Sen kendini tekrar ediyorsun.You're repeating yourself.
Tom yeni bıçağıyla kazara kendini kesti.Tom accidentally cut himself with his new knife.
Tom kendine bir fincan kahve aldı.Tom bought himself a cup of coffee.
Tom Noel için kendine yeni bir gitar aldı.Tom bought himself a new guitar for Christmas.
Tom kendini kötü bir şekilde yaktı.Tom burned himself badly.
Tom kendini bir dünya vatandaşı olarak düşünüyor.Tom considers himself to be a citizen of the world.
Tom aynada kendine bakmaya devam etti.Tom continued to stare at himself in the mirror.
Tom daha fazla kendini kontrol edemedi.Tom could no longer control himself.
Tom kendine dikkat çekmek istemiyordu.Tom didn't want to call attention to himself.
Tom o kendini öldürmeden önce silahı Mary'den aldı.Tom grabbed the gun away from Mary before she could kill herself.
Tom korkulukta kendini desteklemek zorunda kaldı.Tom had to support himself on the railing.
Tom kendine bir asistan tuttu.Tom hired himself an assistant.
Tom kendini yatak odasına kilitledi.Tom locked himself in his bedroom.
Tom kendine daha iyi bakmalı.Tom needs to take better care of himself.
Tom yaptığı tarz Mary'yi incittiği için kendini asla affetmedi.Tom never forgave himself for hurting Mary the way he did.
Tom onun için kendini asla affetmedi.Tom never forgave himself for that.
Tom Mary'nin odanın karşısından kendine baktığını fark etti.Tom noticed that Mary was staring at him from across the room.
Tom sık sık akşam yemeği için kendini davet eder.Tom often invites himself for dinner.
Tom yalnız olduğunda sık sık kendi kendine konuşur.Tom often talks to himself when he's alone.
Tom şişeyi aldı ve kendine bir içki doldurdu.Tom picked up the bottle and poured himself a drink.
Tom kendine bir bardak portakal suyu koyuyor.Tom pours himself a glass of orange juice.
Tom kendini Mary'ye vurmaktan engelledi.Tom restrained himself from hitting Mary.
Tom kendine dua ediyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be praying to himself.
Tom bir şişe şarap açtı ve kendine bir bardak doldurdu.Tom uncorked a bottle of wine and poured himself a glass.
Tom kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu.Tom was mumbling something to himself.
Tom kendi kendine mırıldanıyordu.Tom was mumbling to himself.
Tom kendini asla affetmeyecek.Tom will never forgive himself.
Dün bir bıçakla kendini yaraladı.He injured himself with a knife yesterday.
Kendini akıllı zanneden bir aptal başka bir aptaldan daha kötüdür.A fool that considers himself smart is worse than any other fool.
Kendini tuvalete kilitledi ve ağladı.She locked herself in the bathroom and howled.
Eğer üşüyorsan, gel ateşin yanına otur ve kendini ısıt.If you're cold, come sit by the fire and warm yourself.
Lütfen kendini kesme.Please don't cut yourself.
Kendini kesmemek için dikkatli ol.Be careful not to cut yourself.
Ne sıklıkta aynada kendine bakarsın?How often do you look at yourself in the mirror?
Aynada kendine bakmak ister misin?Do you like to look at yourself in the mirror?
Aynada kendinize bakmaktan hoşlanır mısınız?Do you like to look at yourself in the mirror?
Almanca konuşmak için kendini özgür hisset.Feel free to speak German.
Şimdi bu cümlelerle kendinizi tanıtın!Now introduce yourself with these sentences!
Şimdi, kendinizi bu cümleleri kullanarak tanıtın!Now introduce yourself using these sentences!
Tom kendini işine adamış.Tom is very dedicated to his work.
O kendinden emin ve güçlü.He's confident and strong.
Tom daha dikkatli olmasa kendini öldürtecek.Tom will get himself killed if he's not more careful.
Tom kendine nasıl bakacağını bilir.Tom knows how to take care of himself.
Ne sıklıkta bir aynada kendine bakarsın?How often do you look at yourself in a mirror?
En son ne zaman bir aynada kendine baktın?When was the last time you looked at yourself in a mirror?
Tom dikkatli olmazsa kendini incitecek.Tom is going to hurt himself if he's not careful.
Tom dinlemekten kendini alamadı.Tom couldn't help but listen.
Kendine gel! Bütün hafta bir şey yapmadın.Snap out of it! You haven't done a thing all week.
Bana inanmadığın için, kendin ara.Since you don't believe me, look for yourself.
Tom onu kendine sakladı.Tom kept it to himself.
Tom kendine bakamadı.Tom couldn't look after himself.
Tom kendini kurtarabilirdi.Tom could've saved himself.
Kendini incitmeyeceğinden emin ol.Make sure you don't hurt yourself.
Kolla kendini.Brace yourself.
Bu kendinizi endişelendirmenizi gereken bir şey değil.That's nothing you need to concern yourself with.
Hata yapmak için kendine izin ver.Allow yourself to make mistakes.
Tom kendine bir bardak su doldurdu.Tom poured himself a glass of water.
Bugün kendinde değilsin.You're not yourselves today.
Bunu kendin yapman gerekiyor.You're supposed to do it yourself.
Çeşmenin önünde gitarıyla kendine eşlik eden genç bir kadın vardı.In front of the water fountain, there was a young woman accompanying herself on a guitar.