Tom Mary'yi kendisine yardımcı olmaya ikna etmekte zorlandı.Tom had difficulty convincing Mary to help him.
Tom'un kendisinin nerede olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea where he was.
Tom kendisinin gerçek adını vermedi.Tom didn't give his real name.
Fiziksel antrenmandan sonra kendisini biraz dondurma ile ödüllendirdi.After her physical training session, she rewarded herself with some ice cream.
Neden Tom buraya kendisi gelmedi?Why didn't Tom come here himself?
Tom mesajı kendisi yazdı.Tom wrote the message himself.
O sürekli kendisiyle çelişiyor.He contradicts himself constantly.
O sık sık kendisiyle çelişiyor.She contradicts herself constantly.
Tom sık sık kendisiyle çelişir.Tom often contradicts himself.
Tom, Mary'nin kendisi için doldurduğu sütü içmedi.Tom didn't drink the milk Mary poured for him.
İnsanın bilmediği tek şey insanın kendisidir.The only thing that remains unknown to man is man himself.
İnsan için bilinmeyen tek şey insanın kendisidir.The only thing that remains unknown to man is man himself.
Tom'un öngörülebilir bir gelecekte kendisi için bir kız arkadaş bulacağını sanmıyorum.I don't think that Tom will find a girlfriend for himself in the foreseeable future.
Tom kendisi için pahalı bir Noel hediyesi aldı.Tom bought an expensive Christmas present for himself.
Bu küçük yaranın kendisi iyileşecektir.This small wound will heal itself.
Tom kendisini suçlamayı durduramadı.Tom couldn't stop blaming himself.
Ta kendisiyim.I am the one.
Tom Mary'nin kendisine bir iyilik yapmasını istedi.Tom asked Mary to do him a favor.
Tom, kendisinin ve Mary'nin Noel Günü'nü birlikte geçireceğini söylüyor.Tom says that he and Mary will spend Christmas Day together.
Tom kendisini en kötüsü için hazırladı.Tom prepared himself for the worst.
Tom'un özgeçmişi kendisi için konuşuyor.Tom's resume speaks for itself.
Tom'un kaydı kendisi için konuşuyor.Tom's record speaks for itself.
Tom'un kendisini aşması gerekiyor.Tom needs to get over himself.
Tom kendisi için doğru olanı yapar.Tom does what's right for him.
Tom kendisinin hiç farklı olmadığını söyledi.Tom said he was no different.
Tom asla kendisini yorgun hissetmediğini söyledi.Tom said he never felt tired.
Tom'un kendisine ait masası vardı.Tom had the table to himself.
Tom kendisini kötü biçimde ifade ediyor.Tom expresses himself badly.
Tom kendisi gibi davranıyor olmalı.Tom must behave himself.
Tom onu kendisi denedi.Tom himself tried it.
Tom'un kendisi öyle söyledi.Tom himself said so.
Tom kendisinden beklenmeyecek şekilde davrandı.Tom acted out of character.
Tom'un oraya kendisinin gitmesine gerek yoktu.Tom didn't need to go there himself.
Tom'un oraya kendisi gitmesi gerekmiyordu.Tom didn't need to go there himself.
Tom, Mary'den kendisini beklemesini istedi.Tom asked Mary to wait for him.
Tom bana kendisini tanıttı.Tom introduced himself to me.
Tom, kendisinin ve Mary'nin Boston'da çok uzun süre kalmadığını söylüyor.Tom says that he and Mary didn't stay in Boston very long.
Bana kendisinin nişanlı olduğunu söylemedi.He didn't tell me he was engaged.
Fadıl kendisinin karanlık yönünü keşfedecek.Fadil will discover a dark side of his own.
Fadıl, kendisine ve ailesine olacaklardan korkuyordu.Fadil was afraid of what was going to happen to him and his family.
Tom kendisini nasıl ifade etti?How did Tom get his point across?
Tom, Mary'nin kendisine karşı daha nazik olmasını istedi.Tom wanted Mary to be nicer to him.
Tom kendisinin iyi şarkı söyleyemediğini söyler.Tom says that he can't sing well.
Tom kendisi için Mary'ye nasıl akşam yemeği pişirtti?How did Tom get Mary to cook dinner for him?
Tom kendisinin Mary'den daha iyi olduğunu düşünüyor.Tom thinks he's better than Mary.
Tom kendisinin her şeyi bildiğini düşünür.Tom thinks he knows everything.
Tom, Mary'den kendisine borçlu olduğu parayı vermesini istedi.Tom demanded that Mary give him the money she owed him.
Tom kendisini odasında kilitledi ve ağladı.Tom locked himself in his room and cried.
Tom kendisini odasına kilitledi ve ağladı.Tom locked himself in his room and cried.
Mary banyoda kendisini kilitledi ve yaklaşık bir saat ağladı.Mary locked herself in the bathroom and cried for nearly an hour.
Fadıl, Leyla'nın kendisini aramasını bekliyordu.Fadil was waiting for Layla to call him.
Fadıl kendisinin tehlikede olduğunu biliyordu.Fadil knew he was in danger.
Tom, Mary'nin kendisinden yapmasını istediği bir şeyi yapmak zorunda olmadığını biliyordu.Tom knew he didn't have to do anything Mary asked him to do.
Tom kendisine ve ailesine olabileceklerden korkuyordu.Tom was afraid of what might happen to him and his family.
Tom kendisine ne olduğunu ona söylemek için Mary'ye yazdı.Tom wrote to Mary to tell her what had happened to him.
Tom kendisini sevdiğini söylediğinde Mary'ye inanmadı.Tom didn't believe Mary when she said she loved him.
Tom insanlara kendisi için bir şeyler yaptırmada iyidir.Tom is good at getting people to do things for him.
Tom, Mary'ye kendisini sevdiğini söylemesini istedi.Tom wanted Mary to tell him that she loved him.
Tom, Mary'nin onu kendisi için yapacağını umuyor.Tom is hoping that Mary will do that for him.
Tom'un Mary'nin kendisinden çok nefret ettiği konusunda hiçbir fikri yoktu.Tom had no idea that Mary hated him so much.