Mary muhtemelen sınıfındaki en utangaç ve kendine en az güvenen bir kızdı.Mary was probably the shiest and least confident girl in her class.
Küçük kız kendini yıkadı.The little girl washed herself.
Mary Tom'u kendine karşı sadakatsiz olmakla suçladı.Mary accused Tom of being unfaithful to her.
Tom oldukça kendini beğenmiştir.Tom is quite big-headed.
Tom çok kendini beğenmiş.Tom's very big-headed.
Tom kendini bir şey sanıyor.Tom is big-headed.
Tom kendini saatlerce bodruma kilitlerdi.Tom used to lock himself in the basement for hours.
Tom kendini kazara şarap mahzenine kilitledi.Tom accidentally locked himself in the wine cellar.
Aynada kendine bakmaktan hoşlanır mısın?Do you like looking at yourself in the mirror?
Onu hiç kendinin yaptığını görebiliyor musun?Can you ever see yourself doing that?
Kendini bilin!Know thyself!
O kendini beğenmiş bir çocuk.She is a snotty child.
Tom kendinden çok daha genç bir kadınla evlendi.Tom married a much younger woman.
Tom kendini adamıştı.Tom was devoted.
Bunu kendiniz mi yaptınız?Did you do this by yourself?
Kendini koyverdin.You've let yourself go.
Tom sosyal medyaya kendinin müstehcen bir fotoğrafını gönderdi.Tom posted a lewd photo of himself on social media.
Kendini çok ciddiye alma. Başka hiç kimse almıyor.Don't take yourself so seriously. No one else does.
Lütfen kendinizden daha fazla gurur duyun.Please take more pride in yourself.
Bunu kendin halletmelisin.You need to figure it out by yourself.
Kendini inciteceksin.You're going to hurt yourself.
Bir av tüfeği ile kendini vur.Shoot yourself with a shotgun.
Kendini vantilatörle soğut.You fan yourself.
Bunu kendinize borçlusunuz.You owe it to yourself.
Her insan kendinin en kötü düşmanıdır.Every man is his own worst enemy.
Kendinin efendisi olan yakında diğerlerinin efendisi olacaktır.He that is master of himself, will soon be master of others.
Sen kendin için iyi yaptın.You've done well for yourself.
Kendini küçümsüyorsun.You underestimate yourself.
Kendin için ne söylemek zorunda olduğunu duyalım.Let's hear what you've got to say for yourself.
Kendini iyi hissediyor musun, Tom?Are you feeling better, Tom?
O, aynada kendine hayran kaldı.She admired herself in the mirror.
Kendin için görmeye gelmelisin.You should come see for yourself.
Kendinden çok emin görünmüyorsun.You don't sound so sure of yourself.
Kendinden çok emin görünüyorsun.You sound very sure of yourself.
Tom'a kendin sormalısın.You should ask Tom yourself.
Kendini temizlemeye git.Go clean yourself up.
Tom bugün çalışırken kendini incitti.Tom injured himself at work today.
Tom bu sabah bir bıçakla kendini kesti.Tom cut himself with a knife this morning.
Tom kendini beğenmiş, değil mi?Tom is stuck-up, isn't he?
Tom gerçekten kendini işine adamış, değil mi?Tom is really dedicated, isn't he?
Tom çok kendinden emin, değil mi?Tom is very confident, isn't he?
Tom kendinden emin, değil mi?Tom is confident, isn't he?
Tom oldukça kendini beğenmiş, değil mi?Tom is quite conceited, isn't he?
Tom kendine bir bira daha aldı.Tom got himself another beer.
Tom biraz daha dikkatli olmazsa kendini incitecek.Tom is going to hurt himself if he's not a little more careful.
Tom ne kadar iyi satranç oynayabileceği hakkında kendini övdü.Tom bragged about how well he could play chess.
Tom kendini çocuklarına adadı.Tom is devoted to his children.
Keman hakkında kendini nasıl hissediyorsun?How do you feel about the violin?
Tom oldukça kendinden emin.Tom is quite confident.
Tom kendinden emindi.Tom was confident.
Tom son birkaç gün kendinde değildi.Tom hasn't been himself the last few days.
Dünya kendini düşük bir noktada buluyor.The world finds itself at a low point.
Tom kendine yiyecek bir şey hazırlıyor.Tom is making himself something to eat.
Tom düştüğünde kendini incitti.Tom hurt himself when he fell.
Tom kendini bir itfaiyeci olarak gizledi.Tom disguised himself as a fireman.
Tom kazara kendini ayağından vurdu.Tom accidentally shot himself in the foot.
Tom kendine bir kız arkadaş buldu.Tom has found himself a girlfriend.
Tom çok kendinden emin değil.Tom isn't very confident.
Tom hâlâ kanepede kendinden geçmişti.Tom is still passed out on the couch.
Tom kendini battaniyesinin altına gömdü.Tom buried himself under his blanket.