Ana içeriğe geç
Sözlük

kendin ile cümle

kendin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom pencereden dışarı atlarken kendini yaraladı.Tom injured himself when he jumped out of the window.
Tom kendini perdenin arkasına sakladı.Tom hid himself behind the curtain.
Tom bütün evi kendine ayırdı.Tom had the whole house to himself.
Tom'un suçlamak için kendinden başka hiç kimsesi yoktu.Tom had no one but himself to blame.
Tom'un kendini ifade etme fırsatı yoktu.Tom had no chance to express himself.
Tom kendini Fransızca olarak ifade etmeyi zor buldu.Tom found it difficult to make himself understood in French.
Tom iyi İngilizceyle kendini ifade etti.Tom expressed himself in good English.
Tom kendini açıkça ifade etti.Tom expressed himself clearly.
Tom kendini tehlikeye maruz bıraktı.Tom exposed himself to danger.
Tom kendini uyanık tutmak için birkaç fincan kahve içti.Tom drank a few cups of coffee to keep himself awake.
Tom kendini yatağın dışına sürükledi.Tom dragged himself out of bed.
Tom kendini nasıl iyi ifade edeceğini bilmiyordu.Tom didn't know how to express himself well.
Tom kendini anlatamıyordu.Tom couldn't make himself understood.
Tom Kendini Fransızca olarak ifade edemedi.Tom couldn't make himself understood in French.
Tom gülmekten kendini alamadı.Tom couldn't keep from laughing.
Tom uyumaktan kendini alamadı.Tom couldn't help falling asleep.
Tom soğuk suya atlamak için kendini ikna edemedi.Tom couldn't bring himself to jump into the cold water.
Tom kendini şanslı olarak addetti.Tom considered himself lucky.
Tom kendini asarak intihar etti.Tom committed suicide by hanging himself.
Tom kendine bakamaz.Tom can't take care of himself.
Tom kendini Fransızca olarak ifade edemez.Tom can't make himself understood in French.
Tom kendini Fransızca olarak ifade edebilir.Tom can make himself understood in French.
Tom kendine Evrenin Sahibi adını koydu.Tom called himself the Master of the Universe.
Tom birkaç arkadaşın yardımıyla kendine ev yaptı.Tom built the house himself along with the help of a few friends.
Tom kendine bir kamera satın aldı.Tom bought himself a camera.
Tom kazara kendini havaya uçurdu.Tom blew himself up accidentally.
Tom bir tabanca ve bir bıçakla kendini silahlandırdı.Tom armed himself with a gun and a knife.
Tom her zaman en az beş dakika önce varmayı kendine vazife edinir.Tom always makes a point of arriving at least five minutes ahead of time.
Tom kendini Mary'ye affettirmek için ne söylemeli?What does Tom need to say to get Mary to forgive him?
Tom Mary'ye kendine gelmesini söyledi.Tom told Mary to behave herself.
Tom Mary'ye kendini öldüreceğini söyledi ama bunu yapmaya cesareti yoktu.Tom told Mary that he was going to kill himself, but he didn't have the courage to do it.
Mary'ye kendini affettirmek için Tom ne söyleyeceğini biliyor.Tom knows what to say to make Mary forgive him.
Tom Mary'nin ona verdiği kemeri kullanarak kendini astı.Tom hanged himself using the belt that Mary had given him.
Tom Mary hakkında endişelenmekten kendini alamadı.Tom couldn't help worrying about Mary.
Tom Mary hakkında düşünmekten kendini alamadı.Tom couldn't help thinking about Mary.
Tom Mary'ye kendini yalnız bıraktırmadı.Tom couldn't get Mary to leave him alone.
Tom Mary'yi düşünmekten kendini alamıyor.Tom can't help thinking about Mary.
Tom Mary'nin kendine bir masaj yapmasını istedi fakat o yapmak istemedi.Tom asked Mary to give him a massage, but she didn't want to.
Tom geç kaldığı için kendine kızmıştı.Tom was angry with himself for being late.
Mary kendini öldürmeden önce Tom silahı ondan aldı.Tom took the gun from Mary before she could kill herself.
Tom kendine bir fıstık ezmeli ve jöleli sandviç yaptı.Tom made himself a peanut butter and jelly sandwich.
Tom kendini birini vururken hayal edemedi.Tom couldn't imagine himself shooting anyone.
Tom, Mary'nin ölümü için kendini suçladı.Tom blamed himself for Mary's death.
Kendini bu suçlamalara karşı korumak için buraya gelmedi.She didn't come here to defend herself against these accusations.
O bu suçlamalara karşı kendini savunmak amacıyla burada değil.She's not here for the purpose of defending herself against these accusations.
Karınız sizi terketseydi, kendinizi nasıl hissederdiniz ?How would you feel if your wife left you?
Kendini küçümseme.Don't misunderestimate yourself.
Kendini tanımak çok zordur.It's very difficult to know yourself.
Son günlerde kendini nasıl hissediyorsun?How are you feeling lately?
Tom Mary'nin kendinden geçmeden önce ne kadar tekila içebileceğini merak etti.Tom wondered how much tequila Mary could drink before she passed out.
Tom sadece on beş dakika kendinden geçmişti.Tom was only gone for fifteen minutes.
Tom Mary ile genellikle kendine sakladığı şeyler hakkında konuştu.Tom talked to Mary about things he usually kept to himself.
Tom kendini soğuk su ile yıkadı.Tom splashed himself with cold water.
Tom aynada kendine gülümsedi.Tom smiled at himself in the mirror.
Tom kendinin hoşlandığı aynı tür müziği herkesin sevmesini beklememeli.Tom shouldn't expect everyone to like the same kind of music that he does.
Tom kendine ikinci fincan kahveyi doldurdu.Tom poured himself a second cup of coffee.
Tom kendine bir bardak süt doldurdu.Tom poured himself a glass of milk.
Tom kendine bir bardak çay yaptı.Tom made himself a cup of tea.
Tom aynı hatayı tekrar yapmayacağına dair kendine bir söz verdi.Tom made a promise to himself that he would never make the same mistake again.
Tom bugün tamamen kendinde değil.Tom isn't quite himself today.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod