Bilirsiniz, bazışeyler sadece zaman alır. Kendi kendimize ilerletmemiz kişisel büymelemerimiz.You know, sometimes it just takes a while to cultivate one's own personal greatness.
Biz nerede ne zaman ne istersek yapabileceğimizi, onlara kendimizi gösterecez.We're going show ourselves that we can go wherever we want, whenever we want.
Çünkü biz İngiliz ve biz kendimiz kontrol edebiliriz.Because we're British and we control ourselves.
Bu bize kendimiz hakkında bişeyler öğretir.It can teach us about ourselves.
Efendim, bence kendimizi kandırıyoruz bizim kazama şansımız hiç yok.Sir, I think we were fooling ourselves to believe we had even the tiniest chance of winning this.
Bence benimde kendimle içki içmem lazım.I think I need a drink myself.
Kendimle gurur duyuyorum cunku herhalde Amerika'da bir Yehova Sahidi'nden daha uzun sureI'm very proud because
İtaatten çok farklı ve çok daha iyi" dedim kendi kendime."That's so different, and better, than obey."
Kendimi bir daha yalnız veya güçsüz hissetmeyeceğimi biliyorum.I know I shall never feel lonely or powerless again.
Tabii ki zamanla kendime olan güvenim arttı herşeyin yoluna gireceğini biliyorum.Obviously, over time I have a lot more confidence that it's going to be OK.
Ve bir süre sonra, kendime sormak zorundaydım,And then, after a while, I had to ask myself,
Ve hikayeye devam edersek, ben bu takım inançları kendimden uzaklaştırırım.When I go on a story, I have to let go of those kinds of beliefs.
Ve bence bunu soruşturarak, ve kendime kesin doğrular olmadığını söyleyerek.And I think it is by questioning, and saying to myself that there are no absolute truths.
Umarım ölmeden önce çok daha çarpıcı ve romantik başka bir miras bulurum kendime.Hopefully, I might get something a bit more dramatic and romantic before I die.
Kendi kendime öğretiyorum.You can call it self-study.
Kendime rol model olarak Mi Shil'i almaya karar verdim.I'm making Mi Shil* my life's role model. (*from drama Queen Seon Duk)
Bu yüzden kendimi buna zorluyorum.I've no choice but to do it.
O zaman kendimi ona karşı daha az suçlu hissedebilirim.Then from now on, I won't have to feel bad towards her.
Önüme kendimi gösteren bir video koyup benden saçımı düzeltmememi bekleyemezsiniz ama.You can't put a video of myself in front of me and expect me not to fix my hair.
Kendimi çok sevilmiş hissediyorum."I feel very loved."
Ama sonra, bu konuyu düşündükçe, kendime karşı daha dürüst olmam gerekti.But then the more I thought about it, the more I had to be honest with myself.
Ben kendimi dürüst bir sihirbaz olarak görüyorum.I like to think of myself as an honest magician.
Bu konuda kendimi kötü hissediyorum.Now I feel bad about that.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.That's when we convince ourselves that a lie is the truth.
Kendimi iyi hissetmiyorum...I don't feel too good...
Burada kendime bir yer bulabileceđimi hissediyorum!Não deixarei meu filho ser educado por um socialista!
Ýsterdim, ama kendimi Bay Woeste'nin ayakçýsý durumuna düţürmeyeceđim.E há que dar fim a esta injustiça, organizada e estabelecida.
Katolik boyunduruđundan kesin olarak kurtulup nihayet... kendimiz konuţacak mýyýz?São crianças, estúpido!
Kendimizin olduğunu hissettiğimiz şeyi korumaya karşı güçlü bir eğilimimiz var.We have a strong predisposition towards protecting what we feel is ours.
Kendi kendimize yaratılmış değiliz.We are not self-made.
