Fadıl kendini bulmaya çalışıyordu.Fadil was trying to find himself.
Fadıl, ikizlerin daha agresif ve kendine güveneniydi.Fadil was the more aggressive and assertive of the two twins.
Fadıl sevgi ve kendini koruma arasında seçim yapmaya zorlandı.Fadil was forced to choose between love and self-preservation.
Bir fırsat kendini gösterdi.An opportunity presented itself.
Fadıl kendini Leyla'dan uzaklaştırdı.Fadil distanced himself from Layla.
Fadıl kendinde biraz suç ve öfke hissetti.Fadil felt some guilt and anger.
Fadıl kendini ihmal edilmiş ve terk edilmiş hissetti.Fadil felt neglected and abandoned.
Fadıl kendini güvende hissetmiyordu.Fadil wasn't feeling secure.
Tom'un kendine zarar vermediğinden emin olmamız gerekiyor.We need to make sure that Tom doesn't hurt himself.
Öyle biri için kendini nasıl üzgün hissedebilirsin?How can you feel sorry for someone like that?
Tom geçen ekim ayında kendini öldürdü.Tom killed himself last October.
Tom'un kendini incitmeyeceğinden emin olmalıyız.We need to make sure Tom doesn't hurt himself.
Kimsenin Tom için kendini kötü hissetmemesi gerekir.No one should feel bad for Tom.
Tom kendini pasifist olarak görüyor.Tom considers himself a pacifist.
Tom, Mary'nin önünde kendini aptal yerine koydu.Tom made a fool of himself in front of Mary.
Tom kendine iyi bir yemek pişirdi.Tom cooked himself a good meal.
Umarım kimse kendini öyle hissetmez.I hope nobody feels like that.
Onu kendiniz yapmak zorunda değilsiniz.You don't have to do that by yourself.
30.000 dolar kaybetseydin kendini nasıl hissederdin?How would you feel if you lost $30,000?
Kendini aslında nasıl hissediyorsun?How do you really feel?
Kendini fazla kötü hissetme.Don't feel too bad.
Tom kendini bugün biraz daha iyi hissettiğini söylüyor.Tom says he feels a little better today.
Tom yatak odasında kendine barikat kurdu.Tom barricaded himself in his bedroom.
Mary kendini yatak odasına kilitledi.Mary locked herself in her bedroom.
Mary kendini yatak odasına kilitledi ve yaklaşık bir saat boyunca ağladı.Mary locked herself in her bedroom and cried for nearly an hour.
Tom tuvalete koştu ve kendini kilitledi.Tom ran to the bathroom and locked himself in.
Mary kendini tuvalete kilitledi ve ağladı.Mary locked herself in the bathroom and cried.
Mary hiç kimse ağlamasını görmesin diye kendini banyoda kilitledi.Mary locked herself in the bathroom so that no one would see her cry.
Güzelsin. Kendine bak.You're beautiful. Look at you.
Fadıl kendini kiliseye ve topluma adamıştır.Fadil was devoted to church and community.
Fadıl kendini sokak çocuklarına adadı.Fadil dedicated himself to street kids.
Fadıl kendini genç bir oğlan olarak tanıttı.Fadil presented himself as a teenage boy.
Fadıl kendini o ikinci kat balkonundan attı.Fadil threw himself off that second floor balcony.
Fadıl kendini adamış bir Hıristiyandı.Fadil was a committed Christian.
Leyla kendini dövdü ve bunun için Fadıl'ı suçladı.Layla beat herself up and blamed Fadil for it.
Fadıl kendini herhangi bir yere aitmiş gibi hissetmedi.Fadil didn't feel like he belonged anywhere.
Fadıl, Rami'yi vurduktan sonra inanılmaz biçimde sakin ve kendindeydi.Fadil was amazingly calm and collected after he had shot Rami.
Fadıl 8 katlı binadan atlayarak kendini öldürdü.Fadil killed himself by jumping off an 8-storey building.
Kendini çok iyi hissetmiyormuşsun gibi görünüyorsun.You look like you're not feeling very well.
Kendini meşgul tutuyor gibi görünüyorsun.You seem to be keeping yourself busy.
Neden kendine içecek bir şey doldurmuyorsun?Why don't you pour yourself something to drink?
Buraya gelin ve ateşin yanında kendinizi ısıtın.Come over here and warm yourself by the fire.
Kendinden çok hoşlanıyor gibi görünmüyorsun.You don't seem to like yourself very much.
Kendinize iyi bir avukat bulmanız gerekiyor.You need to get yourself a good lawyer.
Tom kendini bir dilenci olarak değiştirdi.Tom disguised himself as a beggar.
Kendine oy verdin mi?Did you vote for yourself?
Tom bugün kendini çok daha iyi hissediyor.Tom is feeling much better today.
Kendinizi yargılayın ve yargılanmayacaksınız.Judge for yourself and you won't be judged.
Sami kendinden şüphelenmeye başlıyordu.Sami was starting to doubt himself.
Sami, Leyla'nın kendini öldürmeye çalıştığını düşünüyordu.Sami thought that Layla was trying to kill herself.
Kendinden başka kimseyi umursamaz.She doesn't care about anyone but herself.
O sadece kendini umursar.She only cares about herself.
Tom, Mary'nin kendini öldürmeye çalışabileceğini düşünüyordu.Tom thought that Mary might try to kill herself.
Tom kendine bir bardak süt daha doldurdu.Tom poured himself another glass of milk.
Tom kendine bir bardak votka doldurdu.Tom poured himself a glass of vodka.
Tom kendini savunma hakkına sahiptirTom has the right to defend himself.
Tom'un kendini savunma hakkı var.Tom has the right to defend himself.
Tom kendini savunma hakkına sahipti.Tom had the right to defend himself.
Tom'un kendini savunma hakkı vardı.Tom had the right to defend himself.
Tom'un kendini savunma şansı yoktu.Tom had no chance to defend himself.