Tom ancak kendini suçlayabilir.Tom has only himself to blame.
Tom sadece kendini suçlamak zorunda.Tom has only himself to blame.
Tom kendini korumak zorunda.Tom has to protect himself.
Tom kendini tanıttı.Tom introduced himself.
Banyo yap! Ardından kendini taze ve rahatlamış hissedeceksin.Have a bath! You'll feel fresh and relaxed afterwards.
O bir sigara yakarken kendini yaktı.She burned herself while lighting a cigarette.
Onu kendiniz yapın ve hemen yapın.Do it yourself and do it right away.
Onu kendin yaptığından emin ol.Make sure that you do it yourself.
Hiç kendini üzgün bir panda gibi hissediyor musun?Do you ever feel like a sad panda?
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the world's savior.
Daha derin bakmaya başladığınızda onu kendiniz bulacaksınız.As you start to look deeper, you will find it out yourself.
Kendini sefil bir durumda bulacaksın.You'll find yourself in a miserable situation.
Yuriko Himekusa kendini öldürdü.Yuriko Himekusa killed herself.
Bütün geceyi kendini hazırlarken harcama.Don't spend the whole night preparing yourself.
Her şeyden önce, kendini sevme görevini unutma.Above all do not forget your duty to love yourself.
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
Onun nasıl yapılacağını arama, kendini nasıl önlemeyeceğini bul.Don't look for how to do it, find out how not to prevent yourself.
Eğer kendinle barışamıyorsan, bir başkasıyla nasıl barışacaksın?If you can't make peace with yourself, how are you going to make peace with anyone else?
"Bu kitabı istiyorum.", dedi kendi kendine."I want that book," he said to himself.
O kendini gizliyor.He hides himself.
Bazı insanlar onun öldürüldüğünü söylüyor, diğerleri onun kendini öldürdüğünü söylüyor.Some people say he was murdered, others say he killed himself.
Bugün kendinden geçmiş görünüyorsun.You seem distracted today.
O kendi kendine, "Sonra ne yapmalıyım?" dedi."What should I do next?" she said to herself.
Beth o çok kirli olduğu için Chris'in kendini öpmesine izin vermeyecek.Beth won't let Chris kiss her because he's very dirty.
O buraya gelmeden önce kendini gizle!Hide yourself before he comes here!
Einstein kendini bir filozof kabul etti.Einstein regarded himself a philosopher.
Kendine sormak zorundasın "İnandığıma neden inanıyorum?".You have to ask yourself "Why do I believe what I believe?".
Devam et ve kendini eve geri gidiyorken bulacaksın.Keep that up and you'll find yourself going back home.
Kendinden daha iyi bir arkadaş veya ebeveyn yoktur.There is no better friend or parent than oneself.
Mary Tom'a aşık ve o onun kendini fark etmesini istiyor.Mary has a crush on Tom and she wants him to notice her.
O, onun hikayesine kendini inandıramadı.He couldn't bring himself to believe her story.
Tom kendinden çok emin.Tom is cocksure.
Kendine biraz sıcak çay yap.Make yourself some hot tea.
Kendine güven başarının anahtarıdır.Self confidence is the key to success.
Kendi kendine gelin güvey olmuş.He had reckoned without his host.
Kendinden bahsetmeyi severdi.She liked talking about herself.
O kendinde değil.He's unconscious.
Çevreyi korumak için herkes kendine düşeni yapabilir.Anyone can do their bit to protect the environment.
Ev ödevini kendin mi yaparsın?Do your homework by yourself.
Kendini iyi hissetmediği için yatakta kaldı.He stayed in bed because he wasn't feeling well.
Kendinden utanmıyor musun?Aren't you ashamed of yourself?
Hayatta en önemli şey kendiniz olmaktır.The most important thing in life is to be yourself.
O, kendine bakamaz.He can't take care of himself.
Kendini aldatma.Don't deceive yourself.
Kendini kandırma.Don't deceive yourself.
Tom kendine söyleneni yaptı.Tom did what he was told.
Ceketini çıkar ve kendini evindeymiş gibi hisset.Take your coat off and make yourself at home.
Tom kendinden başka hiç kimseyi suçlayamaz.Tom can blame no one but himself.
O kendinden çok emin.He is overconfident.
Tom kendine benzeyen insanları sever.Tom likes people similar to himself.
Bana kendin hakkında bir şey söyler misin?Could you tell me something about yourself?
Bu ilacı alırsan, kendini daha iyi hissedersin.You'll feel better if you take this medicine.
Bayıldı ama birkaç dakika sonra kendine geldi.She fainted, but came to after a few minutes.
Çince kısaca kendinizden bahsedin.Describe yourself shortly in Chinese.
Figürler çizerek kendi kendine eğlendi.He amused himself by drawing figures.
O kendini yalnız bıraktı.She has marginalized herself.
Arkadaşım, umarım aynada hâlâ kendine bakabiliyorsundur.I hope you can still look at yourself in the mirror my friend.
Kendinize hakim olun.Hold your horses.
Kendini dizginle biraz.Hold your horses.
Kişi kendinden bilir işi.It takes one to know one.