Kendim daha iyi yapamazdım.I couldn't have done better myself.
Ben onu kendim daha iyi söyleyemedim.I couldn't have said it better myself.
Tom'un sabrına hayran olmaktan kendimi alamadım.I couldn't help but admire Tom's perseverance.
Acı içinde olduğunu fark etmekten kendimi alamadım.I couldn't help but notice that you're in pain.
Konuşmanı gizlice dinlemekten kendimi alamadım.I couldn't help but overhear your conversation.
Kendimi durduramadım.I couldn't stop myself.
Ben kendime kızgındım.I was angry at myself.
Tom'u dinlemekten kendimi alamadım.I couldn't help but listen to Tom.
Bunun hepsini kendim yaptım.I did it all by myself.
Hepsini kendim yaptım.I did it all on my own.
Kendimi iyi bir golf oyuncusu olarak görmüyorum.I don't consider myself to be a good golfer.
Kendimi yakışıklı olarak görmüyorum.I don't consider myself to be good-looking.
Kendim tüm ayrıntıları bilmiyorum.I don't know all the details myself.
Kendim hakkında konuşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like talking about myself.
Eğer onu yaptıysam kendimi affedebileceğimi sanmıyorum.I don't think I could forgive myself if I did that.
Kendim dışında kimseye güvenmem.I don't trust anyone except myself.
Bu resmi kendim çizdim.I drew this picture myself.
Kendimi biraz sorumlu hissediyorum.I feel a little responsible.
Partinizi mahvetmekten kendimi kötü hissediyorum.I feel bad about ruining your party.
Şimdiden kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better already.
Kendimi bir yabancı gibi hissediyorum.I feel like an outsider.
Bu konuda kendimi kuvvetli hissediyorum.I feel strongly about this.
Senin yanında kendimi çok rahat hissediyorum.I feel very comfortable with you.
Kendimi sanki hiç seçeneğim yokmuş gibi hissettim.I felt as if I had no choice.
Kendimi gerçekten oraya aitmişim gibi hissettim.I felt like I really belonged there.
Kendimi gerçekten oraya aitmiş gibi hissettmiştim.I felt like I really belonged there.
Kendime yiyecek bir şey hazırladım.I fixed myself something to eat.
Bu havuçları kendim yetiştirdim.I grew these carrots myself.
Sanırım ben sadece kendimden geçtim.I guess I just got carried away.
Yapılacak işlerim vardı bu yüzden kendimi yalnız hissetmek için zamanım olmadı.I had stuff to do so I didn't have time to feel lonely.
Kendimi savunmak zorundaydım.I had to defend myself.
Her şeyi kendim yapmak zorundaydım.I had to do everything by myself.
Kendim için öğrenmek zorundaydım.I had to find out for myself.
Onu kendim için görmek zorundaydım.I had to see it for myself.
Tom'a kendim söylemek zorunda kaldım.I had to tell Tom myself.
Onu Tom'a kendim söylemek zorunda kaldım.I had to tell Tom that myself.
Düştüm ve kendimi incittim.I fell down and hurt myself.
Kendimi savunma hakkına sahibim.I have a right to defend myself.
Kendimi savunma hakkım var.I have a right to defend myself.
Benim kendimi savunma hakkım var.I have a right to defend myself.
Kendimi savunmaya hakkım var.I have a right to defend myself.
Her zaman kendimi şanslı düşündüm.I've always considered myself lucky.
O soruyu yüz kere kendim sordum.I've asked myself that question a hundred times.
O soruyu kendime bir milyon kez sordum.I've asked myself that question a million times.
O soruyu kendime bin defa sordum.I've asked myself that question a thousand times.
Kendimi bildim bileli doktorların etrafındayım.I've been around doctors all my life.
Aynı soruyu kendime soruyorum.I've been asking myself the same question.
Kendime aynı şeyi soruyorum.I've been asking myself the same thing.
Ayda bir ya da iki kez google'da kendimi arıyorum.I've been googling myself once or twice a month.
Her şeyi kendim yapmak zorunda kaldım.I've had to do everything by myself.
Bunu kendim halletmek zorundayım.I have to deal with this myself.
Bunu kendim halletmem gerekiyor.I have to deal with this myself.
Ben sadece kendime o aynı soruyu sordum.I just asked myself that same question.
Bunu kendim tamamen anlamıyorum.I don't completely understand it myself.
Kendimi soruları yanıtlıyor gibi hissetmiyorum.I don't feel like answering questions.
Aynı sorunu kendim yaşadım.I had the same problem myself.
Ben kendimi çok iyi hissetmiyorum. Eve gitmem gerekir.I don't feel very well. I should go home.
Kendimi kaybetmiş hissediyorum.I feel lost.
Kendimi alamıyorum ki.I just can't help myself.
Ben sadece biraz kendimden geçtim.I just got a little carried away.