Kendini çok zorlamak istemiyorsun.You don't want to push yourself too hard.
Kendini riske atmanı istemiyorum.I don't want you putting yourself at risk.
Kendini koruyabilmeni istiyorum.I want you to be able to protect yourself.
Dikkatli ol. Kendini incitmeni istemiyorum.Be careful. I don't want you to hurt yourself.
Bir tane istiyorsan, kendininkini bulmak zorunda kalacaksın.If you want one, you'll have to find your own.
Bir şeyi doğru yaptırmak istiyorsan, onu kendin yap.If you want something done right, do it yourself.
Kel kör, kendi işini kendin gör.If you want something done right, do it yourself.
Tom bakmak istemiyordu ama kendini tutamadı.Tom didn't want to look, but he couldn't help himself.
Bir şey yaptırmak istiyorsan onu çoğunlukla kendin yapmalısın.If you want something done, you often have to do it yourself.
Kendin yapmak istemiyorsan onu Tom'un yapmasını isteyebilirsin.If you don't want to do it yourself, you can ask Tom to do it.
Kendine yarı zamanlı bir iş bulman gerektiğini düşünüyorum.I think you need to find yourself a part-time job.
Bana kendini benim için üzgün hissettiğini söyleme.Do not tell me you feel sorry for me.
O kendine bir araba alamıyor.He can't buy himself a car.
Bir yolunu bulup kendini kurtardı.He saved himself somehow.
Her nasılsa kendini kurtardı.Somehow, he saved himself.
Kendini suçlayabilirsin.You can blame yourself.
Kendini suçlama, Tom.Don't blame yourself, Tom.
Sanırım Tom kendini suçluyor.I think Tom blames himself.
Kendini suçlamamalısın.You shouldn't blame yourself.
Tom her zaman kendini suçluyor.Tom is always blaming himself.
Mary'ye olanlar için Tom kendini suçluyor.Tom blames himself for what happened to Mary.
Tom kendini nasıl savunacağını öğreniyor.Tom is learning how to defend himself.
Kendini savunmayı öğrenmelisin.You should learn self-defense.
Bir insanı eleştirmeden önce her zaman kendini onun yerine koymalısın.Before you criticize a man, you should always walk a mile in his shoes.
Git yapacak başka bir şey bul kendine.Go find something else to do.
Bir şeyin doğru yapılmasını istiyorsan, onu kendin yapmalısın.If you want something done right, you should do it yourself.
Bana kendin hakkında bir şey söyle.Tell me something about yourself.
Kendini suçlama.Don't blame yourself.
Gerçekten kendini yaşlı hissetmekten hoşlanmıyorsun.You don't really like feeling old.
Sana kendininkini hatırlatan bir dili istiyorsun.You like a language that reminds you of your own?
Bu kendinize bir hediye veriyorsunuz gibi görünebilir.That might look like you're giving yourself a gift.
Bu kendine bir hediye veriyorsun gibi görünebilir.That might look like you're giving yourself a gift.
Kendinize göz kulak olun!Watch yourselves!
Kendini tanıt.Identify yourself.
Kendinizi savunun.Defend yourselves.
Kendini savun.Defend yourself.
Kendinizi kontrol edin.Control yourselves.
Kendini kontrol et!Control yourself.
Kendine hâkim ol!Control yourself.
Kendinden emin ol.Be confident.
Kendini aptal durumuna düşürdün.You made a fool of yourself.
Kendini aptal yerine koydun.You made a fool of yourself.
Sen kendini kandırıyorsun.You're fooling yourself.
Kendini kandırıyorsun.You are deceiving yourself.
Maria kendi kendine "gerçekten şanslıyım" dedi.Maria said to herself, "I'm really lucky".
Bana inanmıyorsan git kendin bak.If you don't believe me, go see for yourself.
Kendini bir bok sanıyorsun.You're full of yourself.
Yalnızca kendini düşünüyorsun.You're full of yourself.
Komşunu, kendini sevdiğin gibi seveceksin.You will love your neighbour as you love yourself.
Kendini rahatsız etme!Don't inconvenience yourself!
Ben dışarıya koştum ve kapı benim arkamdan kendini kilitledi.I ran outside and the door locked itself behind me.
Ben dışarıya koştum ve kapı benim arkamdan kendini kilitledi. Neredeyse -40 dereceydi.I ran outside and the door locked itself behind me. It was almost -40.
Beş yıl içinde kendinizi nerede görüyorsunuz?Where do you see yourself in five years?
Kendini bırakma.Hang in there.
Kendini bilmek çok zordur.It's very difficult to know oneself.
O kendinden başka hiç kimseyi umursamıyor.He cares about no one, but himself.
O sadece kendini düşünür.He only thinks about himself.
O, yerde kendinden geçti.She passed out on the floor.
Tom kendini adamış.Tom is committed.
Tom kendine fazla güvenendir.Tom is overconfident.