Mary Tom'dan şarap şişesini açmasını istedi ve sonra kendinden geçmişken onu öptü.Mary asked Tom to open the wine bottle and then kissed him while he was distracted.
Bugünlerde kendinden biraz emin görünmüyorsun.You seem a little unsure of yourself these days.
Bu cümle beş saniye içinde kendi kendini imha edecek.This sentence will self-destruct in five seconds.
Tom şişeyi Mary'den aldı ve kendine bir içki doldurdu.Tom took the bottle from Mary and poured himself a drink.
Tüm sorunlarınız kalbinizde yoğunlaşmıştır, bu nedenle kendiniz incelemelisiniz.All your problems are concentrated in your heart, so you just need to examine yourself.
Başkalarını, kendini sevdiğin gibi sev!Love others as you love yourself!
Küçük Tom kendini banyoya kilitledi ve kapıyı açamadı.Little Tom locked himself in the bathroom and couldn't open the door.
Kendin gidemez misin?Can't you go by yourself?
Sen kendini acıttın mı?Did you hurt yourself?
Tom TV'sinin kendini izlediğini düşünüyor.Tom thinks that his TV is watching him.
Kendi kendine meme muayenesi artık doktorlar tarafından tavsiye edilmemektedir.Breast self-examinations are no longer recommended by doctors.
Bir şeyi unutmak için kendini zorlayamazsın.You can't force yourself to forget something.
Bize kendinden bahset.Tell us about yourself.
Bize kendinden ve ailenden bahset.Tell us about yourself and your family.
Mary, güzelliği konusunda kendini beğenmiştir.Mary is arrogant about her beauty.
Mary kendini lezbiyen olarak açıklıyor.Mary declares herself to be a lesbian.
Aniden, Mary kendini bir tartışmanın ortasında buldu.Suddenly, Mary found herself in the middle of a controversy.
Bütün bunu kendin mi yaptın?Did you do this all yourself?
Kendine biraz zaman tanı.Give yourself some time.
Nasıl bu kadar kendinden emin olabiliyorsun?How can you be so confident?
Tom hapiste kendini astı.Tom hanged himself in jail.
Tom dün gece kendini astı.Tom hanged himself last night.
Kendini korumalısın.You need to protect yourself.
Kendini koruman gerek.You need to protect yourself.
Bunu kendin yapacaksın.You'll do it yourself.
Kendinizi övmeyin.Don't go praising yourself.
Bunu iyi yapamadı, kendine vurmaya başladı.Unable to do this well, he started hitting himself.
O depresif ve kendini keser.She's depressed and cuts herself.
Kendin olmaya çalış.Try to be yourself.
Onun hakkında kendine bu kadar yüklenme.Don't beat yourself up about it.
Kendinizde yeterince inancınız yok.You don't have enough faith in yourself.
Doktor, hastanın elini tuttu ve şöyle dedi: Peki bugün kendinizi hissediyorsunuz?"The doctor seized the patient's hand and said: "So how do you feel today?"
Kendinizle gurur duymalısınız.You should be proud of yourselves.
Kendinle gurur duymalısın.You should be proud of yourself.
Tom kendine bir kokteyl hazırladı.Tom fixed himself a cocktail.
Huzursuz vicdan kendine ihanet eder.An uneasy conscience betrays itself.
Eğer kendi kendine yetmeyi vergiye tâbi yapmış olsalar, tüm ekonomik sorunlar çözülürdü.All economic problems would be solved, if they made complacency taxable.
Birçok kişi kendine saygı azlığından muzdarip.Many people suffer from low self-esteem.
Kendinizi dürüst bir insan olarak düşünüyor musunuz?Do you consider yourself an honest person?
Tom'un kendini öldürmeyi düşündüğüne dair kesinlikle fikrim yoktu.I certainly had no idea Tom was thinking about killing himself.
Tom'un bulaşıkları yıkarken kendi kendine şarkı mırıldandığını duydum.I heard Tom humming to himself while he washed dishes.
Tom'un çok parası olsa muhtemelen kendine pahalı bir araba alır.If Tom had a lot of money, he'd probably buy himself an expensive car.
O bıçağa dikkat etmezsen kendini kesebilirsin.If you're not careful with that knife, you might cut yourself.
Dikkatli olmazsan kendini incitebilirsin.If you're not careful, you might hurt yourself.
Sadece kendini evinde gibi hisset.Just make yourself at home.
Mary aynada kendini kontrol etti.Mary checked herself in the mirror.
Muhtemelen Tom'un kendini neden öldürdüğünü asla bilmeyeceğiz.We'll probably never know why Tom killed himself.
Kendinize güvenmelisiniz.You must trust in yourselves.
Tom'a kendin sorabilirsin.You can ask Tom yourself.
Dün ciddi şekilde kendini yaralayabilirdin.You could've seriously hurt yourself yesterday.
Bundan daha kendine özgü olmak zorundasın.You have to be more specific than that.
Bunu kendin yapmalısın.You have to do it yourself.
Kendini affetmek zorundasın.You have to forgive yourself.
Gerçekten kendinle gurur duyuyor olmalısın.You must really be proud of yourself.
Onu gerçekten kendin yapmalısın.You really should do that yourself.
Hepiniz kendinizden utanmalısınız.You should all be ashamed of yourselves.
Siz ikiniz kendinizden utanmalısınız.You two should be ashamed of yourselves.
Kendini açıklamak için bol fırsatın olacak.You'll have plenty of opportunity to explain yourself.
Onu kendin yapmak zorunda kalacaksın.You'll have to do it yourself.
Sadece kendini kandırıyorsun.You're only deceiving yourself.