Aptallığı, yaptığı her şeyde kendini gösteriyordu.His stupidity shows in everything he does.
Son elli senedir canını dişine takıp çalışıyor! Kendini tükenmiş hissetmesi çok normal!She's been working her butt off for the last 50 years! Of course, she feels burnt out!
Kendini hiç daha büyük bir resmin parçası olarak görüyor musun?Do you ever see yourself as part of a bigger picture?
Mary kendine güvenen ve bağımsızdır.Mary is confident and independent.
Kendini içeride kilitledin.You locked yourself in.
Tom sınıfın geri kalanına kendini tanıttı.Tom introduced himself to the rest of the class.
Tom kendinde inanılmaz suçluluk hissetti.Tom felt tremendous guilt.
Tuhaf ama kapı kendi kendine açıldı.It's strange, but the door opened on its own.
Artık bir çocuk değilsin, kendine bakabilirsin.You're not a kid anymore, you can take care of yourself.
Neden her zaman kendinle çok gurur duyuyorsun?Why are you always so damn proud of yourself?
Kendinizi ödüllendirmeyi deneyin ve ödül için başkalarına güvenmeyi denemeyin.Try rewarding yourself and not relying on others for reward.
"Bugün kendini iyi hissetmiyorsan evde kalman gerekir"."Hayır, hayır. Ben iyi olacağım ""If you're not feeling good today you should stay home" "No, no. I'll be fine."
Kendini acı içerisinde yere attı.He threw himself down on the ground in pain.
Kendini keyifsiz mi hissediyorsun?Do you feel seedy?
Tom sadece tüm torba patates cipsini yemekten kendini tutamadı.Tom just couldn't stop himself from eating the whole bag of potato chips.
Tom sonunda Mary'nin gerçekten kendini sevmediğini anladı.Tom finally realized that Mary didn't really like him.
Tom'un kendine daha iyi bakması gerekecek.Tom is going to have to take better care of himself.
Tom bir elma soyarken kazara kendini kesti.Tom accidentally cut himself while peeling an apple.
Tom dikkatli olmazsa kendini incitebilir.Tom could hurt himself if he's not careful.
Tom dikkatli olmazsa kendini incitir.Tom will hurt himself if he isn't careful.
Tom kendini nispeten şanslı düşünüyor.Tom considers himself relatively lucky.
Tom kendine pahalı bir saat aldı.Tom bought himself an expensive watch.
Kendin için endişe etmene gerek yok.There's no need to concern yourself.
Kendini Tom'un yerine koymaya çalış.Try to put yourself in Tom's shoes.
Tom kendine Fransızca öğrettiğini söylüyor.Tom says he taught himself French.
Tom Mary'nin kendini öldürdüğüne inanıyor.Tom believes Mary killed herself.
Tom bugün kendini incitebilirdi.Tom could've hurt himself today.
Tom bu sabah kendini yaraladı.Tom hurt himself this morning.
Tom sadece kendini umursadı.Tom only cared about himself.
Tom kendini yalanlıyor.Tom is contradicting himself.
Tom kendini şanslı olarak düşünüyor.Tom considers himself lucky.
Tom kendinden emin görünmüyordu.Tom didn't sound confident.
Tom'a kendini yaralatma.Don't let Tom hurt himself.
Tom kendini rezil etti.Tom has disgraced himself.
Tom kendini yarayabilirdi.Tom could've hurt himself.
Tom kendini yanıltıyor.Tom is deluding himself.
Tom kendini incitebilirdi.Tom could hurt himself.
İyi bir ağaca yaklaşan kendini iyi bir gölgede bulur.He who approaches a good tree will find himself in good shade.
Tom kendini kamufle etmeye çalıştı.Tom tried to camouflage himself.
Aynaya bak ve kendini boktan hisset.You look in the mirror and feel like a shitty person.
Tom kendine bir bardak viski doldurdu.Tom poured himself a glass of whisky.
Deniz kendi kendine derinleşecek.The sea will turn deep by itself.
Sen kendin bile öyle dedin.Even you yourself said so.
Sen kendin bile bilmiyordun.Even you yourselves didn't know.
Neden benim köpeğim sürekli kendini tırmalıyor?Why is my dog always scratching himself?
Tom kendine yeni bir spor araba aldı.Tom bought himself a new sports car.
En önemli şey kendiniz için düşünme yeteneğidir.The most important thing is the ability to think for yourself.
En önemlisi kendin için düşünüyor olmandır.Most important is that you think for yourself.
Diğerlerini duyduğunda kendini de duyarsın.When you hurt others, you also hurt yourself.
Dün Tom kendini bıçağıyla kesti.Tom cut himself with his knife yesterday.
O oldukça akıllı ama çok kendine güvenen.He's pretty wise but too self-confident.
Onu kendine örnek alma.Don't follow her example.
Kendini bu duruma düşürmemen gerektiğini bilmeliydin.You should've known better than to put yourself in that situation.
Bu mesaj beş saniye içinde kendini yok edecektir.This message will self-destruct in five seconds.
Tom küvette kendini boğmaya çalıştı.Tom tried to drown himself in the bathtub.
Neden ona kendin anlatmıyorsun?Why don't you tell him yourself?
Neden ona kendin söylemiyorsun?Why don't you tell her yourself?
Bu işi kendin seçtin, değil mi?You chose this job yourself, right?
Belki kendini tehlikeye atmamalısın.Maybe you shouldn't tempt fate.
Tom tam olarak kendine söylenildiği gibi yaptı.Tom did exactly as he was told.