Ana içeriğe geç
Sözlük

kendim ile cümle

kendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kendimize sorduk, "Bundan ne çıkar sağlarız?"So we said, "What can we get out of this?
Şimdi kendimize bunun tam denklem olduğunu ispat etmemiz lazım.And now we need to prove to ourselves that this is an exact equation.
" Kendimize yaşayabilmek için hikayeler anlatırız."We tell ourselves stories in order to live.
Aradıkça, kendimi antik Yunan ve antik Roma'da buldum.And that search has led me to ancient Greece and ancient Rome.
Ben bunu kendim deneyerek bulundu.I found it trying myself.
Onun arasında ama kendimi hiçbir şey yoktu ve karanlık okyanus.There was nothing but myself between him and the dark ocean.
Yazımın ile sürdü ben kendimi ısrarla soruyordu.I was asking myself persistently while I drove on with my writing.
Siz de yüzeysel, "Ben (dedi Aynı zamanda kendi kendime düşünüyordum:You are too superficial," I said (and at the same time I was thinking to myself:
Ben sizin için kendimi sorumlu kayıtsız şartsız olun.I make myself unreservedly responsible for you.
Kendimin bunlar olmadığını hatırlamam.That I am not this.
Sonucunda, kendimizi bunun gercekten de bir parabol oldugu konusunda tatmin etmis oluruz.And we hopefully satisfied ourselves that this is in fact a parabola.
Bu utanç verici, ve kendimizden utanmalıyız.That is disgraceful, and we should be ashamed of ourselves.
Şimdi, kendimizi yalanlarla sarıp sarmalamayı çok seviyoruz.Now, we love to wrap ourselves in lies.
Yani, kendi kendimize soralım:I mean, let's ask ourselves:
Hücrelerin soyut kavramlar olmadıklarını kendimize hatırlatalım.Let's remind ourselves that cells are not an abstract concept.
Pişmanlıklarımızı kabullenmemiz için ikinci yol kendi kendimize gülebilmemiz.The second way that we can help make our peace with regret is to laugh at ourselves.
Mesele pişmanlık yüzünden kendimizden nefret etmememiz.The point is to not hate ourselves for having them.
Kendim yapa yapa öğrendim diyebiliriz.I just kind of learned through doing.
Kendim ile ilgili ilginç bir şey farkettim.I discovered an odd thing about myself.
Ve kendimi eşsizmiş gibi hissetmiyorum.And I don't feel like I'm unique.
Kendimi üzgün ve karamsar hissediyordum.And I was just feeling so sad and dejected.
2006 yılında kendime kalın bir palto aldım ve Newcastle'a gittim.So in 2006, I bought myself a heavy overcoat and moved to Newcastle.
Ben kendim konuyu bilmiyorum" dedi.I don't know the subject."
Kendi kendime dikiş dikmeyi, tesisatı tamir etmeyi, mobilya kurmayı öğrendim.I've taught myself to sew, cook, fix plumbing, build furniture,
Ve kendi kendime dedim ki: "LZ, uzun zamandır, bunun dışında tutuldun.And I said to myself, "LZ, for so long, you have been denied this.
Sonuçta ne oldu? Kendimizi bir yığın dinozorun içinde bulduk.And what happened, of course, is we ended up with a whole bunch of different dinosaurs.
Burada rahat değildim ve kendimi yanlız hissettim.I wasn't comfortable here <br />and I also felt lonely.
Kendimi tanıtmadım.I never introduced myself.
Kendimden genç birisiyle evlenecekmişim.I'm supposed to marry a younger man.
Kendime inanamıyorum!I couldn't believe it myself!
Şunları soymaya kendimi öyle kaptırmışım ki...I'm really getting into peeling these things...
Eğer bunu vakumda yapsaydık, biz kendimiz çarpanlara ayırabilirdik. -If we did this in a vacuum, we would have to factor it ourselves.
Hep kendimi neden bu pozisyona soktuğumu soruyorum.I always ask, why do I put myself in this position?
Öyleyse düşünelim kendimizi nasıl ölçmeliyiz?So let's think: How should we measure ourselves?
İşte bu yüzden kendime ait tanımı ortaya koymak istedim.So I wanted to come up with something of my own.
Şu koca canavara bakıp kendime şunu dedim -I looked at that giant monster and said to myself --
Kendimi bütün gün bu bank üzerine hapsetmeyeceğim."I am not going to lock myself on that bench the whole day!"
Ama kendimizi nasıl bunlardan kurtarabileceğimize ilişkin değerli dersler çıkardık.But we have emerged with valuable lessons about how to dig ourselves out.
Yani o yüzden -- biz kendimiz de oldukça çakma sayılırız.So we're not -- we're pretty kludge-y ourselves.
Kendimize Pors & Rao diyoruz, Hindistan'da yaşıyor ve çalışıyoruz.We call ourselves Pors and Rao, and we live and work in India.
Oraya gidip kendimiz keşfetmemiz lazım.You have to actually go there to explore.
Bu konuda kendimize güvenimiz tam.[ Applause ]
Bırakmalı ve beni götüreceği yere kendimi bırakmalıyım.'I shall let go and let it take me where it will.
Hemen galeriye gidip 100,000 $'a bir Hummer jip alıyorum kendime. .So I go decide to go out and I'm going to spend $100,000 on a Hummer.
Bunu bir kez başardığınızda kendinize hakim olmaya imkan sağlayacak şekilde kendimizi tanıyoruz.And once you can do that, you create the kind of self-knowledge that enables self-mastery.
"Diğerleri 180 boyundayken, onun 1 metre olduğunu öğrettim kendime.(Laughter)
Benim kendimi adlandırmam bu problemi yaşıyorMy identity is having this problem.'
Kendi kendime "Burada bir yıl geçireceğim," dedim.So I said, "I'm going to spend a year over here."
Kendimle ilgili çok şey öğrendim.I learned so much about myself.
Kendimi kandırmıyorum.I don't delude myself.
"Çok acayip," dedim kendi kendime.And I thought, "That's very peculiar."
Ve kendime sordum, "Neyim var benim?And I'm asking myself, "What is wrong with me?
Bedenimin sınırlarını artık tanımlayamadığımdan, kendimi genişleyip, devleşmiş gibi hissediyordum.And because I could no longer identify the boundaries of my body, I felt enormous and expansive.
Ve bedenimin içinde kendimi hafiflemiş hissediyordum.And I felt lighter in my body.
"Yardım çağırmalıyım. Kendimi toplamalıyım."And I'm thinking, "I've got to get help.
"Voo voo voo voo" (Kahkahalar) Şöyle düşündüm kendi kendime:"Woo woo woo woo." (Laughter) (Laughter)
O öğleden sonra geç vakit kendime geldiğimde, hâlâ hayatta olduğumu keşfetmek beni şoke etti.When I woke later that afternoon, I was shocked to discover that I was still alive.
Kendi kendime bunun daha etkili bir yöntemi olmalı diye düşündüm.I said to myself, there must be a better way.
Kendi kendime dedim ki:I said to myself, I saw so much tragedy, so much hate, and it's not about saving Jews.
Kafamı sallardım, ve kendime en can alıcı soruyu sorardım:I'd shake my head, and I'd ask myself the eternal question:
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod