Ben sadece kendim adıma konuşabilirim.I can only speak for myself.
Yaptığım hakkında kendimden çok utanç duyuyorum.I'm very ashamed of myself about what I've done.
Ben bu kitabı karım için değil, kendim için satın aldım.I bought this book for myself, not for my wife.
Kalabalıkta kendime yol açtım.I made my way through the crowd.
Öğretmenim tarafından azarlanmak korkusuyla kendimi sakladım.I hid myself for fear of being scolded by my teacher.
Ben kendimi çimenlerin üzerine attım.I laid myself on the grass.
Gürültüden dolayı kendimi duyuramadım.I could not make myself heard on account of the noise.
Gürültülü sınıfta kendimi duyuramadım.I couldn't make myself heard in the noisy class.
Ben de kendimi bacağımdan kötü şekilde yaraladım.I badly injured myself in the leg, too.
Kendimi yıkadım.I washed myself.
Onunla dans etmeyi kendime yediremedim.I could not bring myself to dance with him.
Kendimi onun plaklarını dinlerken buldum.I found myself listening to his records.
Ona gülmekten kendimi alamıyordum.I could not help laughing at him.
Kendimi ona doğru çekilmiş hissettim.I felt drawn toward her.
Kendimi kaybetmeden babamla konuşamam.I can't talk with my father without losing my temper.
Ben banyoda kendimi ısıttım.I warmed myself in the bath.
Kendimi uyanık tutmak için bir bardak çay içtim.I had a cup of tea to keep myself awake.
Sakin olmaya çalıştım ama sonunda kendimi kaybettim.I tried to be calm, but finally I lost my temper.
Ben kendim burada bir yabancıyım.I'm a stranger here myself.
Ben kendim buraya yabancıyım. Korkarım size yardım edemem.I'm a stranger here myself. I'm afraid I can't help you.
Ben kendim gitmek yerine oğlumu göndereceğim.I'll get my son to go instead of going myself.
Onu ben kendim gördüm.I myself saw it.
Keşke kendime ait bir odam olsa.I wish I had a room of my own.
Ben kendim asla bir UFO görmedim.I myself have never seen a UFO.
Ben kendim orada bulunmadım.I have never been there myself.
Tehlikeye karşı kendimizi koruduk.We protected ourselves against danger.
Onun şakasına gülmekten kendimizi alamadık.We couldn't help laughing at his joke.
Hatam için kendimden nefret ediyorum.I hate myself for my own error.
Size kendimi tanıtabilir miyim?May I introduce myself to you?
Kendimi tanıtabilir miyim?May I introduce myself?
Kendimize ait bir ev istiyoruz.We want a house of our own.
Kendimizi temiz tutmalıyız.We should keep ourselves clean.
Kendimi çok iyi tanıyorum.I know myself very well.
Onu kendim yapmadım.I didn't make it myself.
Kendime gelince, ben memnunum.As for myself, I am satisfied.
Kendime saygı duymuyorum.I have no self-esteem.
Benim hiç kendime saygım yok.I have no self-esteem.
Keşke kendime ait bir evim olsa.I wish I had a house of my own.
Kendimize bakmalıyız.We must take care of ourselves.
Kendimi masadan muaf tuttum.I excused myself from the table.
Aslında kendimizi yenilgiye hazırlamıştık.Actually, we had prepared ourselves for defeat.
İlk başta onunla konuşmak için kendimi biraz fazla utangaç hissettim.At first I felt a bit too shy to speak to her.
Ben yeni planın ayrıntıları ile kendimi tanıtmam gerekiyor.I must acquaint myself with the details of the new plan.
Kendimi bilgilendirmek için gazete okurum.I read the newspaper to keep myself informed.
Ayıldığımda kendimi yerde yatıyor buldum.When I came to, I found myself lying on the floor.
Gerçeği söylemek gerekirse, kendimi yalnız hissettim.To tell the truth, I felt lonely.
Ben kendime geldiğimde kendimi hastanede buldum.When I came to, I found myself in the hospital.
Öğretmenin şakasına gülmekten kendimi alamadım.We couldn't help laughing at the teacher's joke.
Kendimi gürültünün üstünde duyuramadım.I couldn't make myself heard above the noise.
Boş ver, onu kendim yapabilirim.Never mind, I can do it by myself.
Kendimi rezil etmektense ölmeyi tercih ettim.I would rather die than disgrace myself.
Çarpışma için kendimizi hazırladık.We prepared ourselves for the crash.
Hafif egzersizler kendimizi iyi hissetmemizi sağlar.Moderate exercises will make us feel good.
Cesaret eksikliğim yüzünden kendime çok kızdım.I was very angry with myself for my lack of courage.
Kendi kendime konuşuyorum.I talk to myself.
Sıcak bir banyo ile kendimi ferahlattım.I refreshed myself with a hot bath.
Kaynar suyla kendimi yaktım.I burned myself with boiling water.
O o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.He looked so funny that I couldn't help laughing.
Onun çamurla kaplı yüz aşağı yattığını gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.I couldn't help laughing when I saw him lying face down covered with mud.
Birçok hatalarına rağmen onu sevmekten kendimi alamıyorum.I cannot help liking him in spite of his many faults.