Ana içeriğe geç
Sözlük

kendini beğenmiş ile cümle

kendini beğenmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
53
BU SAYFADA CÜMLE
16
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Der Gottlose meint in seinem Stolz, er frage nicht darnach; in allen seinen Tücken hält er Gott für nichts.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.El impío, por la altivez de su rostro, no busca a Dios; no está Dios en ninguno de sus pensamientos
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Jumalaton sanoo ylvästellen: "Ei hän kosta". "Ei Jumalaa ole" - siinä kaikki hänen ajatuksensa.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Kẻ ác bộ mặt kiêu ngạo mà rằng: Ngài sẽ không hề hạch hỏi. Chẳng có Ðức Chúa Trời: kìa là tư tưởng của hắn.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.악인은 그 교만한 얼굴로 말하기를 여호와께서 이를 감찰치 아니하신다 하며 그 모든 사상에 하나님이 없다 하나이다
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Le méchant dit avec arrogance: Il ne punit pas! Il n`y a point de Dieu! -Voilà toutes ses pensées.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Mentre i miei nemici retrocedono, davanti a te inciampano e periscono
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Niepobożny dla pychy, którą po sobie pokazuje, nie pyta się o Boga; wszystka myśl jego, że niemasz Boga.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Orang berdosa tidak peduli akan TUHAN, karena angkuhnya ia berpikir Allah tak ada
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.Por causa do seu orgulho, o ímpio não o busca; todos os seus pensamentos são: Não há Deus.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.רשע כגבה אפו בל ידרש אין אלהים כל מזמותיו׃
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.‎الشرير حسب تشامخ انفه يقول لا يطالب. كل افكاره انه لا اله‎.
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.惡 人 面 帶 驕 傲 、 說 、 耶 和 華 必 不 追 究 。 他 一 切 所 想 的 、 都 以 為 沒 有 神
Kendini beğenmiş kötü insan Tanrıya yönelmez, Hep, ‹‹Tanrı yok!›› diye düşünür.惡人面 帶驕傲 、 說 、 耶和華 必 不 追究 。 他 一切 所 想 的 、 都 以 為沒 有神
Mesela, kendini beğenmişlik.고대의 예술가들을 보호해 주었지요. 그렇게 생각하지 않으세요?
Mesela, kendini beğenmişlik.-som till exempel för mycket narcissism.
Mesela, kendini beğenmişlik.כמו עודף נרקיסיזם, כן?
Mesela, kendini beğenmişlik.مثل، على سبيل المثال، الكثير من النرجسية، صحيح؟
Mesela, kendini beğenmişlik.どんなに立派な作品でも 自分だけの功績ではない
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Antes de esto yo era muy egoísta y soberbio.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Antes desse momento, eu era muito egoísta e convencido.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Avant cela, j'étais très égoïste et suffisant.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Ezt megelőzően nagyon önző és önelégült voltam.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Înainte de asta, eram foarte egoist şi făţarnic.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim."이전에는" "저는 매우 이기적이고 독선적이었습니다."
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Předtím jsem byl velmi sobecký a arogantní.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Prima d'ora ero molto egoista e moralista.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Przed tym, co się stało byłem samolubny i zadufany w sobie.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Trước đó, tôi vốn là người rất ích kỉ và luôn cho mình là đúng.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Voor deze tijd was ik erg egoïstisch en zelfingenomen.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Vor dieser Zeit war ich sehr egozentrisch und selbstgerecht.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Πριν από αυτό ήμουν πολύ εγωιστής και αυτάρεσκος.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.До этого я был очень эгоистичен и самодоволен.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.Преди тази случка бях много егоистичен и самоуверен.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.עד אותו זמן, הייתי מאוד אנוכי ומתחסד.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.قبل هذا الوقت، كنت أنانيا ومتظاهرا بالورع جدا.
O ana kadar, çok bencil ve kendini beğenmişin tekiydim.私は非常にわがままで自分本位でした。 しかし今は、全人類の幸福を望み、
Seni kendini beğenmiş, seni ırkcı, seni cinsiyer ayrımı yapan ve gemi üzürindeki dans öğretmeni.Eres un pomposo, racista, machista... y te vistes como un instructor de baile de un crucero.
Seni kendini beğenmiş, seni ırkcı, seni cinsiyer ayrımı yapan ve gemi üzürindeki dans öğretmeni.Eşti încrezut, eşti rasist, eşti discriminator şi te îmbraci ca un instructor de dans pe o navă de croazieră.
Seni kendini beğenmiş, seni ırkcı, seni cinsiyer ayrımı yapan ve gemi üzürindeki dans öğretmeni.Si napihnjenec, rasist, šovinist in oblačiš se kot plesni inštruktor na križarski ladji.
Seni kendini beğenmiş, seni ırkcı, seni cinsiyer ayrımı yapan ve gemi üzürindeki dans öğretmeni.Ty jsi nabubøelý, jsi násilník, jsi sexista a oblíkáš se jako taneèní instruktor na zábavní plavbì.
Seni kendini beğenmiş, seni ırkcı, seni cinsiyer ayrımı yapan ve gemi üzürindeki dans öğretmeni.Είσαι ξιπασμένος, είσαι ρατσιστής, είσαι σεξιστής και ντύνεσαι σαν καθηγητής χορού σε κρουαζιερόπλοιο.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Ano, byl egoistický, samolibý, ale dobře věděl, co dělá.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Era desde luego un egotista, narcisista, pero el tipo sabía lo que hacía.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Era sopra ogni modo egoista, era narcisista, ma quel ragazzo sapeva cosa stava facendo.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Er war aussderdem sehr egoistisch, er war narzistisch, aber der Typ wusste, was er tat.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.확실히 그는 자기중심적이고, 자기도취적이었지만, 자신이 뭘 하는지 아는 놈이었습니다
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Por todos os parâmetros ele era muito egoísta, narcisista, mas, o cara sabia o que estava fazendo.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Wedle wszelkich standartów był on narcystycznym egoistą, ale gość wiedział, co robi.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.Он был эгоистичным, нарцистичным, но знал, что делал.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.По всички критерии бил изключително егоцентричен и нарцистичен, но поне знаел какво прави.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.وبكل المقاييس فقد كان مغروراً جداً، وكان نرجسي، ولكنه كان يعرف جيداً ماذا يفعل.
Tüm o bencil, kendini beğenmiş tavırlarıyla beraber bu adam ne yaptığını biliyordu.けど、みんな、彼のことを信頼していた。 そして、ナポレオンはさらに有名になった。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod