Kendini onun yerine bir koy bakalım.Imagine yourself in her place.
O, bugün kendinde değil.She is not herself today.
Kendini hasta annesine adadı.She devoted herself to her sick mother.
Kendini Afrika'da ki misyon çalışmasına adadı.She devoted herself to mission work in Africa.
Bir gölde kendini boğdu.She drowned herself in some lake.
O sevinçten kendinden geçmişti.She was beside herself with joy.
O, bu büyük odayı tamamen kendine aldı.She has this big room all to herself.
O yalnızken kendini her zaman müzikle rahatlattı.She always comforted herself with music when she was lonely.
Kısa sürede kendini köy hayatına alıştırdı.She soon adjusted herself to village life.
O, sevimli köpeğin kendine ait olmasını diledi.She wished the lovely dog belonged to her.
Kendine büyük evi aldı.She has the large house to herself.
Onun kendine ait bir miktar parası var.She has some money of her own.
O kendine yarım yamalak akşam yemeği pişirebildi.She was able to cook herself dinner, after a fashion.
O kendi kendine mırıldanıyor.She is muttering to herself.
Kendine otel suiti tuttu.She had the hotel suite to herself.
O, gönüllü faaliyetine kendini adamış.She devoted herself to the volunteer activity.
O kendini içmeye bıraktı.She abandoned herself to drinking.
Ağlamamak için kendini güçlendirdi.She steeled herself not to cry.
O, aynada kendini gördü.She saw herself in the mirror.
Aynada kendine gülümsedi.She smiled at herself in the mirror.
Aynada kendine baktı.She looked at herself in the mirror.
O, dün kendini öldürdü.She killed herself yesterday.
Dün gece kendini öldürmeye çalıştı.She tried to kill herself last night.
O, kendini çocuklarına adamıştır.She is devoted to her children.
O, kendini benim kollarına attı.She threw herself into my arms.
O, kendini öldürmeye teşebbüs etti.She attempted to kill herself.
O kendini öldürme eşiğindeydi.She was on the border of killing herself.
Kendi kendine konuşmaktansa başkalarını dinlemeyi tercih eder.She would rather listen to others than talk herself.
O, kendine yapılan zorbalık üzerine kara kara düşündü.She brooded over the bullying done to her.
O, kendine iyi bir yemek pişirdi.She cooked herself a good meal.
Kendini zeki bir kişi olarak düşünüyor.She thinks of herself as an intelligent person.
Dikkatsizliği sebebiyle kendinden utanıyordu.She was ashamed of herself for her carelessness.
O, kendini odasına kapattı.She shut herself up in her room.
Kahkaha ile gülmekten kendini alamadı.She couldn't help bursting into laughter.
O, kalabalıkta kendini kaybetti.She lost herself in the crowd.
O, kendi kendini eğitmiş bir kadındır.She is a self-educated woman.
Bunu bir daha asla yapmayacağına dair kendi kendine söz verdi.She pledged herself never to do it again.
O kendini daha uzun göstermek için yüksek topuklu ayakkabılar giyiyor.She wears high heels to make herself look taller.
O ne zaman alışverişe gitse, kendini gücünün yettiğinden daha fazlasını alarak bitirir.Whenever she goes shopping, she ends up buying more than she can afford.
O, hastaneye götürüldüğünde kendine geldi.She came to herself when she was taken to the hospital.
Kendini kocasına adamıştır.She is devoted to her husband.
Kendini bir battaniyeye sardı.She wrapped herself in a blanket.
O kendini aşkın ellerine bırakıyor.She's giving herself up to love.
O kendini aşk ateşinin kollarına bıraktı.She gave herself to flames of love.
O konuşmadan önce kendini yatıştırdı.She composed herself before speaking.
Yorgunluk kendini onun yüzünde gösterdi.Fatigue showed on her face.
Kendine hakaret edildiğini hissettiğinde o sinirlendi.Feeling himself insulted, he got angry.
Kendini kaybetme.Don't lose your temper.
Kendiniz için bir şeyler yapmaya çalışın.Try to do things for yourself.
Yakınma. Kendin kaşındın.Don't complain about that. You've asked for it.
Kendinizi bağışlamanızın faydası yok.It is no use excusing yourself.
Eğer bana inanmıyorsan, git ve onu kendin için gör.If you don't believe me, go and see it for yourself.
Her gece yeterince dinlenirseniz, kendinizi daha iyi hissedersiniz.If you get enough rest every night, you'll feel much better.
Kendiniz uygulamayın.Don't exert yourself.
Kör hemşire kendini yaşlıların bakımı için adadı.The blind nurse devoted herself to caring for the elderly.
Yakında kendinizi arkadaşsız bulacaksınız.Soon you will find yourself friendless.
Arkadaşım kendine ait bir araba istiyor.My friend wants a car of his own.
Kendine iyi bak!Take care!
Tarih kendini tekrarlar.History repeats itself.
Spiker kendini duyuramadı.The speaker couldn't make himself heard.