Şimdi kendini daha iyi mi hissediyorsun?Are you feeling better now?
Tom kendine bir mikroskop satın aldı.Tom bought himself a microscope.
Tom'un kız arkadaşı kendinden üç yaş daha genç.Tom's girlfriend is three years younger than he is.
Tom'un yeni kız arkadaşı kendinden çok daha genç.Tom's new girlfriend is much younger than he is.
Tom kendini eve götürdü mü?Did Tom drive himself home?
Tom'un neden kendini öldürdüğünü biliyor musun?Do you know why Tom killed himself?
Tom kendine yardım edecek birini istiyor.Tom wants somebody to help him.
Tom Mary'nin kendine gelmesini istedi.Tom asked Mary to behave herself.
Tom kendine geldi mi?Did Tom ever regain consciousness?
Kendine bir fincan kahve almaya git.Go get yourself a cup of coffee.
Git kendine bir fincan kahve al.Go get yourself a cup of coffee.
Pekala, millet, kendinize hakim olun.All right, everyone, remain calm.
Dan kendini boğmaya çalıştı.Dan tried to drown himself.
Dan kendini Linda'ya aşık buldu.Dan found himself in love with Linda.
Dan artık kendini kendi evinde güvende hissetmedi.Dan no longer felt safe in his own house.
Kendini ve düşmanını tanı.Know your enemy and know yourself.
Yanlış nedenlerden dolayı kendini aşağıladı.He abases himself for the wrong reasons.
Tom, gülümsemekten kendini alıkoyamadı.Tom couldn't wipe the smile off his face.
Bazı insanlar kendine zarar vermeyi teselli edici buluyor.Some people find self-harm comforting.
Kendine zarar verme genellikle cinnetin bir göstergesi olarak kabul edilir.Self-harm is often regarded as an indicator of insanity.
Kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz?Can you introduce yourself in a few words?
O kendini eğlendiriyor.She's entertaining herself.
Tom kendinden istenileni yapmadı.Tom didn't do what he was asked.
Tom kendini küvetinde boğmaya çalıştı.Tom tried to drown himself in his bathtub.
Kendinden emin görünüyorsun.You seem confident.
Tom kendini korumak için Mary'yi vurduğunu iddia ediyor.Tom claims he shot Mary in self-defense.
Tom böylesine çekingen bir adam. O oldukça kendine güvensiz gibi görünüyor.Tom is such a diffident man. He seems to have quite low self-esteem.
Tom kendine bakmada oldukça yeteneklidir.Tom is quite capable of looking after himself.
Belki kendini incitmeden önce Tom'un işi bırakması gerekiyor.Maybe Tom should quit before he hurts himself.
Eşim kendine çok fazla para harcıyor.My wife spends too much money on herself.
Uçak kendini fırtınanın merkezinde buldu.The airplane found itself in the eye of the storm.
O, sigara içerek kendini hasta ediyor.He's making himself sick by smoking cigarettes.
Tom küvetten çıktı ve kendini kuruladı.Tom got out of the bathtub and dried himself off.
Tom kendine çok güvenendi.Tom was overconfident.
Tom çok kendine has.Tom is very idiosyncratic.
Kendini komik duruma düşürme!Don't make a fool of yourself!
Kendini gülünç duruma düşürme.Don't make a fool of yourself!
Tom dün gece sarhoşken kendini rezil rüsva etti.Tom made a fool of himself when he was drunk last night.
Tom kendine bir viski daha doldurdu.Tom poured himself another scotch.
Tom kendine bir viski daha döktü.Tom poured himself another scotch.
Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?Can you tell me a little about yourself?
Bana biraz kendinden bahsedebilir misin?Can you tell me a little about yourself?
O, yalnız olduğunda kendini üzgün hisseder.He feels sad when he is lonely.
Rossini operalarını bestelerken kendini birkaç battaniye ile örttü.Rossini covered himself with several blankets while he compose his operas.
Ailen kendini gülünç duruma düşürdü.Your family has become a laughing stock.
Kendini yalanlıyorsun.You're contradicting yourself.
Sen kendinle çelişiyorsun.You're contradicting yourself.
Gerçekten kendini yalanlıyorsun.You're really contradicting yourself.
O kendine bakan çocuğu seviyor.He likes the boy looking at him.
Tom paslı çiviyle kendini yaraladı.Tom hurt himself on a rusty nail.
Sorun sonunda kendini çözecektir.The problem will eventually solve itself.
Kendini övme!Don't praise yourself!
Kendini övme.Don't blow your own trumpet.
Kendini göklere çıkarma.Don't blow your own trumpet.
O hapşırdı ve kendini sümükle kapladı.He sneezed and covered himself with snot.
Başkalarının seni gördüğü gibi senin kendini görmen çok zor.It's very hard to see yourself as others see you.
Önce kendini kanıtlamalısın.You must first prove yourself.
O, bir iğne ile kendini deldi.He pricked himself with a pin.
Kendini onun yerine koymaya çalış.Try to put yourself in his shoes.
Kendini ağırdan satan kızlardan hoşlanmam.I don't like girls who play hard to get.