Sen kendine aşırı güvenensin.You're overconfident.
Tom kendini beğenmiş.Tom is patronizing.
Sen kendini beğenmişsin.You're patronizing.
Senin çantalarını kendin mi topladın?Did you pack your bags yourself?
Tom tekrar kendini yalnız buldu.Tom found himself alone again.
Ben seni tehlikeyle kendin yalnız yüzleşmen için terk edemedim.I couldn't leave you alone to face the danger by yourself.
Kendinden genç bir adama âşık oldu.She fell in love with a younger man.
Niçin Tom'a kendin sormuyorsun?Why don't you ask Tom yourself?
Sen neden dışarı buraya gelip kendin için bakmıyorsun?Why don't you come out here and look for yourself?
Neden onu kendin yapmıyorsun?Why don't you do it yourself?
Neden onu kendiniz yapmıyorsunuz?Why don't you do that yourself?
Neden kendin için bulmuyorsun?Why don't you find out for yourself?
Neden kendine bir kız arkadaş edinmiyorsun?Why don't you get yourself a girlfriend?
Niçin onu Tom'a kendin vermiyorsun?Why don't you give it to Tom yourself?
Neden partide giymek için kendine güzel bir şey almaya gitmiyorsun?Why don't you go buy yourself something pretty to wear to the party?
Neden kendine buzdolabından içecek bir şey almıyorsun?Why don't you grab yourself something to drink out of the fridge?
Niçin sadece Tom'a kendin sormuyorsun?Why don't you just ask Tom yourself?
Neden bunu kendin için okumuyorsun?Why don't you read it for yourself?
Neden kendin bakmıyorsun?Why don't you see for yourself?
Kendini söz konusu şirketin sahibi olarak düşün.Think of yourself as the owner of the company mentioned.
Neden bize kendin hakkında küçük bir şey söylemiyorsun?Why don't you tell us a little something about yourself?
Tom kendine gelecek.Tom will come around.
Kendini utandırıyorsun.You're embarrassing yourself.
Kendinizi utandırıyorsunuz.You're embarrassing yourselves.
Sen kendini sınırlıyorsun.You're limiting yourself.
Sen kendin değilsin.You're not yourself.
Kendinizde değilsiniz.You aren't yourself.
Kendinde değilsin.You aren't yourself.
Kendini riske atıyorsun.You're tempting fate.
Kendini dünyanın merkezi olarak görüyor.He sees himself as the center of the world.
O bir fahişenin kendini beğenmiş oğludur.He's an arrogant son of a bitch.
Kendini çok ciddiye alma.Don't take yourself so seriously.
Kendini o kadar ciddiye alma!Don't take yourself so seriously.
O kendini iyi hissediyor.He's feeling well.
Oraya kendin git.Go there yourself.
Kendine güven eksikliğin var.You lacked confidence in yourself.
Tom'a kendin sor.Ask Tom yourself.
Tom kendini muaf tuttu.Tom excused himself.
Tom kendini kaybetmiş hissetti.Tom felt overwhelmed.
Tom kendinden geçmiş.Tom is ecstatic.
Tom kendini sıcak tuttu.Tom kept warm.
Tom kendini öldürdü.Tom killed himself.
Tom kendinden emin görünüyor.Tom looks confident.
Tom kendini beğenmiş görünüyor.Tom looks smug.
Tom kendini dizginledi.Tom restrained himself.
Tom kendini tırmaladı.Tom scratched himself.
Tom kendini vurdu.Tom shot himself.
Tom kendini sakinleştirdi.Tom steadied himself.
Tom kendini tarttı.Tom weighed himself.
Tom'a kendinden bahset.Tell Tom yourself.
Sebebini kendin sor.Ask yourself why.
Kendini şanslı düşün.Consider yourself lucky.
Kendinizi şanslı düşünün.Consider yourselves lucky.
Kendini kandırma!Don't delude yourself.
Kendini mahcup etme.Don't embarrass yourself.
Kendini aptal yerine koyma.Don't fool yourselves.
Kendine çok güvenme.Don't get overconfident.
Kendinizden nefret etmeyin.Don't hate yourself.
Kendininkini al.Get your own.
Sadece kendine gel.Just be yourself.