"Sanırım kendimi,adaların yaratılış efsanesinin kıyısına kadar getirdim"I fancied myself brought near to the very act of creation
Bundan dolayı ben bir çeşit ses filtresi yarattım, ki gürültü kirliliğinden kendimizi koruyabilelim.So I wanted to create a kind of sound filter, able to preserve ourselves from noise pollution.
Kendimizi de farklı şekilde hazırlamalıyız iş için.We have to prepare for business as unusual.
Bu cihazların bir çoğu kendimizle hangi tür yolları gerçekten odaklanmamızla ilgilidir.So many of these devices really kind of focus on the ways in which we relate to ourselves.
Kendimi aynada gördüm. Oldukça iyi görünüyordum.I saw myself in the mirror and I looked pretty good.
Kendimi bir diyalog ortamında bulduğumda hızlı yazıp hemen konuşmaya dalmam gerek.When I find myself in a conversational situation, I need to type fast and to jump right in.
Konuşamamak bana kendimi nasıl hissettirdi?How did I feel not being able to speak?
Kendimi insanların genel ortamından oldukça uzak hissettim ve hala da böyle hissediyorum.I felt, and I still feel, a lot of distance from the human mainstream.
Laptopumdan ayrıldığımda kendimi rahatsız hissetmeye başladım.I've become uncomfortable when I'm separated from my laptop.
Harlan Ellison'ın "Ağzım Yok ve Haykırmam Gerek" hikayesindeki kahraman gibi hissediyorum kendimi.I feel like the hero of that Harlan Ellison story titled "I Have No Mouth and I Must Scream."
O videoyu izlediğimde kendimden geçtim.I lost it when I saw that clip.
Kendimiz koyabiliriz.We can just...
Ona kendim vereceğim.I'm going to give it to him personally.
Aslında çoğu şiirim kent şiiridir ama kendimi kent şiiri olmayan bir grubu okurken buldum.Many -- most of my poems actually are urban poems. I happen to be reading a bunch that aren't.
Kendim çocukluk yıllarımı orada geçirdim.I myself spent years there as a child.
Kendimizi güvende hissettiren anncak güvenliğimizi sağlamayan şeyler için gerçek bir kelimemiz yok.There's no real word for stuff that makes us secure, but doesn't make us feel secure.
Seni "abi" diye çağırmak zorunda kalacağım gün kendimi çatıdan atarım!The day I have to call you "senior", I will dive from the rooftop!
JoonPyo Sunbae, bunu senin için kendim pişirdim. <i>(Sunbae: Abi, üst sınıf...)</i>JoonPyo senior, I baked this myself for you.
Kendimi cezalandırıyordumIt's punishment.
Biz onu örnek aldık, onun için değil, kendimiz için.We followed, not for him, but for ourselves.
Biz öncüleri takip ederiz, onlar için değil fakat kendimiz için.We follow those who lead, not for them, but for ourselves.
"Ölmeden önce, elektrik ve su şebekesinden yararlanmadan kendi kendime yaşamak istiyorum.""Before I die, I want to live off the grid."
"Ölmeden önce, tamamen kendim olmak istiyorum.""Before I die, I want to be completely myself."
Yine de, kendimizi kaybetmenin bize ne yararı var?And after all, how could it ever be good for us to lose ourselves?
En yaygını gizemli merdivenleri tırmanıp kendimizi kaybetmektir.One of the most common is climbing the secret staircase and losing ourselves.
Hepsini kendime alacağım!I will definitely take it with me!
Ama bu amaçta kendimi buldum, ve asla aynı olamam artık.'But I've found myself in this cause, and I'll never be the same."
Kendimi- öncelikle son birkaç gündür burada olmak muhteşemdi.First of all, it's been fantastic being here over these past few days.
O zaman kendimi toplamalı ve Tanrı aşkına sahip olduklarımdan memnun olmak zorundayım.Then I have to pull myself together and be satisfied with what I've got, for God's sake.
Kendi kendimi yendiğim için gülümsemek zor.It is difficult to smile because I have bit myself in my mouth.