Her gece en az sekiz saat uyumazsa kendine gelemiyor.He needs at least eight hours of sleep every night or he can't function.
Akşam sekizden sonra yemek yememeyi kendine kural edinmiştir.He makes it a rule not to eat after 8:00 p.m.
Kendinizi izole edin.Isolate yourself.
Bunu kendiniz iletirseniz çok sevinirim.I'd very much appreciate if you could tell him this yourself.
Bunu ona kendiniz iletirseniz çok memnun olurum.I'd very much appreciate if you could tell him this yourself.
Kendinden biraz bahseder misin?Can you speak a little about yourself?
Kendinden küçük öğrencilere sataşmayı seviyor.He loves to bully younger students.
Kendini banyoya kilitledi.She locked himself in the bathroom.
Beni kendinle karıştırma.Don't confuse me for yourself.
Kendini Tom olarak tanıtan bir adamla tanıştım.I met a man who made himself known to me as Tom.
Tom kendi kendini yetiştirmiş bir ressam.Tom is a self-taught artist.
Mary bugün kendini daha iyi hissediyor.Mary is feeling better today.
Kaynar suyu dökerseniz kendinizi yakmanız işten bile değildir.If you spill boiling water, you can easily scald yourself.
Kendine başka bir yardakçı bul!Find yourself another stooge!
Tom depresyondayken kendini içkiye verip ilaç manyağı olmuştu.Tom popped pills and drank heavily during his depression.
Tom kendini camdan attı.Tom defenestrated himself.
Tom kendini suçlu hissetmez.Tom won't feel guilty.
Kendinden kaçamazsın.You can't run away from yourself.
Kendinizden kaçamazsınız.You can't run away from yourself.
Şikayet edeceksen onu kendin yap.If you're going to complain, do it yourself.
Epstein kendini öldürmedi.Epstein didn't kill himself.
Kendine yalan söylüyorsun.You're lying to yourself.
Tom artık kendini suçlu hissetmiyor.Tom no longer feels guilty.
Kendini değiştiremezsin.You can't help being what you are.
Kendini dilediğin gibi ifade edebilirsin.Express yourself however you can.
Tom biraz kendi kendine kalmak istediğini söyledi.Tom said that he just wanted to spend some time by himself.
İşin püf noktası kendini meşgul etmek.The key is to keep busy.
Hiç kendinize zarar verme girişiminde bulundunuz mu?Have you ever attempted to harm yourself?
Şu an içinizde kendinize zarar verme isteği var mı?Do you feel like you want to hurt yourself now?
Kendini çok fazla kaptırma.Don't let yourself get carried away too much.
Baban bu aralar kendini çok saldı.Your father really let himself go recently.
Evde kendinizi güvende hissediyor musunuz?Do you feel safe at home?
Düzenli olarak kendi kendinize meme muayenesi yapıyor musunuz?Do you regularly perform self-breast examinations?
Kendinizi rahat hissetmiyorsanız lütfen söyleyin.Please let me know if you feel uncomfortable.
Bugün ofiste kendinizi gergin hissettiniz mi?Do you feel nervous in the office today?
Yanni kendini tanıttı.Yanni introduced himself.
Tom da Mary de kendini müziğin ritmine kaptırmıştı.Both Tom and Mary swayed to the music.
Kendine bir eyer almalısınYou should buy yourself a saddle.
Kendini yakmadın mı?Didn't you burn yourself?
Kendini yaktın değil mi?You burned yourself, didn't you?
Kendini nasıl yaktın?How did you burn yourself?
Tom kendini daha mutlu hissetti.Tom felt happier.
O sadece kendini beğenmiş bir aptal.He's just a pretentious idiot.
Yanni'nin kendine saygısı yok.Yanni doesn't respect himself.
Antrenmanı sana fayda sağlayacak şekilde ölçülü yap, işin suyunu çıkarıp kendini yıpratma.You should train to stimulate, not annihilate.
Kendin yapabilirsin.You can do it yourself.
Bunu kendin yapabilirsin.You can do it yourself.
Kendinle ilgili neyi değiştirirdin?What would you change about yourself?
Tom çatı katında kendini okul günlerine götüren eski bir kitap buldu.Tom found an old book in the attic going back to his school days.
Tom trafikte biri kendine korna çalınca küplere bindi.Tom got road rage when someone honked at him.
Kendini fazla yorma.Don't exert yourself so much.
Tom kendini korumak için tabanca aldı.Tom bought a pistol for protection.
Tom kendini adapte ediyor.Tom is adapting.
Tom kıs kıs gülmemek için kendini tutmaya çalıştı.Tom tried not to snicker.
Tatoeba kendi kendine konuşanlar ve çeviri yapanlardan oluşmakta.Tatoeba consists of soliloquists and translators.
Cookie'nin doğum türü kedi, ama kendini köpek olarak tanımlayıp köpek gibi davranıyor.Cookie's birth assigned species is cat, but he identifies as and acts like a dog.
Kendini kontrol edebilme yeteneğin çok iyi.You have great self-control.
Hepimiz Tom'un kendini öldürebileceğini sanmıştık.We all thought that Tom might kill himself.
Tom resmiyette 30 yaşında, ama kendini 20 olarak tanımlıyor.Tom is officially 30 years old, but he self-identifies as 20.
Tom kendini onların önünde rezil etti.Tom disgraced himself in front of them.