Gitarist kendini kalabalığın içine fırlattı.The guitarist threw himself into the crowd.
Bir dili iyi öğrenmek istiyorsanız, onu kendiniz öğrenin.If you want to learn a language well, learn it yourself.
Önce kendini korumalısın.First, you must protect yourself.
Önce, kendini korumalısın.First, you must protect yourself.
Kendinden emin gözüküyordu.He seemed sure of himself.
Lincoln kendini sessizdi.Lincoln himself was silent.
Arkadaşlarının kim olduğunu bilmek istiyorsan kendine bir hapis cezası al.If you want to know who your friends are, get yourself a jail sentence.
O, kendini yeterince çekici olarak düşündü.He thought of himself as being charming enough.
O kendine bir köpek satın aldı.He bought himself a dog.
Mümkün olduğu kadar açıkça kendini ifade et.Express yourself as clearly as possible.
Kendin için üzülme. Hepimiz aynı durumdayız.Don't feel sorry for yourself. We're all in the same boat.
O kendi kendine"HAYIR"dedi.Yüksek sesle "EVET" dedi.He said "NO" to himself. He said "YES" aloud.
Kendini öldürdü.He killed himself.
Jose kendini kötü karakterli bir kişi olarak gösterdi.José showed himself to be a person of bad character.
O gerçekten kendini incitti.He actually hurt himself.
Onu kendin için göreceksin.You'll see it for yourself.
Mary dün kendini incitti.Mary hurt herself yesterday.
O her gün kendini tıraş eder.He shaves himself every day.
Bunu kendiniz yapmak zorundasınız.You have to do it by yourself.
Utangaçlık kendini ilk önce okulda gösterir.Shyness first shows itself at school.
Neden kendinizi sadece bir taneyle sınırlıyorsunuz?Why limit yourself to just one?
İddialara göre o onu kendini savunmak için öldürdü.She allegedly killed him in self-defense.
O, kendini ona adadı.She devoted herself to him.
O, kendini o olarak gizledi.She disguised herself as him.
O kendini ona sevdirebileceğini düşündü.She thought she could get him to like her.
O onun kendini sevdiğini söylemesini istedi.She wanted him to say that he loved her.
Kendinin yanılmaz olduğuna inanıyor.He believes himself to be infallible.
O, bütün mobilyasını sattı, böylece kendine ve köpeğine bakabildi.She sold all of her furniture, so she could afford to feed herself and her dog.
Favori kendi kendine-yardım kitabın nedir?What's your favorite self-help book?
O hayal kırıklığına uğradı ve öyle olduğu için kendine kızdı.She was disappointed, and angry with herself for being so.
Bazen büyük babam kendi başına bırakıldığında, kendi kendine konuşur.Sometimes my grandfather talks to himself when left alone.
Kendini doktora göstermelisin.You should show yourself to the doctor.
Diğerlerini sevebilmeden önce, kendini sevebilmelisin.Before you can love others, you need to be able to love yourself.
Çok yalan söylememesi gerektiğini kendine söylemeye devam etti.He kept saying to himself that he must not tell so many lies.
Kendinize ait olmayan bir çocuğu yetiştirmek zordur.It's difficult bringing up a child who is not your own.
Alaycı görüşlerini kendine saklamanı rica ediyorum.Please keep your cynical remarks to yourself.
Ve kendinizi bir şeyden mahrum etmeyin.And don't deny yourself anything.
En kötüsü için kendinizi hazırlamalısınız.You must prepare yourself for the worst.
Kendini soğuktan korumak için kazak giydi.He wore a pullover sweater to keep from getting cold.
Kendine yalan söylemekten vazgeçmelisin.You need to stop lying to yourself.
Onu kendiniz mi yaptınız?Did you make it by yourself?
O ünlü şair kütüphanesinde kendini öldürmeyi planlanmış.That famous poet planned on killing himself in his library.
Kendini öldürmeyi denedi.She tried to kill herself.
Hepsini kendin mi yaptın?You built that all by yourself?
Tom Paris'i ziyaret ettiğinde Fransızca olarak kendini ifade edebildi.Tom was able to make himself understood in French when he visited Paris.
Tom kendini odasına kapadı.Tom shut himself up in his room.
Tom kendini yatak odasına kapadı.Tom shut himself up in his bedroom.
Tom yanlışlıkla kendini bacağından vurdu.Tom shot himself in the leg accidentally.
Tom kendini uyandırmak için kendi üzerine soğuk su döktü.Tom poured cold water over himself to wake himself up.
Tom öğle yemeği için kendine bir fıstık ezmeli sandviç hazırladı.Tom made himself a peanut butter sandwich for lunch.
Tom kendini aptal yerine koydu.Tom made a fool of himself.
Tom kendini tam bir aptal yaptı.Tom made a complete fool of himself.
Tom kendinden küçük öğrencileri ezmeyi sever.Tom loves to bully younger students.
Tom aynada kendine baktı.Tom looked at himself in the mirror.
Tom kendini banyoya kilitledi.Tom locked himself in the bathroom.
Tom kendini banyoya kilitledi ve ağlamaya başladı.Tom locked himself in the bathroom and started to cry.
Tom sırrı kendine sakladı.Tom kept the secret to himself.
Tom bugün kendinde değildir.Tom isn't himself today.
Tom kendini düzeltmezse hapsi boylayacak.Tom is likely to end up in prison if he doesn't straighten up.
Tom kendi kendini yetiştirmiş bir insandır.Tom is a self-educated man.