kendim ile cümle

kendim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukken kendimi kağıt keserken hatırlamıyorum.And I don't remember papercutting as a child.
Aşağı veya yukarı istediğimiz yöne gidebiliriz fakat kendimizi kısıtlıyoruz. .We can go up and down in any direction, but we're constraining ourselves.
Ancak bu malzemeler hazır bulunmadığından, onları kendim yapmak zorunda kalıyorum.But they don't exist. So I'm having to make them.
Şimdi kendim için bir bilanço hazırlamaya çalışayım, kişisel bilançomu yazalım.So if I just had a personal balance sheet, I could write my assets.
Bunu kalbimde, içimde hayal etmek için kendimi 100 mil öteye götürdümIt took me 100 miles to figure out that, in my heart, in me,
Kendimi terk etmek onu yeterince ekledi.I loved her enough to abandon myself.
Bangalore'ın dışındaki bir düşkünler evinde ders verdiğim için kendimi şanslı hissediyordum.I was so privileged to be able to teach in a hospice on the outskirts of Bangalore.
Ve sevgili bir kulsak, kendimizi ızdırabı dönüştürecek etkinliklerle meşgul ederiz.And if we're so blessed, we engage in activities that transform suffering.
Dolayısıyla ben kendi kendime sordum, bu balığın hikayesi nedir?So I was just intrigued with what -- you know, what is this animal's story?
Kendime, şimdi bu balık gerçek bir Amerikalı dedim.I said, now, that's a true American.
Kendimi savunmak için önemler almaz mıyım?That I wouldn't take measures to defend myself?
Kendimizi sağlıklı hissedebilmemiz için... ...okyanusun sağlıklı olması gereklidir.And it's only through having the ocean being healthy that we can remain healthy ourselves.
"O kadar aslında," dedi George, "Ben kendim gibi yazılmış olabilir.""It is so indeed," said George,--"as well as I could have written it myself."
Biz kendimizi savunmak için silah var ve biz bunu yapmak anlamına gelir.We have arms to defend ourselves, and we mean to do it.
Kendimi oldukça güçlü hissettim.So Sal is also pulling on the Earth.
Daha sonra koro yönetmeye başladım, ve sonra kendimi Juilliard'da yüksek lisans yaparken buldum.And then I started conducting, and I ended up doing my master's degree at the Juilliard School.
Demeliyim ki, ondan önce, kendimin şarkıyı yöneten halini bir şef parçası olarak koydum.Now I should say, before that, what I did is I posted a conductor track of myself conducting.
Ama, kendimi de biliyorum, ben de bu sanal koro ruhunu hepsiyle beraber hissediyorum.But, I know myself too, I feel this virtual esprit de corps, if you will, with all of them.
Kendime ait teorilerim var, fakat bunların önemi yok.I have possible theories, but they don't matter, all that matters is that you ask yourself.
Kendimiz dahil, herkesin ihtiyaçlarına karşılık veremiyoruz.If we don't take care of everybody, including ourselves.
Ama sonra da, kendime tutarsız mesajlar verdiğimi fark ettim.But then I thought, oh, I'm sending myself mixed messages.
Ben hiçim, kendime hakim olamıyorum." diyeceksiniz.I am nothing, I have no self-discipline."
Kendimi haksızlığa uğramış hissediyorum, bu işi burada bırakamam.I cannot leave because I am disturbed.
Artık geri dönmek için yeterince kendime güvenim var.I will return.
Bu örnek bizlere -- kendimiz için neyin önemli olduğunu hatırlattı?And what does this example -- what's important to keep in mind for ourselves?
Ve kondomları da kendimiz tasarladık.And we also designed the condoms themselves.
Yani tam anlamı ile kendimi galeriye fırlatabilirim.I could, quite literally, fire myself into the gallery.
Başka bir düşünme şekli ise nasıl kendimizi bu havalandırmaya alıştırdığımızdır.Another way to think about it is how we ventilate ourselves.
Öbür tarafta, azıcık hile de yapabiliriz, ve yine de kendimiz hakkında iyi hissedebiliriz.On the other hand, we can cheat a little bit, and still feel good about ourselves.
Kendime ait gerçek bir Bazooka sakızı almaya karar verdim.I decide that I'm going to get my very own piece of Bazooka bubble gum.
Kendimizden şüphe ediyoruz.We kind of doubt ourselves.
İşte ben de kendim bir tane yazdım.So, that's what I did.
Bunun üzerine kendime "mutlu feminist" demeye karar verdim.So I decided to call myself "a happy feminist."
Yine de bazen, cinsiyet beklentilerinin karşısında kendimi çok kırılgan hissediyorum.But I sometimes still feel very vulnerable in the face of gender expectations.
Bu yüzden sorumluğum sadece kendime ve oradaki insanlara.So I have no responsibility to anyone but myself and the subjects.
Kendimi daha fazla tutamadım. Kültürümüzün şerefine kadeh kaldıralım.I insist on proposing the toast tonight to our community of culture.
Bu insanlar arasında kendimi harf gibi görüyorum.I feel like an impostor amongst all these people.
Kendimi hiç bu kadar kötü hissetmemiştim.I didn't know he was doing so badly.
Bunu kendime yapamam.I can't do that to myself either.
Şimdi de kendimize birkaç veri noktası belirleyelim.So let's just take some data points here.
"Kendimi güzel hissediyorum.""I feel pretty."
"Kendimi cılız hissediyorum, ama değilim.""I feel skinny, but I'm not."
"Kendimi arsız hissediyorum.""I feel sassy."
"Bu yeni perukla kendimi çok seksi hissediyorum.""I feel so sexy in this new wig."
En son burada bir kafede buldum kendimi.I just happened to end up in a cafe in this town.
Sonra da, kendime, hayal edemeyeceğim kadar büyük bir yer ayırdım.And I curved out a space for myself that was way bigger than I ever dreamed.
Kendimi tanıdım.One, two, ten. Okay? Where are my running backs?
Yani, bunu kendimiz yaratmak zorundaydık.So we had to create it.
Bunun üzerine kendi kendime tamir etmeye karar verdim.Dakle, odlu�io sam malo servisirati na svoju ruku.
İnşaatlar için programlanabilir malzemeler geliştirmeyi denemeye kendimizi adadık.And we're dedicated to trying to develop programmable materials for the built environment.
Çoğumuz kendimizi bu yeteneklerde ortalamanın üstünde görüyoruz.So most of us put ourselves above average on most of these abilities.
Sahici bir oyun pasajı gibi biletler yandan geliyor. "bu cocuk bir dahi"dedim kendi kendime.I got tokens, my business card, fun passes and prizes.
Ben kendimi bokla dolu akıntı olarak görüyorum.I consider myself the tide of shit.
Kendimiz için ne yaptık?What have we done for ourselves?
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım. Dördüncüsü:Number four:
Keşke kendimi gerçekten istediğim gibi ifade edecek cesareti kendimde bulabilseydim.I wish I'd had the courage to express my true self. And number five:
Keşke kendime daha mutlu olmak için fırsat tanısaydım."I wish I'd let myself be happier."
Ve o zaman kendi kendime düşünmeye başladım, burada ne oluyor?Now at the time, I'm thinking to myself, what is going on here?
Kendimi daha iyi anlıyorum."I understand myself better.
Ben, kendim bu hikayelerle demlendim.I, for one, was steeped in these.

İlgili Sayfalar