmedi. Başka birisi öldürdü.Tom didn't kill himself. Someone else did.
O, kendisi hariç kimseye güvenmez.He doesn't trust anyone except himself.
O kendisini bir trenin önüne attığında sadece otuzdört yaşındaydı.He was only thirty-four years old when he threw himself in front of a train.
Ne kadar başarılı olursa olsun kendisinden hiç memnun değildir.He's never satisfied with himself no matter how much he's accomplished.
Tom kendisine karşı gelinmesine tahammül edemiyor.Tom can't stand being contradicted.
Tom'un kendisiyle ters düşülmesine tahammülü yok.Tom can't stand being contradicted.
Leyla kendisinin masum olduğunu iddia etti.Layla claimed she was innocent.
Leyla cesetten kendisi kurtuldu.Layla got rid of the body herself.
Leyla, Sami'nin kendisinden her zaman uzak durmasını istedi.Layla wanted Sami to stay away from her at all times.
Leyla kendisini öldürmek istedi.Layla wanted to kill herself.
Tom kendisinin Mary'den daha akıllı olduğunu düşünüyordu.Tom thought he was smarter than Mary.
Tom kendisine çamur atıldığını söylüyor.Tom says he was framed.
Tom kendisine komplo kurulduğunu söylüyor.Tom says he was framed.
Leyla kendisine dikkat çekmekten hoşlanıyor.Layla likes to draw attention to herself.
Leyla'nın kendisi bir fahişeydi.Layla was a hooker herself.
Tom kendisine adilce davranıldığını mı düşünüyor?Does Tom think he's been treated fairly?
Tom kendisine kötü muamele yapıldığını düşünüyor mu?Does Tom think he's been treated badly?
Tom bana kendisine ait bazı resimleri gösterdi.Tom showed me some pictures of himself.
Tom bana kendisinin zengin olduğunu söyledi.Tom told me he was rich.
Tom onu kendisi mi yaptı?Did Tom do that himself?
Tom onu kendisi yapacak.Tom will do that himself.
Tom onu kendisinin yaptığını mı söyledi?Did Tom say he did that himself?
Leyla kendisinin çirkin olduğunu söyledi.Layla said she was ugly.
Tom Mary'yi kendisiyle dansa gitmeye ikna etmeye çalışacak.Tom will try to persuade Mary to go to the dance with him.
Tom bunu kendisinin hiçbir şekilde yapamayacağını farketti.Tom realized there was no way he could do that by himself.
Tom Mary'nin kendisinin yapmasını istediği şeyi yapamayacağını biliyordu.Tom knew that he couldn't do what Mary wanted him to do.
Bence başkanın tweeti kendisi için konuşuyor.I think the president's tweet speaks for itself.
Umarım Tom, Mary'in kendisinden yapmasını istemediği şeyi yapmadı.I hope Tom didn't do what Mary asked him not to do.
Tom bunu kendisi yapmak zorunda kalmayacak.Tom isn't going to have to do that himself.
Tom sizi kendisine yardım etmeye ikna etmeye çalışacaktır.Tom will try to convince you to help him.
Tom'un onu kendisi yapması gerekiyor.Tom is supposed to do that himself.
Tom onu kendisi yapmak zorunda kalmayacak.Tom won't have to do that himself.
Tom onu kendisi yapmak zorunda kalacak.Tom will have to do that himself.
Neden Tom onu kendisi yapmıyor?Why doesn't Tom do that himself?
Yalnızca kendisi için yaşayan kimse, başkaları için ölüdür.He who only lives for himself is dead to others.
Arkadaşlarıyla konuştuktan sonra kendisini daha iyi hissetti.After he had a talk with friends, he felt much better.
O kendisinin hasta olduğunu düşünüyor.He considers himself ill.
Tom onu kendisi için birine yaptırmalı.Tom should have someone do that for him.
Tom arkadaşlarını etkilemek istedi, ancak kendisi aptal haline geldi.Tom wanted to impress his friends, but he just made a fool of himself.
İşte Mary'nin kendisi için yaptığı elbise.Here is the dress that Mary made for herself.
Kral, herkesin kendisine karşı plan yaptıklarına ikna olmuştu.The king was convinced that everyone was plotting against him.
Tom kendisinin de Mary'ye yardım edeceğini söyledi.Tom said he'd also help Mary.
Tom'un kendisine tavsiyede bulunacak kimsesi yok.Tom has no one to advise him.