Bu sabah kendime bir süveter aldım.I bought myself a sweater this morning.
Üç yıl önce neredeyse kendimi öldürüyordum.I almost killed myself three years ago.
Kendimi tekrar belaya bulaştırdım.I've gotten myself into trouble again.
Ben kendime piyano çalmayı öğretiyorum.I'm teaching myself to play the piano.
Ben uyanık kalmak için kendimi zorlamaya çalıştım.I tried to force myself to stay awake.
Kendime bir bardak şarap daha doldurdum.I poured myself another glass of wine.
Kendime bir fincan kahve daha doldurdum.I poured myself another cup of coffee.
Kendime üçüncü bir fincan kahve doldurdum.I poured myself a third cup of coffee.
Sana kendimi açıklamak zorunda değilim.I don't have to explain myself to you.
Kendime sıcak bir eldiven çifti satın aldım.I bought myself a warm pair of gloves.
Noel için kendime bir banjo satın aldım.I bought myself a banjo for Christmas.
Yanlışlıkla kendimi bacağımdan vurdum.I accidentally shot myself in the leg.
Kendimi onu yaparken hayal edemiyordum.I couldn't imagine myself doing that.
Kendime yeni bir çift eldiven satın aldım.I bought myself a new pair of gloves.
Kendimi neredeyse yelken kanatla öldürüyordum.I nearly killed myself hang gliding.
Kendimi delta kanatla neredeyse öldürüyordum.I nearly killed myself hang gliding.
Basketbol oynarken kendimi incittim.I injured myself playing basketball.
Kendime yeni bir kız arkadaş buldum.I've found myself a new girlfriend.
Kendime yiyecek bir şey yapıyorum.I'm making myself something to eat.
Kendimi rahat ettirmeye çalıştım.I tried to make myself comfortable.
Kendimi rahatlatmaya çalıştım.I tried to make myself comfortable.
Kendime içecek bir şey döktüm.I poured myself something to drink.
Kendime içecek bir şey doldurdum.I poured myself something to drink.
Kendime iyi bir avukat tutmam lazım.I need to get myself a good lawyer.
Onu yapmaya çalışırken kendimi yaraladım.I injured myself trying to do that.
Dün işyerinde kendimi yaraladım.I injured myself at work yesterday.
Kendime bir yer bulup oturdum.I found myself a seat and sat down.
Her zaman kendimi iyi ifade etmiyorum.I don't always express myself well.
Kendimi nispeten şanslı görüyorum.I consider myself relatively lucky.
Kendimi görece şanslı kabul ediyorum.I consider myself relatively lucky.
Kendimi bir baba olarak hayal edemem.I can't picture myself as a father.
Kendimi bir dansçı olarak hayal edemiyorum.I can't picture myself as a dancer.
Kendime yiyecek bir şey satın aldım.I bought myself a something to eat.
Kırık bir camla kendimi kestim.I cut myself on some broken glass.
Kırık bir bardakla kendimi kestim.I cut myself on some broken glass.
Kendime bir bardak su doldurdum.I poured myself a glass of water.
Kendimden başka suçlayacak kimsem yoktu.I had no one but myself to blame.
Kendimi korkunç bir çıkmazda buldum.I found myself in a terrible fix.
Bir şey yemek için kendimi zorladım.I forced myself to eat something.
Kendimi iyi bir koca olarak görüyorum.I consider myself a good husband.
Kendimi en kötüsü için hazırladım.I prepared myself for the worst.
Kendime bir bardak şarap doldurdum.I poured myself a glass of wine.
Kendime bir bardak süt doldurdum.I poured myself a glass of milk.
Kendimi banyoya kilitledim.I locked myself in the bathroom.
Kendimi herkese tanıttım.I introduced myself to everyone.
Onu yapmaya çalışırken kendimi incittim.I hurt myself trying to do that.
Kendime yiyecek bir şey buldum.I found myself something to eat.
Kendimi iyi bir baba olarak görüyorum.I consider myself a good father.
Kendime bir fincan kahve aldım.I bought myself a cup of coffee.
Kendime bir yardımcı tuttum.I've hired myself an assistant.
Kendime bir kız arkadaş buldum.I've found myself a girlfriend.
Kendime bunu nasıl yapacağımı öğrettim.I taught myself how to do this.
Kendime onu nasıl yapacağımı öğrettim.I taught myself how to do that.
Kendime biraz vakit kazanmam gerekiyor.I need to buy myself some time.
Kaya tırmanışında kendimi yaraladım.I injured myself rock climbing.
Ben kendimi zor durumda buldum.I found myself in a tight spot.
Kendimi oldukça şanslı görüyorum.I consider myself fairly lucky.
Kendimi bir battaniyeye sardım.I wrapped myself in a blanket.
Kendime bir avukat edinmem gerekiyor.I need to get myself a lawyer.
Kendime büyük bir kahvaltı hazırladım.I made myself a big breakfast.