Bir şey yapmaya başladığı zaman, o kendini ona adıyor.When he begins to do anything, he devotes himself to it.
O her şeyi kendine göre istiyor.He wants everything his own way.
O, kendini bu bilimsel çalışmaya atfetti.He applied himself to this scientific study.
Kısa sürede kendini soğuk havaya alıştırdı.He soon accustomed himself to cold weather.
O, kendini koşullara uydurdu.He adapted himself to circumstances.
O bulunduğu duruma kendini alıştıramaz.He can't accommodate himself to his circumstances.
O, kendini tehlikeye attı.He exposed himself to danger.
Kendini parkta bir bankta yatarken buldu.He found himself lying on a bench in the park.
Kendini sınıf arkadaşlarının alayına maruz bıraktı.He exposed himself to the ridicule of his classmates.
O açlık ve yorgunluk yüzünden bayıldı, ancak bir süre sonra kendine geldi.He fainted with hunger and fatigue, but came to after a while.
Son zamanlarda kendini içkiye verdi.He has taken to drinking recently.
O kendini araştırmaya adadı.He dedicates himself to research.
Kendini nasıl ifade edeceğini bilmiyordu.He didn't know how to express himself.
O, kapının arkasında kendini sakladı.He hid himself behind the door.
Kendine kendine gitmesi gerektiğini söyledi.He said to himself that he should go.
O, kendini işine verdi.He settled down to his work.
Bu sabah kendini vurdu.He shot himself this morning.
Son zamanlarda kendini biraz gergin hissediyor.He's been feeling a little on edge recently.
Dün oyunda kendini incitti.He got hurt in the game yesterday.
O, kendini açıkça ifade etti.He expressed himself clearly.
Sınavı geçme konusunda kendine güveniyor.He is confident that he will pass the examination.
O kendini Japonya'nın bir Edison'ı olarak adlandırdı.He called himself an Edison of Japan.
O kendini nasıl savunacağını biliyor.He knows how to assert himself.
Kendini öldürmeye çalıştı.He tried to kill himself.
O, kendini öldürmeye çalıştı fakat o başarısızlıkla sonuçlandı.He tried to kill himself but it ended in failure.
Kendini öldüreceğini sandı.He thought he would kill himself.
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak gördü.He saw himself as the savior of the world.
O kendini şanslı addetti.He considered himself lucky.
Kötü davranışı için kendini mazeret gösterdi.He excused himself for his bad behavior.
Kendini asarak intihar etti.He committed suicide by hanging himself.
O, kendini aştı.He crossed himself.
O kendini çalışma odasına kapattı.He closeted himself in his study.
O, kendini bir kadın kılığına soktu.He disguised himself as a woman.
O hızla kendini yeni çevresine alıştırdı.He quickly accustomed himself to his new surroundings.
Kendini yeni çevresine uyarlamaya çalıştı.He tried to adapt himself to his new surroundings.
Yeni araştırmasında kendini kaybetti.He lost himself in his new research.
O, kendini yeni hayatına uydurdu.He adapted himself to his new life.
O bir dedektif hikaye okuyarak kendini eğlendirdi.He amused himself by reading a detective story.
Birkaç gündür kendinde değildi.He was unconscious for several days.
Kendini sigortalattı.He insured himself.
Geçen hafta kendini terfi ettirmeyi başardı.He managed to get himself promoted last week.
Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.He devoted himself to many cultural activities.
O, kendine bakmıştı.He had taken care of himself.
Zehir alarak kendini öldürdü.He killed himself by taking poison.
O kendi kendine konuştu.He talked to himself.
Kendini kitaplar okumaya adadı.He devoted himself to reading books.
O onların kararına kendini teslim etmek zorunda kaldı.He had to submit himself to their decision.
Onun esprilerine gülmekten kendini alamadı.He could not help laughing at her jokes.
Çok üzgündü ve kendini astı.He was heartbroken and hanged himself.
Kendini yeni bir arabayla ödüllendirdi.He treated himself to a new car.
Kendini edebiyat çalışmasına adadı.He devoted himself to the study of literature.
Uyandığında kendini bir bankın üstünde uzanırken buldu.He woke up to find himself lying on a bench in the park.
Uyandığında kendini hastanede bir yatakta yatarken buldu.He awoke to find himself lying on the bed in the hospital.
Akşam yemeğinden sonra bir dedektif hikayesi okuyarak kendini eğlendirdi.He amused himself by reading a detective story after supper.
O kendi kendini yetiştirmiş bir adam.He is a self-made man.
Onu kendine düşman etme.Don't make an enemy of him.
O, kendine bir şey olmamış gibi görünüyor.She looks as if nothing had happened to her.
Onun kendini niçin öldürdüğü hâlâ sır.It is still a mystery why she killed herself.
Onun mektuplarını gördüğünde kendini biraz tedirgin hissetti.When he saw her letter, he felt somewhat uneasy.
Onun kendini öldürmüş olması imkansız.It is impossible that she should have killed herself.