Tom, kendini zor bir durumda buldu.Tom found himself in a tight spot.
Tom kendini berbat bir çıkmazda buldu.Tom found himself in a terrible fix.
Tom kendini tamamen aşağılanmış hissetti.Tom felt utterly humiliated.
Tom yüksek sesle gülmekten kendini alamadı.Tom couldn't help but laugh out loud.
Bence burada kendinizi evinizde gibi hissedeceksiniz.I think you'll feel right at home here.
Tom'un kendini beğenmiş olduğunu düşünüyorum.I think Tom is big-headed.
İnsanlar seni hiç kendini beğenmiş olarak suçlar mı?Do people ever accuse you of being pompous?
Sen kendinden emin misin?Are you confident?
Yavaş yavaş yemek kendinizi daha tok hissetmenize yardımcı olacaktır.Eating slowly will help you feel more full.
Tom kendi kendine konuşuyor.Tom is talking to himself.
Kendin hakkında asla konuşma.You never talk about yourself.
Tom kendi kendine konuşmaya başladı.Tom started talking to himself.
Tom sadece kendi kendine konuşuyor.Tom is just talking to himself.
Tom senin hakkında konuşmaktan kendini alamıyor.Tom can't stop talking about you.
Tom mu yoksa kendin hakkında mı konuşuyorsun?Are you talking about Tom or yourself?
Tom alarmda kalmak için kendini zorladı.Tom forced himself to stay alert.
Tom odaklanmış kalmak için kendini zorladı.Tom forced himself to stay focused.
Hala kendini hasta hissediyor musun?Are you still feeling sick?
Kendine bir gitar al.Get yourself a guitar.
Güvenebileceğin tek kişi kendinsin.The only person you can rely on is yourself.
Gerçekten güvenebileceğin tek kişi kendinsin.The only person you can really rely on is yourself.
Bana kendinden bahset.Tell me about yourself.
Şimdi bana kendinden bahset.Now tell me about yourself.
Bize biraz daha kendinden bahset.Tell us more about yourself.
Tom'a kendin söylemelisin.You should tell Tom yourself.
Tom, kendinden söz et bize.So, Tom, tell us about yourself.
Tom'a kendin söylemek zorunda kalacaksın.You'll have to tell Tom yourself.
Bize kendin hakkında bir şey söyle.Tell us something about yourself.
Sanırım Tom kendine söylendiği gibi yapacak.I think Tom will do as he's told.
Bize biraz kendinden bahset.Tell us a little bit about yourself.
Bize kendinden biraz daha bahseder misin?Could you tell us more about yourself?
Tom polise kendine komplo kurulduğunu söyledi.Tom told the police he had been framed.
Bize biraz kendinden bahsedebilir misin?Could you tell us a little about yourself?
Daha sonra sana cevapları söyleyebilirim fakat onları önce kendin bulmaya çalış.I might tell you the answers later, but try to figure them out on your own first.
Tom'un aptalca tavsiyesine uyduğum için kendine kızgınım.I'm mad at myself for following Tom's stupid advice.
Mary'nin kendine saygısı az.Mary has low self-esteem.
Ethel ağlıyordu; Genç adam kendini onun ayaklarına attı.Ethel was crying; the young man threw himself at her feet.
Leopold, o bana fısıldadı, kendini dizginle.Leopold, she whispered to me, restrain yourself.
Tom'un bir bebek olarak kendine ait çok az sayıda fotoğrafları var.Tom has very few photos of himself as a baby.
Tom her zaman kendini tekrarlamak zorunda kalmaktan bıktı.Tom was fed up with having to repeat himself all the time.
Gel ve kendin hakkındaki her şeyi bana anlat.Come and tell me all about yourself.
Sadece ilk seferde doğru şeyi yaparak kendini bir sürü sorundan kurtarabilirsin.You can save yourself a lot of trouble by just doing it right the first time.
Haber hakkında kendini üzgün hissetmen normaldir.It is normal for you to feel sad about the news.
Mike kendini nasıl savunacağını bilir.Mike knows how to defend himself.
Tom kendini nasıl savunacağını biliyor.Tom knows how to defend himself.
Tom kendini nasıl savunacağını öğrenmek istiyordu.Tom wanted to learn how to defend himself.
Tom Mary'ye kendini nasıl savunacağını öğretti.Tom taught Mary how to defend herself.
Kendini yakma.Don't burn yourself.
Dikkatli ol! Kendini yakma.Careful! Don’t burn yourself.
O, kendini güneşten korumak için bir hasır şapka satın aldı.He bought a straw hat to protect himself from the sun.
Kendin için ne yaptın?What did you do to yourself?
O yazdan önce üç kilo kaybedeceğine dair kendi kendine söz verdi.She promised herself she would lose three kilos before the summer.
O kendini garip bir şekilde ifade eder.He expresses himself in a strange way.
Kendine yeni bir araba satın aldı.He bought himself a new car.
Düştüğünü ve kendini incittiğini duydum.I heard you fell and hurt yourself.
Ona söylemedim. O kendi kendine öğrendi.I didn't tell her. She found out by herself.
Tom barda kendini yalnız hissetti.Tom felt alone in the bar.
Son günlerde aynada kendine baktın mı?Have you looked at yourself in the mirror recently?
Tom kendini yıkadı.Tom washed himself.
Mary sınıfındaki en kendinden emin ve başarılı kızlardan biriydi.Mary was one of the most confident and successful girls in her class.