Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Så antikkens kunstnere var beskyttet mod visse ting, for eksempel for meget narcissisme.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Starożytny artysta był chroniony przed pewnymi rzeczami, jak na przykład przesadny narcyzm.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Takže starovekí umelci boli pred istými vecami chránení, napríklad pred prílišným narcizmom, však?
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Takže starověký umělec byl chráněný před jistými věcmi, jako například před narcismem.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Отже, стародавній митець був захищений від певних речей, наприклад, всепоглинаючого нарцисизму.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Така че древният творец е бил защитен от някои неща, като например, твърде много нарцисизъм.
Böylece antik çağdaki sanatçı, çeşitli sorunlardan korunuyordu: Mesela, kendini beğenmişlik.Творцы античности были защищены от разного рода вещей, как, например, нарциссизм.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.Det är formen på hans stolta, högmodiga jag.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.Det er formen på hans stolte, hovmodige selv.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.É a forma do seu ser orgulhoso e arrogante.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.È la quintessenza della sua natura orgogliosa e arrogante.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.Es realmente un acto de soberbia y arrogancia.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.Se kertoo hänen ylpeydestään ja ylimielisyydestään.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.Taką formę przyjmuje jego duma i arogancja.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.Αυτή είναι η πραγματική μορφή του αλαζονικού εαυτού του.
Bu onun kibirli, kendini beğenmiş benliğinin şekli.Это и есть истинная форма его надменной сущности.
Bu uluslar kendini beğenmiş ve yayılmacı güçlerin hegemonyasını kabul etmektedir;C'est les nations qui acceptent l'hégémonie de l'arrogant et puissances expansionnistes ;
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Die dag zal de HERE van de hemelse legers alles wat trots en hoogmoedig is, vernederen.
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;대저 만군의 여호와의 한 날이 모든 교만자와 거만자와 자고한 자에게 임하여 그들로 낮아지게 하고
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Lebo deň Hospodina Zástupov sa blíži na každého pyšného a vysokého i na každého povzneseného, a bude ponížený,
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Thi en Dag har Hærskarers HERRE mod alt det høje og knejsende, mod alt ophøjet og stolt,
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Vì sẽ có một ngày của Ðức Giê-hô-va vạn quân đến trên mọi vật kiêu căng, ngạo mạn, tự cao; nó sẽ bị hạ xuống;
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;Ибо грядет день Господа Саваофа на все гордое и высокомерное и на все превознесенное, – и оно будет унижено, –
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;כי יום ליהוה צבאות על כל גאה ורם ועל כל נשא ושפל׃
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;فان لرب الجنود يوما على كل متعظم وعال وعلى كل مرتفع فيوضع
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;必 有 萬 軍 耶 和 華 降 罰 的 一 個 日 子 、 要 臨 到 驕 傲 狂 妄 的 、 一 切 自 高 的 都 必 降 為 卑
Çünkü Her Şeye Egemen RAB o gün Kibirlileri, gururluları, kendini beğenmişleri alçaltacak;必有 萬軍 耶和華 降罰 的 一 個 日子 、 要臨 到 驕傲 狂妄 的 、 一切 自 高的 都必降 為卑
Diğer türlere canı istediğinde yaptığı tüm kendini beğenmişlik en radikal ırkçı teorilere örnek sunmaktaydı,Yang puas dengan mana manusia bisa melakukannya dengan spesies lain
Evet, tamamen doğru. Adamlar biraz kendini beğenmiş burda, aslında.-Bo že, čeprav so fantje malo pusti tukaj.
Farklı bir alıntı daha. " Kagan, kendini beğenmiş, küçük bir adam"[kahkaha].다른 말이 있습니다. 케이건 교수님은 독선적이고 키가 작은 분이세요.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Bukan, bukan karena saya pecinta makanan yang berlebihan.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil. Gerçekten öyleyim.Não porque eu seja doido por comida pretensiosa com a mania de ser certinho em tudo — o que sou na realidade.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Inte för att jag är någon självrättfärdig, dygdig matfantast.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Không, chẳng phải vì tôi là một tên tự mãn đam mê thức ăn, hợm hĩnh hay lên mặt đạo đức hay gì cả.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.제가 저만 잘났고 융통성 없는 미식가여서 그런 건 아녜요.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nee, niet omdat ik een zelfingenomen, deugdzame fijnproever ben.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nein, nicht, weil ich ein selbstgerechter Genießer und Gutmensch bin.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nem, nem azért, mert egy önelégült, szenteskedő, kétlábú ínyenc vagyok.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nie, nie dlatego, że jestem takim porządnym chłopczykiem od dobrego jedzenia.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Non, ce n'est pas parce que je suis un fana de cuisine intransigeant et rigoriste.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.No, non perché sono uno di quei virtuosi amanti del buon cibo sano e tradizionale.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.No, no porque sea algún prepotente gourmet 'goody-two shoes'.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nu, nu fiindcă aş fi un gurmand deosebit de virtuos şi ipocrit.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Samozřejmě ne proto, že bych byl nějaký svatouškovský hrozně zásadový labužník.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Όχι, όχι γιατί είμαι κανένας ηθικολόγος, καλοκάγαθος φανατικός της γαστριμαργικής μόδας
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Нет, не потому, что я самодовольный, благочестивый гурман.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Но не защото съм някакъв самодоволен, велик гастроном.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.לא, לא בגלל שאני איזה צדקן צבוע המתיימר להיות אוהב אוכל.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.لا , ليس لانني معتدٌ بنفسي قليلاً وليس لأنني أقرف سريعاً من الطعام
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.いい子ぶった 美食家だからじゃない ホントはそうなんだけどね
Her şeye inanmaktan, lüzumsuz işlerden, kendini beğenmiş kızlardan ve gözü yaşlı adamlardan bıktım.Estoy harto de cinismos, de fachadas de mierda, de tías bordes y tíos babosos.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.(24)Нечестивият, от гордостта на лицето си казва: Господ няма да издири; Всичките му помисли са, че няма Бог.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.(9:25) В надмении своем нечестивый пренебрегает Господа: „не взыщет"; во всех помыслах его: „нет Бога!"
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.A gonosz az õ haragos kevélységében senkit sem tudakoz; nincs Isten, ez minden gondolatja.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Bezbožník podľa vysokosti svojej tvári hovorí: Nebude to vyhľadávať nikto; všetka jeho myseľ je, že niet Boha.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Bezbožník pro pýchu, kterouž na sobě prokazuje, nedbá na nic; všecka myšlení jeho jsou, že není Boha.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Brezbožnik v napuhu obraza svojega govori: Saj ne bo kaznoval, ni Boga. To so vse misli njegove.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Cel rău zice cu trufie: ,,Nu pedepseşte Domnul! Nu este Dumnezeu!`` Iată toate gîndurile lui.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Den gudløse siger i Hovmod: "Han hjemsøger ej, der er ingen Gud"; det er alle hans Tanker.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Den ugudelige sier i sitt overmot: Han hjemsøker ikke. Det er ingen Gud, det er alle hans tanker.