Tom kendine inanamadığına söylüyor.Tom says he can't trust himself.
Tom'un oraya kendinin gitmesi gerekmiyor..Tom doesn't need to go there himself.
Tom kendini tekrarlamaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like repeating himself.
Tom hâlâ kendinden emin değil.Tom is still unsure of himself.
Tom kendinden çok emin görünmüyor.Tom doesn't sound so sure of himself.
Tom kendini öldürmeye çalıştı.Tom tried to kill himself.
Tom kendini öldürmeye kalkıştı.Tom attempted to kill himself.
Tom bana kendini öldüreceğini söyledi.Tom told me he was going to kill himself.
Tom kendini incitti mi?Did Tom hurt himself?
Tom kendini incitecek.Tom is going to hurt himself.
Tom kendini asmış gibi görünüyor.Tom appears to have hanged himself.
Tom kendini evindeymiş gibi hissetti.Tom made himself at home.
Tom neredeyse kendini öldürüyordu.Tom nearly got himself killed.
Tom kendini öldürttürecek.Tom is going to get himself killed.
Kendini onun yerine koymaya ve onun ne yaşadığını anlamaya çalış.Try to put yourself in her shoes and understand what she's been through.
Tom kendine bir sandviç yapıyor.Tom is making himself a sandwich.
Tom kendine yalan söylenildiğini biliyor.Tom knows he's been lied to.
Tom kendine yalan söylendiğini biliyor.Tom knows he's being lied to.
Tom kendini eşine adadı.Tom is devoted to his wife.
Bize kendinden bahseder misin?Can you tell us something about yourself?
Hayatın zevklerinden kendinizi mahrum etmeyin.Don't deprive yourselves of the pleasures of life.
İstersen oraya kendin gidebilirsin ama ben bunun bir parçası olmak istemiyorum.Go there yourself if you like, but I want no part of it.
Sen kendini seviyorsun.You love yourself.
Ona neden kendin sormuyorsun?Why don't you ask him yourself?
Neden ona kendin sormuyorsun?Why don't you ask her yourself?
İstenmeyen dikkati kendinize çekmeyin.Don't draw unwanted attention to yourself.
Tom kendinden çok daha genç bir kızla evlendi.Tom married a girl much younger than himself.
Tom kendini savunmak için hiçbir girişimde bulunmadı.Tom made no attempt to defend himself.
Tom kravatını gevşetti ve kendine bir içki doldurdu.Tom loosened his tie and poured himself a drink.
Tom kendine büyük bir kahvaltı hazırladı.Tom made himself a big breakfast.
Tom kendine bir fırt burbon doldurdu.Tom poured himself a shot of bourbon.
Kendine yeni bir bisiklet aldığını görüyorum.I see you got yourself a new bicycle.
Mary kendini yeterince akıllı hissetmiyor.Mary doesn't feel herself smart enough.
Bir şeyin iyi yapılmasını istiyorsan, onu kendin yap.If you want a thing done well, do it yourself.
Tom kazara kapıyı kilitleyip kendini dışarıda bıraktı.Tom accidentally locked himself out of his office.
Tom'un kendini öldürdüğünü düşünüyor musun?Do you think Tom killed himself?
Tom herkese kendini tanıttı.Tom introduced himself to everyone.
Kendini suçlamaktan vazgeç.Stop blaming yourself.
Tom kendine bir bardak şarap doldurdu.Tom poured himself a glass of wine.
Dene ama kasma kendini.Try and take it easy.
Kendine inanıncaya kadar Tanrıya inanamazsın.You cannot believe in God until you believe in yourself.
Sen kendine inanıncaya kadar hiç kimse sana inanmayacak.No one will believe in you until you believe in yourself.
Kendini daha zayıf gösterdiğini düşündüğü için Tom siyah giymeyi seviyor.Tom likes to wear black because he thinks it makes him look thinner.
Tom kendine ait olmayan bir şeyi götürdü.Tom took something that didn't belong to him.
Bunu gerçekten kendiniz mi yapacaksınız?Are you really going to do that by yourself?
Tom kendini Mary'ye bakmaktan alamadı.Tom couldn't stop staring at Mary.
Kendini bana açıklamak zorunda değilsin.You don't have to explain yourself to me.
Şimdi, bana kendin hakkında bir şey söyle.Now, tell me something about yourself.
Neden kendine içecek bir şey almıyorsun?Why don't you get yourself something to drink?
Hey, kendine dikkat et.Hey, watch yourself.
Aç tavuk kendini darı ambarında görür.A hopeful wish comes through in a dream.
Kendini bırakma. Umudunu kaybetme.Hang in there. Don't give up hope.
Tom kanepenin üzerinde kendinden geçti.Tom passed out on the couch.
Tom'un kendine güveni yüksektir.Tom's confidence is high.
O, mobilyasını elden çıkardı. Bu şekilde, o kendini ve köpeğini besleyebilecek.She sold off her furniture. In this way, she will be able to feed herself and her dog.
Kendin hakkında konuşuyorsun.You're talking about yourself.
Lütfen kendinden bahset.Talk about yourself, please.
Kendini incitmemeye dikkat et.Be careful not to hurt yourself.
Tom kendinden oldukça gurur duyuyor gibi görünüyor.Tom looks pretty proud of himself.
Tom kendinden çok memnun görünüyor.Tom looks very pleased with himself.